Menü Muş Şark Haber
Tarih: 08.03.2013 11:13
´´ŞÊR ŞÊR E Çİ JİNE Çİ MÊRE”

´´ŞÊR ŞÊR E Çİ JİNE Çİ MÊRE”

Facebook Twitter Linked-in

Muş Ticaret ve Sanayi Odası (MUŞ TSO) TOBB İl Kadın Girişimciler Kurulu İcra Başkanı Ferda Gül Bağra, yaptığı basın açıklamasında Kürtçe bir atasözüyle kadının günümüzdeki önemine dikkat çekti. Bağra; “Kürtçe bir atasözünde söyle der “şêr şêr e çi jine çi mêre” ( yani aslan aslandır ister kadın ister erkek)” dedi
8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla basın açıklaması yapan Muş Ticaret ve Sanayi Odası (MUŞ TSO) TOBB İl Kadın Girişimciler Kurulu İcra Başkanı Ferda Gül Bağra, “Kadın kendi ayakları üzerinde durmaya, kocasına ya da babasına bağımlı kalmaktan kurtulmaya ve toplumsal mücadeleye erkekle yan yana birlikte katılmaya giriştikçe eski kriterler geçersiz olacaktır” dedi. Bağra açıklamasında, “Günümüzde toplumsal yapılanışları tanımlamada çeşitli terimler kullanılmaktadır. “Doğu toplumları, batı toplumları” gelişmiş ülkeler, gelişmekte olan ülkeler gibi üretim ilişkileri esas alındığında ise çağdaş toplumları kapitalist ve sosyalist olarak gruplamak mümkündür” dedi.
Kadının toplum içindeki yerinin bilincine varmadan üretici olmaktan çok tüketici olarak koşullandırıldığını kaydeden Bağra, “Her ne ad altında olsun, kadının toplumsal konumu farklı zaman dilimleri ve farklı mekanlar içinde farklı biçimlere bürünmektedir. Kapitalist sistem içinde kadının biyolojik yapısı “yazgı” kabul edilmektedir. Kadın toplum içindeki yerinin bilincine varmadan üretici olmaktan çok tüketiciliğe koşullandırılmaktadır. Bu değerler içinde kadın korumaya muhtaç, uysal ve tabii bir yapıya bürünür” diye konuştu.
Bağra daha sonra şunları söyledi: “Hiç bir toplum, kadını dışlayarak onun potansiyelleri kapasitelerini atıl bırakarak çağdaşlaşamaz. Uygarlaşma toplumda kadın ile erkek unsurunun birlikte kendi özelliklerini toplumsal dokuya katarak omuz omuza ilerlettikleri bir süreç olmalıdır. Kadın kendi ayakları üzerinde durmaya, kocasına ya da babasına bağımlı kalmaktan kurtulmaya ve toplumsal mücadeleye erkekle yan yana birlikte katılmaya giriştikçe eski kriterler geçersiz olacaktır. Yeni kadın “kendi insani yapısını” yadsımaz, hayattan kaçmaz ve realitenin ona ayırdığı “yeryüzü mutluluğuna” sırtını çevirmezse erkeğin gölgesi olan dişi değil de, bir kişilik bir insan kadın vardır. Bağımlılıktan kurtulmuş kendi özgür iradesiyle kararlar alabilen, aldığı kararların sorumluluklarını üstlenmeye istekli toplumunda üzeri düşen görevleri yapmaya hazır ama payına düşeni istemesini bilen, kişisel bağımsızlığı da hiçbir kişi ya da kurumun denetimiyle değil de özgürlüğünün sorumluluğunda üretici kadın profilini çizmek gerekir. Genelde Türkiye’de özelde de bölgemizde kadına şiddet ve kadın cinayetleri hızla artmaktadır. Bu önlemenin yolu kadının yönetime katılması, istihdamının sağlanmasıdır. Siyasi partilerde, sivil toplum örgütlerinde, mecliste ve hükümette mutlaka kadın kotasının bulunması gerekmektedir. Kürtçe bir atasözünde söyle der “şêr şêr e çi jine çi mêre” ( yani aslan aslandır ister kadın ister erkek). Bu vesile tüm kadınlarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutlarım”.



Orjinal Habere Git
— HABER SONU —