Yazılı basın açıklamasında bulunan Demir Çelik, şu ifadeleri kullandı; “Seçim bölgem olan Muş’ta 25 Mart 2012 tarihinde, dershaneye gitmek için karşıdan karşıya geçen Yusuf Uysal’a, zırhlı polis aracı çarpmış ve bunun sonunda Yusuf Uysal ağır yaralanmıştır. Muş Devlet Hastanesi’nde yapılan ameliyatın ardından çeşitli illerde bulunan hastanelerde de tedavi gören Yusuf Uysal aradan geçen 15 aya rağmen sağlığına kavuşamamıştır. Doktorlar, Yusuf’un ileri teknolojiye sahip bir çocuk hastanesinde uzun süreli tedavi edilmesi gerektiğini söylemektedir. Ancak ailenin bu tedaviyi karşılayacak olanak ve imkânı yoktur. Kaldı ki olayın hemen sonrasında Emniyet teşkilatı bütün bu tedavi sürecini karşılayacağını söylemişse de olay tarihinden bu yana (15 ay boyunca) herhangi bir yardım yapmamıştır. Bu söze rağmen, Yusuf Uysal’ın son 1 yıllık tedavi masrafları ailenin olanaksızlıkları, kendi kaderine mahkûm edilmiştir. Bu Bağlamda; 1- Şehir Merkezinde hız sınırına uymayıp kullandığı zırhlı araç ile Yusuf Uysal’a çarpan polis hakkında soruşturma açılmış mıdır? 2- 12 yaşında hayatı yatağa bağlı bir şekilde devam eden Yusuf Uysal’ın, tedavi masrafları ve tedavi ile ilgili yardımda bulunacağını söyleyen Emniyet Müdürlüğü’nün yardımda bulunmamasının nedeni nedir? 3- Bakanlığınızın yukarıda bahsi geçen olay hakkında bilgisi var mıdır? 4- Son yıllarda yaşanan yaşam hakkı başta olmak üzere, insan hakları ihlalleriyle ile ilgili olarak kaç polis hakkında soruşturma ve yargılama yapılmıştır? Yargılanıp ceza alan polis sayısı kaçtır? 5- Emniyet teşkilatı tarafından yatağa mahkûm bırakılan Yusuf Uysal’ın tedavi masrafları Devlet tarafından karşılanacak mıdır?
Seçim bölgem olan Muş’ta, 148 yıl önce yapılmış iki katlı konak tipli Tarihi Muş Evi’ne yıkım kararı verilmiş ve bölge TOKİ kapsamında gösterilmiştir. Ev sahibi, evi terk etmeyerek yıkıma direnmektedir. Bu tutum karşısında bazı kamu görevlileri tarafından ev sahibinin yolunu kestiği ve onu tehdit ettiği söylenmektedir. Bu Bağlamda; 1- Kamu görevlilerinin evini vermemekte direnen bir yurttaşı tehdit etmesi beyanına ilişkin başlatmış olduğunuz bir soruşturma var mıdır? Var ise şu an ne aşamadadır? 2- Muş’un bu tarihi, kültürel dokusunun korunması için Bakanlığınızın bir girişimi, planı var mıdır? 3- TOKİ’nin bu tarihi mekânlar üzerinde yaptığı projeler, konutlar hukuka uygun mudur? 4- Bakanlığınızca tarihsel ve kültürel soykırımı önlemek konusunda girişimleri mevcut mudur? Var ise ne girişimlerde bulunulmuştur? 5- Muş ilinin turizminin geliştirilmesi konusundaki projeleriniz nelerdir? Bu projeler tarihi muş evlerinin korunması dâhil midir?”