Bedrettin KELEŞTEMUR

Tarih: 31.08.2023 21:49

ÇİFTÇİYİ – ÜRETİCİYİ DİNLEYİNİZ!

Facebook Twitter Linked-in

ÇİFTÇİYİ – ÜRETİCİYİ DİNLEYİNİZ!

 

Bir ülkenin sağlıklı, esenlikli, moral değerleri yüksek olarak kalkınmasının sihirli anahtarında kim ne derse desin, “Toprak vardır!” 

Toprak, dosttur bize… Yardır, yarendir… Toprak, ‘mütevazıdir’

Tâ-Ha Suresi 55.nci ayette şöyle buyrulur;

“Sizi ondan (topraktan) yarattık; yine sizi oraya döndüreceğiz ve bir kez daha sizi ondan çıkaracağız.”

Nuh Suresi 17.nci ayette şöyle buyrulur;

“Allah sizi (babanız Âdem’i) yerden (bitki bitirir gibi) bitirdi (yarattı)

Ecdadın doğduğu yerlere o kadar bağımız güçlü ki, 

“vatan toprağında bizler cennet kokusunu alırız!”

Artık yüksek sesle haykırmak ihtiyacını duymaktayım;

“Bu milleti toprağından/ ona olan bağından koparmayınız!”

Toprakta bizim, ‘kılcal damarlarımız…’ var. 

Coğrafyayı vatan yapan şehadetimizdir… 

Malazgirt’i anlatırken niye bizlere yar olan/ sırdaş olan topraktan bahsetmeyiz!

Milli Mücadele Yıllarını anlatırken, ‘ecdadın toprakla bütünleştiğini…’ niye anlatmayız!

“Toprağın çoraklaşması…” kadar vahim bir şey var mı?

“Gönüllerin çoraklaşması…” kadar vahim bir şey var mı?

İnancımız bizlere, “sıla-i rahim yapın…’ diyor. 

Ecdat toprağını terk etmeyiniz/ sahipsiz bırakmayınız… İmar ve ihya ediniz…

“köylü milletin efendisidir…” sözündeki derinliği lütfen anlayalım.

Harput’ta metfun, asrın büyük velilerinden, İmam Efendi’nin bir sözü var;

“Arzda, insan gibidir!”

Bilim ne diyor; “insan vücudunun içerdiği maddeler ile toprağın içerdiği maddelerin tamamı aynı!” Peki, bu maddeler neler?

“Bu maddeler; alüminyum, demir, kalsiyum, oksijen, silikon, sodyum, potasyum, magnezyum, hidrojen, klor, iyot, manganez, kurşun, fosfor, bakır, karbon, çinko, kükürt ve azot…”

Âşık Veysel ne diyorlar;

“Dost dost diye nicesine sarıldım

Benim sâdık yârim kara topraktır

Beyhude dolandım boşa yoruldum

Benim sâdık yârim kara topraktır”

Anadolu insanının bir ayağı şehirde, bir ayağı da köyünde/ toprağındadır. 

Anadolu insanının, ‘güçlü, iradeli, vakarlı, mütevazı, sağduyuya sahip oluşunun…’ en önemli sebebi toprağı terk etmeyişidir…

Ne kadar zamana kadar, “1980’lere kadar…” bu irade devam etti!

 1980 sonrasında öyle bir göç başladı ki, ‘toprağın terkedilişi ve hele ata yadigârı evlerin kendi haline bırakılışı…’ içimizdeki fırtınaları koparacak bir değişimi getirdi!

Gün geldi, ‘köy okulları…’ kapanma durumunda kaldı!

Gün geldi, ‘sağlık evleri…’ kapandı!

Gün geldi, ‘köyde düzenli/ sürekli oturan aile…’ neredeyse kalmadı!

TUİK verilerine bakıyoruz.

2022 yılında Türkiye’de İl ve İlçe Merkezlerinde yaşayanların oranı, “yüzde 93,4…’ olurken, belde ve köylerde yaşayanların oranı ‘yüzde 6,6’lara düştü…”

Bu tabloya bakarak şunu ifade etmeye çalışıyorum; “85 milyon insanı nasıl doyuracağız?”

Sabah, Öğle, Akşam… Günün üç vaktinde sofraya otururuz değil mi? 

Feryadımız nedir? 

Sözün burasında, “Çiftçileri dinleyelim…” Üreten insanımızı dinleyelim! 

Bu ülkenin kaynaklarıyla, 150-200 milyon insan rahatlıkla doyar… 

Aç kalmaz efendim! 

Yeter ki, o kaynakları sağlıklı bir şekilde kullanalım!

Ahi Evran kültürüyle toprağımızın/ bağımızın/ bahçemizin başında olalım!

Tarımda büyük bir dönüşümünde sevdasında olalım!

“Kırsal Kalkınma…” Türkiye’nin sigortasıdır.

Bütün bunlar lafla değil, ‘eylem planında olacak şeyler…’

Kooperatifler, Köy Birlikleri,  Anadolu Tarım Meslek Liseleri…

Tarım Sektöründe alt-yapı çalışmalarına hız verilmelidir…

Üreticiden Tüketiciye uzanan yola/ veya yollara konulan engeller kalkmalıdır!

Türkiye o kadar zengin bir ülkedir ki, marifet o zenginliği yönetebilmekte…


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —