BAYRAMIN ARDINDAN AİLELER EVLATLARI İÇİN TEKRAR BİR ARAYA GELDİ
Muş’ta Halkların Demokratik Partisi (HDP) İl Başkanlığı önünde evlat nöbeti tutan aileler çocuklarına kavuşmak için Ramazan bayramının ardından tekrar bir araya gelerek eylemlerine devam ettiler.
Çocuklarının PKK terör örgütü tarafından dağa kaçırıldığını iddia eden ailelerin Muş’ta Halkların Demokratik Partisi (HDP) il başkanlığı önünde başlatmış oldukları evlat nöbeti 105. haftayı geride bıraktı.
105 hafta önce Muş’ta başlatılan evlat nöbetine katılan aileler çocuklarına kavuşmak için başlattıkları nöbetlerine devam ediyorlar. Evlatlarına kavuşmak isteyen aileler çocuklarına kavuşmak umudu ile her hafta Çarşamba günü kendileri için kurulan çadırda bir araya gelerek nöbet tutuyorlar.
Bir araya gelen aileler çocuklarının fotoğraflarını biran olsun ellerinden düşürmezken, "Yavrumu verin bana", "Anneler direniyor", "Artık yeter, bırakın evlatlarımızı" ve "Artık yeter, yakamızdan düşün" yazılı dövizler açarak HDP ve PKK’ya tepki gösteriyorlar. Ailelere evlatlarına seslenerek geri dönmeleri çağrısında bulundular.
Evlat nöbetindeki annelerden Ayten Koçhan, bir bayramı daha evladından ayrı geçirdiğini söyleyerek; “Oğlum Ersin dön gel teslim ol. Yolunuz yol değil, onları sevindirmeyin. Gelin devletimize sığının, teslim olun. Ben HDP ve PKK’dan çocuğumu istiyorum. Onlar bizim ciğerimizi nasıl yaktılarsa, Allah onların da ciğerini yaksın. Benim evladım gelip teslim olsa da ben yine dağda tek çocuk kalana kadar eylemime devam edeceğim. Dağdaki bütün çocuklar bizim ciğerimizdir. Bizler bir şeylerin peşinde değiliz, bizler kendi ciğerlerimiz olan evlatlarımızın peşindeyiz. Bizler PKK’dan ve HDP’den korkmuyoruz, korkmayacağız. Bir bayramı daha kara bayram olarak geçirdik. Bir yanımız eksik bir şekilde geçirdik. 8’inci yılına girdi ki biz evlat hasreti ile yaşıyoruz. Ağlamadığımız sızlamadığımız gün yok. Onlarda (HDP’liler) seviniyorlar. Bizim yüreğimizdeki acı onların da yüreğine dolsun. Kim bizleri kınıyorsa aynısı onun da başına gelsin. Bizler evlatlarımızı istiyoruz, gelin oğlum onları sevindirmeyin. Allah onlara fırsat vermesin. Gelin devletimize sığının” dedi.
Bir diğer anne Gülbahar Teker ise; “2014 yılında kandırılarak dağa götürülen oğlum Muhammed Emin için HDP önünde eylemime devam ediyorum. İlk önce Diyarbakır’da başlatılan eyleme katıldım. Daha sonra burada devam ettim. Tek bir çocuk dağda kalsa bile ben yine burada eylemime devam edeceğim. Ben HDP ve PKK’dan korkmuyorum. Yeter artık bu anne ve babaların çektiği acılar. Gelsinler bizlere destek versinler. Diyarbakır'da Muş'ta ve Hakkari'de eylem yapıyorlar, çocuklarımızı bize teslim etsinler. Çocuğumun onlarda olmadığını söylediler ama elimde kanıt var. Seçim zamanıdır, çocuklarımızı getirsinler bizlere teslim etsinler. Yeter bu anne babalar ağladı. Gelsinler buraya seçim de burada oy da buradadır. Bizlerde Kürt’üz onlarda Kürt’tür. Niye gelip bizi sormuyorlar. Köylere bizim yanımıza gelmesinler. Buraya gelsinler. Tek bir çocuk kalsa bile ben burada olacağım. Lanet olsun HDP ve PKK’ya. Muhammed Emin oğlum gel teslim ol. Gel ceza yok. Bak 3-4 yıl oldu ki ben senin için eylemlere katılıyorum. Bize sahip çıkacak kimse yok. Gel bizlere sahip çık. Orda kalma orası senin yerin değil. Ben ve kardeşin Cuma hasta. Sen gelsen de gelmesen de ben devam edeceğim. Yemin ederim ki ceza falan yok. Yeter ki gel.”
Annelerden Naciye Sönmezyıldız, çocuklarını istediklerini belirterek; “Bizler yaklaşık 2 yıl önce başlattığımız evlat nöbeti eylemimizde kararlıyız. Ben oğlum Osman için buraya geliyorum. Oğlum daha 15 yaşındayken kandırıp kaçırdılar. Osman oğlum benim sesimi nerede duyuyorsan gel devletine teslim ol. Oralarda sizin işiniz yoktur. Oralar sizin memleketiniz değil, akrabalarınız orada değil. Bu HDP sizi kandırıyor. Gelin devlete teslim olun. Devletimiz her türlü desteği vererek sizlere sahip çıkacaktır. Hiçbir işkence yada zulüm yok. Yeter ki gelin teslim olun. Bu HDP ve PKK'dan size fayda yok. Geri gelin herkes size sahip çıkacak. HDP ve PKK bize yaramaz. Bize de size de işkence ediyorlar. Aç mısınız, susuz musunuz, üzerinizde elbise var mı, yemek var mı, yok mu bilmiyoruz. 7 yıldır oğlumdan haber alamadım. 7 sene değil, 70 senede burada bekleyeceğim oğlum gelene kadar. Ben bu davayı bırakmıyorum. Oğlumu istiyorum. Benim oğlum küçüktü 15 yaşındaydı, okul okuyordu kandırdılar. Bir çocuk dağda kalsa dahi biz buradayız. Bu davaya devam edeceğiz. Bizler sadece evlatlarımızı istiyoruz. Biz ciğerimizi istiyoruz. Biz başka hiçbir şey istemiyoruz” şeklinde konuştu.