Eğitim Bir Sen Muş Şubesi yine geleneği bozmadı. Ramazan ayı münasebetiyle her yıl iftar sofrasında eğitimcileri bir araya getiren Eğitim Bir Sen Muş Şubesi, bu geleneğin devam edeceğini açıkladı. Atatürk Çocuk Parkı’nda düzenlenen iftar yemeğinin açılış konuşmasını yapan Eğitim Bir Sen Muş Şube Başkanı Bayram Güler, tüm katılımcılara teşekkür etti. Programın açılış konuşmasını yapan Güler, şunları söyledi: “Kurucu Genel Başkanımız Rahmetli Mehmet Akif İnan’ın, “Ölüm bir tohumsa kefen zarında/Gün olur fışkırır bir orman olur” mısralarında altı çizilen kararlılık ve azmin gereği etkili ve yetkili sendika olma yolunda verilen mücadele, Türkiye’nin ve Muşumuzun en büyük sendikası olmanın yanında, bir tohumda bir ormanı gören düşün de gerçekleşmesi anlamı taşımaktadır. Eğitim çalışanlarının ekonomik ve sosyal haklarının geliştirilmesi için emek ve özgürlük mücadelesi veren, hiçbir siyasal yaklaşım ve ideolojinin kanatları altına girmeyip, kendi dinamizmini oluşturan, medeniyet ve değer odaklı yeni sendikal anlayışla sorunun parçası değil, çözümün paydaşı olmayı seçen Eğitim-Bir-Sen, temel hak ve özgürlükler noktasında elde ettiği kazanımlara paralel, insanca bir yaşam için gerekli olan mali iyileştirmelerin de yapılması noktasında kararlı mücadelesine hız kesmeden aynı kararlılıkla devam edecektir. Örgütlenerek güçlenen, güçlendikçe yol olan, yol alan ve yol açan mücadelesinde Türkiye’nin en büyük sendikası olan Eğitim-Bir-Sen’in bu başarısının üyemize, ülkemize, eğitim çalışanlarına ve tüm insanlık ailesine hayırlı olmasını diliyoruz. Türkiye’nin en büyük örgütlü gücünü oluşturan üyelerimize, en zor zamanda adanmışlık örneği sergileyerek destanlaşan teşkilatımıza sonsuz teşekkür ediyoruz. Ülkemizde yıllardır sürdürülmeye çalışılan kardeş kavgasının ve terör belasının bitirilmeye çalışıldığı bir dönemde, bu adımları canı gönülden destekliyoruz kararlı adımların atılmasından rahatsızlık duyanların, kan duracak diye kanı donanların boş durmaması milletin gözünden kaçmamaktadır. Bizler bu kanın bir an önce bitmesini gerçek kardeşliğin bina edilmesini bir an önce istiyoruz. Eğitim-Bir-Sen olarak, milletin daha fazla gerilmesinin, ülkenin huzurunun bozulmasının, Türkiye üzerine oyun oynayanların haricinde kimseye bir fayda getirmeyeceğinin bilinmesini istiyor;, geçmişten ders almalarını, darbe ve kargaşa ortamlarından en fazla emekçi kesimin zarar gördüğünü hatırlatıyor, emperyalist güçlerin ve içerideki kirli odakların değil, milletin yanında yer almaları çağrısında bulunuyoruz. Hz. Mevlana’ya sorarlar: ‘Sen Şems’ten önce de namazını kılar, ibadetini yapar mıydın? Yapardım. Ondan önce de etrafındakilere iyilik etmeye çalışmaz mıydın? Çalışırdım. Peki, öyleyse değişen ne?’ Hz. Mevlana bu soruya şu sarsıcı ve düşündürücü cevabı verir: ‘Şems gelmeden önce üşüdüğüm zaman ısınırdım. Şems geldikten sonra, dünyada bir Müslüman dahi üşüyorsa, ısınmaya hakkım olmadığını öğrendim.’ Evet, Sorumluluk hissi taşımak erdemli olmaktır. Ateş düştüğü yeri yakar, evet, elbette ateş düştüğü yeri yakacak. Fakat ‘Ateş düştüğü yeri yakar’ demek, bizim için çok bencilce söylenecek bir sözdür. Biz öyle diyerek kendimizi temize çıkaramayız. Biz öyle olmalıyız ki, ateş nereye düşerse düşsün, beni de yakar, bizi de yakar, yakıyor diyebilmeliyiz. Bizler böyle düşünüyoruz.”
2 bin üyeyle Muşta 251 bin 111 üye sayısıyla Türkiye’nin en büyük sivil toplum örgütü olmanın kıvancını yaşıyoruz, “Büyük olmak, büyük kalmak elbette daha çok sorumluluk, daha çok gayret, daha çok emek demektir. Sizler ve biz bunun bilincinde olarak çalışmalarımıza devam edeceğiz.” “Ülkemizin karşı karşıya bulunduğu terör belasından kurtulması, kardeşliğin tesisi, birlik ve beraberliğimizin inşası için sorumluluk almamızı varsın birileri anlamasınlar” “Kendimizi bu yangına serçe misali de olsa su taşımak zorunda hissediyoruz. Varsın başkaları karga gibi odun taşıdığı yetmiyormuş gibi, su taşıyanları hainlikle suçlamaya devam etsinler.” Türkiye’nin en büyük sivil toplum örgütü olarak, milletin önündeki en büyük problemle ilgili sorumluluk aldıkları gibi, milleti, oynanan oyunlara karşı uyarma görevlerini de yapıyoruz. Bir Ağustostan itibaren yetkili sendika olarak inşallah hükümete pazarlığa girerek ekmeğimize ekmek katmak istiyoruz. Bizler inancımıza değerlerimize de sahip çıkıyoruz. Bizler kamuda kılık kıyafet özgürlüğü için yaptığımız eylemle başörtüsü yasağını filen ortadan kaldırdık yasal boyutunu da hükümetin bir an önce gerçekleştirmesini istiyoruz.”