Bedrettin KELEŞTEMUR

Tarih: 10.01.2023 16:18

MUŞ TARİHİ ÜZERİNE

Facebook Twitter Linked-in

MUŞ TARİHİ ÜZERİNE

Bir araştırmacı eğitimci-yazar, gazeteci olarak içerisinde bulunduğunuz/ yaşadığınız şehrin tarihini, kültürün, sanatını, edebiyatını, musikisini, folklor ürünlerini düşünürsünüz. 

Bir habere, bir bilgiye sağlıklı bir şekilde ulaşabilmek için de, soruların cevaplarını bulmasını isteriz.

“Ne oldu, Nasıl oldu, Neden oldu, Nerede, Ne zaman, Kim…” 

Geçtiğimiz günlerde Muş Alparslan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fethi Ahmet Polat Beyefendi bizlere, “Muş Tarihi…” eserini hediye ettiler. Bizler için en kıymetli bir hediye.

Murat Alanoğlu, Mustafa Alican, Mehmet Özalper gibi üç bilim adamının/ akademisyenin, ‘editörlüğünü’ yaptıkları, “Muş Tarihi” isimli eser,  Muş İlimizle ilgili 22 Ana başlıktan oluşan ilmi çalışmanın, ‘parça bütünde güzel’ esprisiyle bir araya getirilerek oluşturulan, “Şehri Tarihçiliği Üzerine Bir Külliye…”

Şeref Han Bitlisi ’nin “Cennet Parçası Muş ve Ovası” hemen eserin girişinde yer alıyor.

“Çevresinde koruluk cennete dönmüş/ Eteklerinde Kevserler saklanmış//

Kokusu sükûnet sebebidir/ Yıkanmış toprağı kirden//

Reyhanlar yeşerir aylar aylar/ Her zaman rahatlık ve nimet dolar//

Ülke kuşlarının barınağıdır/ Kuş sütü ararsan oradadır//

Toprakları altın suyuyla yıkanmış gibi/ Köylerine safran ekili sanki”

Eserde yer alam makale başlıkları şöyle

“Bir giriş; Taşra Olarak Muş’un Tarihi (Prof. Dr. Mustafa Alican)

“Muş Adına Dair Bir Soruşturma (Prof. Dr. Mithat Eser)

“Muş Tarihini Şekillendiren Coğrafya ( Dr. Öğr. Üyesi İskender Dölek)

“Muş’un Tarihi Coğrafyası (Dr. Öğr. Üyesi Songül Dumlupınar Alican)

“Tarihöncesi Dönemde Muş ve Obsidyen Ticareti (Dr. Öğr. Üyesi Hülya Kaya Hasdemir)

“Urartulardan Roma’ya Muş Coğrafyasının Tarihsel ve Politik Durumu (Doç. Dr. Sırrı Tiryaki)

İslâm Fetihlerinde Muş (7 ve 11. Yüzyıllar Doç.Dr. Ahmet N. Özdal)

“Selçuklular Zamanında Muş (Dr. Öğr. Üyesi Esra Çıplak)

“Karakoyunlulardan Safevilere Muş (Doç.Dr. Hasan Taşkıran)

“Osmanlı Döneminde Muş (1515- 1700)  (Dr. Öğr. Üyesi Murat Alanoğlu)

“Muş Tarihinde Alaaddin Paşazadeler Dönemi (Doç. Dr. Fatih Gencer)

“19. Yüzyılın İlk Yarısında Muş Sancağı’nın İdari, İktisadi ve Demografik Yapısı (Dr. Öğr. Üyesi Gülseren Duman Koç)

“Tanzimat’tan 1. Meşrutiyet’e Muş (İdari, Demografik ve İktisadi Yapı) (Dr. Öğr. Üyesi Serhat Aras Tuna)

“11. Abdülhamit Döneminde Muş’ta Devlet ve Toplum (Doç. Dr. Hidayet Kara)  

“İsmail Hakkı Bey’in Gözüyle 11. Meşrutiyet Döneminde Muş ve Havalisi (Dr. Öğr. Üyesi Bahattin Çatma)

“19. Yüzyılın Temel Gelişmeleri Çerçevesinde Muş’ta Aşiretler (Dr. Öğr. Üyesi Erdal Çiftçi)

“Tek Parti Döneminde Muş Vilayeti (1923-1950) (Doç. Dr. İrşat Sami Yuca)

“Çok Partili Hayat Sürecinde Muş’ta Siyasi Hayatın İzleri(1946-1960) Öğr. Gör. Nevzat Erdoğan)

“İki Darbe Arasında Muş (1960-1980) Doç. Dr. Mehmet Özalper)

“Muş’ta Seçim ve Seçmen Eğilimleri (1960-1980 Genel Seçim Sonuçlarına Göre) Zeynep Alanoğlu (Doktora Öğrencisi)

“2000 Sonrası Muş’ta Sosyo- Ekonomik Göstergeler ve Kentleşme Süreci (Doç.Dr. Ahmet Gökçen- Doç. Dr. Ejder Ulutaş)

“Muş Alparslan Üniversitesi’nin Kuruluşu ve Gelişimi (Prof. Dr. Fethi Ahmet Polat MAUN Rektörü)

22 Bilimsel Makale… Her makale dikkatle okunmalı… İnsanlık tarihi, ‘medeniyetler tarihidir’ 

Anadolu, ‘üç kıtayı birbirine yaklaştıran…’ coğrafi konuma sahiptir. İnsanlık tarihinde, ‘ilk şehir devletlerinin üzerinde kurulduğu…’ tarihin kadim coğrafyası! Belki de en önemlisi, ‘üç tevhit dininin de üzerinde yeşerdiği/ hayat bulduğu bir coğrafya…’ 

2001 yılında okuyucu ile, “Muş Tarihi…” isimli eser; ‘Şehir Tarihçiliğinde de önemli bir kaynak eser olacağı…’ kanaatindeyim. 

Muş İlimizin yakından bildiğimiz fotoğraf Sanatçısı Âdem Sönmez’in fotoğrafları eserin sonuna itinayla yerleştirilmiş bulunuyor. Bir bakıma, o fotoğraflarda; Muş İlimizin tarihi derinliklerine yolculuk yapabiliyorsunuz…

Kadim bir Şehirden söz edebilmeniz için, “Kale ve Surları…” söz konusu olmalıdır. Onu, ‘tarihi mabetler…’ takip eder. Dahası, ‘tarihi mekânlar…’ Her mekânın;  dilinin, hafızasının, hatıralarının olduğunu da unutmayalım. “Hanlar, Hamamlar, Çarşılar, Köprüler, Mescitler, Konaklar…” Sayın Sönmez’in büyük bir emek vererek kendi şahsi albümünden bu esere kazandırdığı resimler bizleri tarihi okumamıza da vesile olmuşlardır.

Her bilimsel makalenin, ‘giriş ve sonuç bölümleri…’ düşünmemiz, konu hakkında fikir yürütmemiz, eleştirel bir görüş getirmemiz için de önemlidir. 

“Fırat’ın Hikâyesi” isimli şiirimizde şöyle sesleniriz;

“Bir kanadına, huyu güzel Murat/ Aladağlardan süzülür, gelirsin. 

Öte kanadın, yüreğim Karasu/ Derin vadilerdedir, öykülerin…

Orada, ecdadın geçtiği yollar,/ Coğrafyama kan damarı gibidir. 

Anadolu’nun içlerine doğru, / Uzanır gider, akıncılarımdır…

Nal sesleri su sesinde dinlenir! /Fethi, sende duyar sende yaşarım!

Hala yol gösterir, akan nehirler / Can içre, gönül içre giden yolcuya! 

Senin de kolların var, asil nehir! / Murat, Karasu, Peri, Çaltı, Munzur!

Kollarınla, kucaklar coğrafyayı! / Işık sende raks eder! 

Rüzgâr, seninle fısıldaşır! / Dağ seninle dizginleşir!

Güneş, cemalin seninle seyreder! /Yakamozlar oynaşır. 

Bir içli, asil toprağın adısın /   Taş duvarları örülür, önüne! 

Sular, yedi renk olur, nağmesinde…/ Fırat, kâh nehir olur, kâh deryadır!”

Muş İlimizi şöyle bir tasavvur ediniz… Hemen kuzeyinde yükselen heybetli dağlar! O dağlara omuzunu yaslayan bir şehir… Dağlar bizim kültürümüzde; ‘yeryüzünün birer kazıklarıdır’ Dağlarda metanet bulursunuz, güven bulursunuz… Dağın eteklerinden güneye doğru sizlere, ‘bir kutlu ova/ bereketli ova/ altın ova…’ merhaba diyecektir. Ovanın ortasından kıvrılarak bir sülün gibi akan, Murat Nehri… Ve ona bir bakıma arkadaşlık eden, Karasu… 

Fırat’ta, bu milletin tarihi okunur!/  Efsane, mani, hoyrat, ezgilerim…

 Birlikte dinlenir,  yanık türküler! /  Vahşi dalgalar, homurtularıyla 

 Kıyılarında bir masal anlatır…/  Ürpertiyle dinlenir, o masallar!

İçimdeki alevler aksediyor / Sanki o dalgalar, ışık saçıyor…

Derler, “Fırat’ın ipince yay gibi/  Damar damar bir gerilişi vardır. 

Efsane Malazgirt burada doğmuş, / Tarih burada sahibini bulmuş,

Bütün öfkeler burada sağılmış, / Fırat, ‘tarihe şahadet’ eden yol!

Eserin son bölümünde, MAUN Rektörü Prof. Dr. Fethi Ahmet Polat’ın, (457-491 sayfalar) takriben 34 sayfadan oluşan, “Muş Alparslan Üniversitesinin Kuruluşu ve Gelişim” kalemiyle anlatılıyor.

Aynen olduğu gibi sizlerle paylaşmak istiyorum; “Üniversitemizin kurulmasını arzu ettiği ve bu yönde çaba sarf ettiği müşterek alanlarımızdan biri de “Sağlık Kent” olarak adlandırdığımız külliyemizdir. İhalesi yapılan Eğitim Araştırma Hastahanesi yerleşkesinde tarafımıza tahsis edilen 150 dönüm civarındaki arazi üzerinde inşa etmeyi planladığımız yerleşkede Sağlık Hizmetleri MYO, Sağlık Bilimleri Fakültesi, Diş Hekimliği Fakültesi ve sağlık alanıyla ilgili araştırma laboratuvarları yer alacaktır!” 

Bir şehir için, ‘olmazsa olmaz ilkeleri arasında…’ Sağlık ve Eğitin ilk planda yer alır. 

Tarım ve Hayvancılık konularında da, ‘stratejik adımların atıldığını…’ görüyoruz. Muş Alparslan Üniversitesinin önümüzdeki yıllar içerisinde, şehrin mevcut potansiyeline önemli, ‘katma değerler’ gibi çok önemli kazanımlar sağlayacağını da eserde ortaya konulan görüş ve ifadelerden yola çıkarak belirtmek isterim.

“Muş Tarihi” her bakımdan el altında bulundurulması gereken kaynak eser. Bu eserde, ‘aradığınız sorulara cevaplar bulabiliyorsunuz.’  Emeği geçenleri yürekten kutlar. Muş İlimiz için de hayırlı olsun diyoruz.

Muş İlimize Armağan ettiğimiz bir şiirimizi sizlerle paylaşmak istiyorum; 

“Dağlar haki rengine bürünürken

Mavi bir tebessüm dolsun içime

Ova, uçsuz bucaksız görünürken

Coğrafyamda huzur dolsun içime

 

Murat suyu ipince süzülürken

Nazlı bir gelin gibidir Karasu

Serince sularında yüzülürken

Malazgirt’in ruhu doğsun içime

 

Derin vadilerinde gezilirken

Yaylaları koyun kuzu meleşir

Kilim, heybe deseni çizilirken

At kişnemeleri düşsün izime

 

Kaval sesiyle rüzgâr hislenirken

Ilgıt ılgıt esen vadilerdeyim

Usul usul sürüler gezinirken

Hürriyet kokusu dolsun içime

 

Bedri bu diyarlardan bakınırken

Gönlüm kilim deseninde kaldı

Olanca kör gözlere yakınırken

Vatanım sevda olsun içime”


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —