TÜED BAŞKANI ARIK, “EMEKLİLERİN 2026 BEKLENTİLERİ KARŞILANMALI”
Tüm Emekliler Derneği Muş Şube Başkanı Murat Arık, 2026 yılına girilirken emeklilerin yaşadığı ekonomik ve sosyal sorunların görmezden gelinemeyeceğini belirterek, emeklilerin beklentilerinin karşılanmasının artık zorunluluk haline geldiğini söyledi.
Tüm Emekliler Derneği (TÜED) Muş Şube Başkanı Murat Arık, 2026 yılına girilirken emeklilerin çözüm bekleyen sorunlarına dikkat çekti.
Emeklilerin yaşadığı ekonomik sıkıntıların artık sosyal bir soruna dönüştüğünü vurgulayan Arık, mevcut tablo karşısında kapsamlı düzenlemelerin kaçınılmaz hale geldiğini ifade etti. Arık, günümüz dünyasında ülkelerin gelişmişlik düzeyinin emeklilerine sunduğu yaşam standartlarıyla ölçüldüğünü belirterek, Türkiye’de emeklilerin her geçen gün daha zor koşullar altında yaşam mücadelesi verdiğini dile getirdi. Arık, bu nedenle emeklilerin yeni yıldan beklentilerinin açık ve net şekilde ortaya konulması gerektiğini söyledi.
İntibak ve maaş sistemi yeniden ele alınmalı
Emekliler arasında maaş adaletsizliğinin en temel sorunlardan biri olduğuna dikkat çeken Arık, emekli olunan tarihe bakılmaksızın prim kazancı ve prim ödeme gün sayıları eşit olanlara eşit aylık bağlanması gerektiğini belirtti. Mevcut emekli aylığı hesaplama sisteminin her yıl maaşları düşürdüğünü ifade eden Arık, çalışılan tüm dönemleri kapsayan tek bir aylık hesaplama sisteminin hayata geçirilmesini istedi.
En düşük emekli aylığı asgari ücretin altında kalmamalı
TÜFE’ye endeksli yüzdeli artışların en düşük emekli aylığını asgari ücretin yarısına kadar düşürdüğünü belirten Arık, emeklilerin insan onuruna yakışır bir yaşam sürebilmesi için en düşük emekli aylığının asgari ücretten az olmaması gerektiğini vurguladı. Arık, geçmişte bu yönde yapılan yasal düzenlemelerin yeniden hayata geçirilmesi çağrısında bulundu.
Emekliye refahtan pay ve seyyanen zam talebi
Yüzdeli zam sisteminin özellikle düşük maaş alan emeklileri mağdur ettiğini kaydeden Arık, 5510 sayılı Kanun’un 55. maddesinde değişiklik yapılarak seyyanen zam uygulamasına geçilmesi gerektiğini söyledi. Emeklilere yalnızca enflasyon farkı değil, milli gelirden de pay verilmesinin sosyal adaletin bir gereği olduğunu ifade etti.
2023 yılında memurlara verilen 8 bin 77 TL’lik seyyanen zammın emekli memurlara yansıtılmadığını hatırlatan Arık, bu tutarın yıllar içinde 18 bin 541 TL’ye ulaştığını ve bu artışın tüm emeklilere yansıtılması gerektiğini dile getirdi.
Aylık bağlama oranı ve ek ödemeler yetersiz
Emekli aylıklarının belirlenmesinde aylık bağlama oranının düşüklüğünün ciddi kayıplara yol açtığını belirten Arık, 506 sayılı Kanun döneminde olduğu gibi gösterge sistemine geçilmesini ve alt sınır aylık bağlama oranının yüzde 70 olarak belirlenmesini istedi.
Ek ödeme oranlarının da günümüz koşullarında değerini yitirdiğini ifade eden Arık, yüzde 4–5 seviyesinde kalan bu oranların KDV ve ÖTV esas alınarak yüzde 10’a çıkarılması gerektiğini kaydetti.
Sağlık katkı payları emekliyi zorluyor
Çalışma hayatı boyunca yüksek oranda sağlık primi ödeyen emeklilerin, sağlık hizmeti alırken katkı payı ödemesinin kabul edilemez olduğunu belirten Arık, emeklilerin sağlıkta katkı paylarından muaf tutulması gerektiğini söyledi.
Bayram ikramiyeleri ve banka promosyonları artırılmalı
Emeklilere ödenen bayram ikramiyelerinin günün koşullarında yetersiz kaldığını belirten Arık, bu ödemelerin en düşük emekli aylığına endekslenmesi gerektiğini ifade etti. Banka promosyonlarının da kazanılmış bir hak olduğunu vurgulayan Arık, artışların adil bir sisteme bağlanmasını ve emeklilerin banka görüşmelerinde söz sahibi olmasını istedi.
Sendika hakkı ve EYT düzenlemesi
Emeklilerin sendika hakkının anayasal bir hak olduğunu hatırlatan Arık, örgütlenmenin önündeki engellerin kaldırılması ve toplu sözleşme hakkının tanınması gerektiğini dile getirdi.
EYT düzenlemesinde prim şartları nedeniyle oluşan eşitsizliklerin giderilmesi gerektiğini belirten Arık, stajyer ve çıraklara borçlanma hakkı tanınmasının da önemli bir beklenti olduğunu kaydetti.
3600 ek gösterge, SGDP ve borç yükü
3600 ek göstergenin tüm meslek gruplarını kapsaması gerektiğini ifade eden Arık, teknik hizmetler sınıfının kapsam dışında bırakılmasının adaletsizlik yarattığını söyledi. Çalışmak zorunda kalan emeklilerden kesilen SGDP’nin de emekli aylıklarını artıracak şekilde yeniden düzenlenmesi gerektiğini belirten Arık, ayrıca kredi ve kredi kartı borçları nedeniyle zor durumda kalan emekliler için kamu bankaları öncülüğünde düşük faizli yapılandırma çağrısında bulundu.
Aile yardımı, konut ve sosyal destek talepleri
Çalışırken verilen aile yardımının emeklilikte kesilmemesi gerektiğini ifade eden Arık, emeklilerin ailelerinden emekli olmadığını söyledi. Arık, evi olmayan emekliler için TOKİ projelerinde ayrılan kontenjanın artırılması ve geliri düşük olanlara kira desteği verilmesi gerektiğini belirtti.
Yakacak ve gıda yardımlarının da sosyal devlet anlayışıyla hayata geçirilmesini isteyen Arık, emeklilerin yetersiz beslenme ve ısınma sorunlarıyla karşı karşıya kaldığını dile getirdi.
Enflasyon, faturalar ve yerel yönetimler
TÜİK’in enflasyon sepetinin emeklilerin harcama kalemlerini yansıtmadığını belirten Arık, emeklilere özel bir enflasyon sepeti oluşturulması gerektiğini söyledi. Arık, ayrıca emeklilerin elektrik, su, doğalgaz ve telefon faturalarından KDV ve ÖTV alınmaması çağrısında bulundu.
Yerel yönetimlerde emekli meclisleri oluşturulmasının önemli bir eksiklik olduğunu belirten Arık, emeklilerin yerel kararlarda söz sahibi olması gerektiğini ifade etti.
Çeyiz, cenaze yardımları ve yaşlı bakım modeli
Çeyiz yardımları ve cenaze yardımlarında kurumlar arası eşitsizliklerin giderilmesini isteyen Arık, tüm emekliler için uygulama birliği sağlanması gerektiğini söyledi. Son olarak yaşlı bakım modelinin sosyal devlet anlayışıyla yürürlüğe konulması gerektiğini belirten Arık, yaşlılara yönelik pozitif ayrımcılığın yasal zemine kavuşturulması çağrısında bulundu.