Bedrettin KELEŞTEMUR


BİLGİ KİRLİLİĞİ

FİKİR BAHÇESİ


BİLGİ KİRLİLİĞİ

06 Şubat 2023 tarihinin insanımız üzerinde çok derin izleri olacak! 

Özellikle bugünlerde, ‘sabır, sağduyu, tahammül, dayanışma ve yardımlaşma,  tek yürek olma, pozitif düşünce…” çok önemlidir. 

Birbirimize güç vereceğiz, enerji vereceğiz, millî reflekslerimizi harekete geçireceğiz. 

Anadolu Coğrafyası her bakımdan zor/ oldukça da şartları çetin bir coğrafya!

O kadar çok komplo teoriler üretiliyor ki, bütün bunlar, ‘bilgi kirliliğinden başka bir şey değil…’

29 Mayıs 526 akşamı meydana gelen Antakya depreminde 250 bin kişi ölüyor. 

Tarihi Antakya Şehrinin depremlerle tarih boyunca defalarca yıkıldığını biliyoruz.

1090/ veya 1092 Antakya Depremi, 

1615 tarihinde Antakya ve çevresinde meydana gelen şiddetli depremler…

Tarihte, 1789 Palu Depremi… Bu depremde 70 bin kişinin hayatını kaybettiği belirtilir!

1509 ve 1766 İstanbul Depremleri, ‘küçük kıyamet’ adlandırılır.

Anadolu Coğrafyası, üç kıtanın birbirine en fazla yaklaştığı stratejik öneme haiz bir konuma sahip…

İnsanlık tarihinin çok önemli bir, ‘medeniyet coğrafyası…’

İlk insan, Hz. Âdem (as.) başlayan insanlık tarihinin kadim izleri üzerinde yaşadığımız Anadolu Coğrafyasının en büyük sıkıntısı şüphesiz, ‘yıkıcı depremlerdir’

Deprem bilimcileri haritalarda, güzelim vatanımızı, 5 deprem bölgesine ayırırlar. 1. Derece deprem bölgesi nüfusumuzun yüzde 42.sini oluşturuyor. Yüzölçümü olarak da; 328.995 km2…

Biz asıl dersi ne zaman almamız gerekiyordu?

“1939 Erzincan Depremi… 7.8 şiddetinde olan bu depremde 32 bin 968 insanımız hayatını kaybediyordu!”

Erzincan Depremine, “Ülke olarak Milat…” dedik mi?

1999 Gölcük/ veya Marmara Depremi… Resmi kayıtlara göre, 18 bin 373 insanımız ölüyor!

Marmara Depremine, “Ülke olarak Milat…” dedik mi?

Milat demiş olsaydık, 06 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen Kahramanmaraş (Pazarcık ve Elbistan) Depremlerinde, “40 bin insanımızı toprağa vermezdik!”

Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan’ın 20 Şubat 2023 tarihinde Hatay İlimizde yaptıkları açıklamalar önemli bir realiteyi de ortaya koymaktadır. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmalarında; “Tüm konut alanlarını yeni bir şehir planı çerçevesinde, zemin kalitesine, fay hattına olan mesafesine bakarak, kendi mimarisine, tabi tarihi ve kültürel dokusuna uygun şekilde tasarlıyoruz. Konutlarımızın hiçbiri zemin artı 3 veya 4 katı geçmeyecek.”

Nisa Suresi 79. Ayeti okumanızı istirham edeceğim; “Sana gelen iyilik Allah’tandır. Başına gelen kötülük ise nefsindendir. Seni insanlara elçi gönderdik, şahit olarak Allah yeter.”

Bizim dünyevileşen cüzi irademiz, bizleri nerelerden nerelere getirdi… İnancımız bizleri uyarıyor; “nefis her zaman için kötülüğü emreder!” 

1939 Erzincan Depremi… Kaç yıl geçti üzerinden; 3 veya 4 nesil değil mi? 

Ne 1939 yılı ve ne de 1999 yılı bizlere/ MİLAT olmadı! Eski huyumuza döndük…  O güzelim ovaları neredeyse ellerimizle katlettik! Dikine büyüme öyle başını alıp gitti ki, “her biri kibir ucubesi gökdelenler…” Vatan Coğrafyamın her köşesini sardı/ kuşattı!

06 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremiyle üzerimize sanki yıldırım düştü!

Maalesef en yakınlarımızı kaybettik… Günahtan/ veya vebalden kaçabilir miyiz?

Mümkün mü efendim? 40 bin can aramızdan ayrılsın, yüzbinlerce bina ağır hasar görsün! 

Bizler hala kendimizi, ‘temize çıkaralım’ Böyle bir şey olmaz/ olamaz efendim!

O da yetmiyormuş gibi, “komplo teoriler!” 

O da yetmiyormuş gibi, “işgal teorileri!”

Yapmayınız efendim, bu millet tekrar, ‘küllerinden ayağa kalkar!’ 

Bu millet, “İstiklal Mücadelesini hangi şartlarda verdi?”

1927 tarihinde nüfusumuz sadece 13 milyon! O da, ihtiyar ve yorgun bir nüfus…

Çanakkale, Tokat, Gaziantep, Kahramanmaraş, Şanlı Urfa, Yemen vesaire türkülerimiz…

Bu milletin acı çığlıkları, feryatlarıdır… Bir dinleyebilseler…

İnancımız, “aldatan bizden değildir!” buyuruyor!

İnancımız bizlere, “emrolunduğun gibi dosdoğru ol!” buyuruyor.

 

.