Bedrettin KELEŞTEMUR

Tarih: 21.05.2023 18:19

GELECEĞİ OKUMALIYIZ

Facebook Twitter Linked-in

GELECEĞİ OKUMALIYIZ

Gazi Atatürk’ün, “Bugün Sovyetler Birliği, dostumuzdur, komşumuzdur, müttefikimizdir!” diye başlayan tarihi bir sözü vardır. O sözün son kısmında, ‘geleceği okuyan bir lider görürsünüz’

Ne diyor, Gazi Atatürk, “Dil bir köprüdür… İnanç bir köprüdür… Tarih bir köprüdür… Köklerimize inmeli ve olayların böldüğü tarihimizin içinde bütünleşmeliyiz. Onların (Dış Türklerin) bize yaklaşmasını beklemeyiz. Bizim onlara yaklaşmamız gerekli…”

Bir öğretmen düşününüz… Sınıfa dersine girdiği zaman şöyle bir öğrencileri birer birer süzer. Nitelikli bir öğretmense, “o öğrencilerinden geleceğin ışığını alır!” Aldığı ışıkla birlikte söyleyeceği sözlerin olduğunu büyük bir dikkatle/ rikkatle/ hamiyetle düşünür. 

Mevlana ne diyorlar; “Dünle beraber gitti düne ait ne varsa, bugün yeni şeyler söylemek lazım!”

“Gözyaşının bile görevi varmış ardından gelecek gülümseme için temizlik yaparmış.”

Dün, yaşanmıştır. Yer ve zaman itibariyle, ‘ihtiyar bir mazidir’ 

O maziden/ yaşanmış hatıralardan hiçbir zaman bağımızı koparamayız. Köklerimiz orada! Gelecek, o kökler üzerinde taze sürgünlerini verecektir. 

Konfüçyüs, “Geleceği düşün, yoksa yakında pişman olursun!” 

Şeyh Edebali, “Geçmişini bilmeyen, geleceğini de bilemez.”

Birbirini bütünleyen hamiyetli vicdanların taşıyabileceği sözler yumağı… 

Bir evi/ haneyi üç kat olarak düşünebilirsiniz. Anne- Babalar, Dedeler-Nineler ve Evlatlar…

Bir asra sığdırabileceğiniz; “üç nesil ve üç dönem…” 

Aile hayatında da, cemiyet hayatında da, millet hayatında da; bütün gözler, ‘gelecek nesiller üzerinde…’ odaklanmaktadır.

Gazi ne diyorlar; “Gençliği yetiştiriniz. Onlara ilim ve irfanın (kültürün) müşterek fikirlerini veriniz. İstikbalin aydınlığına onlarla kavuşacaksınız. Hür fikirler tatbik (uygulama) mevkiine konduğu vakit Türk milleti yükselecektir.”

Gelecek dendiği zaman ilk akla şüphesiz ki, “eğitim…” gelecektir. Maalesef çok acıdır ki, ‘eğitim üzerinde çok oynadık…’ O kadar çok yanlışlar yapıldı ki, akıl almaz yanlışlıklar…

Bakınız, eğitim için; “Millî” diyoruz! Kültür için, “Millî” diyoruz!

Ülkenin iç ve dış güvenliği için de, “Millî” diyoruz.

Yeraltı ve Yerüstü Kaynakları için de, “Millî” diyoruz.

Sadece sözde, “Yerli ve Millî!” değil, özde de, “yerli ve millî” diyebileceğimiz politikalar.

Tarihte, 16 büyük olmak üzere, 100’e yakın irili, ufaklı devlet kurmuş büyük bir medeniyete sahibiz.

“Turan…” gibi, “Türk Cihan Hâkimiyeti Mefkûresi…” gibi, “Kızılelma…” gibi kavramlar bu millete ait olan, ‘ideal kavramlardır’

Bu memleketin evladı, ‘büyük idealleri düşünecektir’ 

O düşünceleri bizler, ‘okullarımızda…’ vereceğiz.

Bu memleket evladı, ‘kendi tarihini kültürüyle birlikte, edebi motifleriyle birlikte bilecektir…’

Ninnilerimiz, Masallarımız, Efsanelerimiz, Destanlarımız… Bilumum edebi eserlerimiz… 

Bizleri geçmişten günümüze o kadar güçlü bir şekilde ihata eder/ iç dünyalarımızı donatır ki, 

Geleceğe yüzünü çeviren bu milletin evladına, “kendin ol!” diye seslenir.

W. Churchill, “Ne kadar geriye bakarsanız, o kadar ileriyi görebilirsiniz!”

Sadece, ‘yakın tarihimizle…’ değil, bizlerle gönül bağı olan tarihimize yöneleceğiz!

O zaman şuna şahit olacağız, “bizler millet olarak tarihin en büyük medeniyetine sahip bir milletiz!” Öyle bir milletiz ki, günümüz batı âlemine; ‘devlet ve ulus kavramlarını’ öğretmişiz!

7.nci asırla, 15.nci, asır arasında, “ilimde ve fende batı dünyasının çok önündeyiz!” 

Fatih’in İstanbul’u (1453) fethettiği yıllarda, Avrupa; ‘Orta Çağ’ veya ‘karanlık çağını’ yaşamaktadır. Geleceğimiz için her zaman için umut var olacağız! 

“Ey yükselen nesil!” diyeceğiz. 

Rahmetli İş adamı Vehbi Koç, “Geçmiş günün olayları ile uğraşacağına geleceği düşün!”

Jackson Brown, “Geçmişten çok geleceği düşünmeliyiz; çünkü bundan sonra orada yaşayacağız!”

Bir diğer yazımızda da ifade ettim; Allah Resul’ü (sav.), “Ümmetim!” diyerek, geleceği işaret edecektir. Bilgelerin her sözü biraz nasihat ve biraz da uyarı niteliğinde, “geleceğe ışık tutarlar!”

Konfüçyüs, “insanlar ve toplumlar gelecekleri ile ilgilenmezlerse, üzüntü ve kayıpları büyük olur” 

Geleceğe, sadece sözümüz değil, ‘sağlıklı ve esenlikli bir mirasımızda olmalı’


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —