Bedrettin KELEŞTEMUR


BİRLİK VE BERABERLİK ŞUURU

FİKİR BAHÇESİ


BİRLİK VE BERABERLİK ŞUURU

Sözümüze Akif ile başlayalım;

“Girmeden tefrika bir millete, düşman giremez;

Toplu vurdukça yürekler, onu top sindiremez.”

Tefrika sözlükte; “ayrılık, bölünmek, parçalanmak!” demektir.

Bu millete musallat olmuş en büyük fitnenin adıdır, ‘tefrika…’

Bizim inancımızın temel düsturları nelerdir?

“Birlik ve beraberlik içerisinde olmak. 

Doğruluktan/ veya dürüstlükten ayrılmamak,

Sadece Allah rızasını düşünmektir!”

Birlik ve Beraberlikte; ‘rahmet vardır, bereket vardır, gönül vardır, ahde vefa vardır, sıla-i rahim vardır, güç ve kudret vardır; bilumum iyilikler ve güzellikler/ erdemlikler vardır.”

Birlik ve Beraberlikten ayrılmak, bir toplum/ veya millet için en büyük zaaftır…

O zaafın içerisinde; “gaflet vardır, şüphe ve tereddütler vardır, sürekli ihmaller vardır, nefis ve heva vardır,  aldatma/ veya bozgunculuk vardır; bu negatif fotoğraf bizlere azabı hatırlatır!”

Mehmet Emin Yurdakul bir şiirinde şöyle seslenecektir;

“Bırak beni haykırayım, susarsam sen mâtem et;

Unutma ki şairleri haykırmayan bir millet,

Sevenleri toprak olmuş öksüz çocuk gibidir.”

Birliğe Çağrı, ‘sağduyuya çağrıdır’

Bu toplumda elbette ki, ‘sağduyu sahibi aydınlar…’ olacaklar.

O duyguyu teneffüs ettirecek,  ‘şehrin kanaat önderleri…’ olacaktır/ mutlaka olmalıdır.

Takva sahibi insanlar, ‘rol-model…’ düşünülecektir.

Âl-i İmrân suresi 104.ncü ayette şöyle buyrulur;

“İçinizde insanları hayra çağıracak, iyiliği emredecek, kötülükten alıkoyacak bir topluluk bulunsun. İşte onlar, kurtuluşa erenlerdir.”

Bizler bu topluluklara günümüz ifadesiyle, ‘gönüllü kuruluşlar’ diyoruz. 

Veya günümüz diliyle, ‘irfan ocakları’ diyoruz.

En fazla ihtiyacımız nedir; “takva sahibi insanlar…” o insanların sayılarının giderek artmasıdır.

Bir insanın sürekli, ‘hallerini düzeltmesi…’ ne kadar önemlidir değil mi?

Dualarımız nedir, “Kalbî-i huzur, kalbi sükûn, kalbi hidayet, kalbi rahmet/ veya merhamet istemesi...” Bir şiirimizde neler söylüyoruz;

“Sabır ile Hak’tan selâmet iste

“Niyet hayır ola, akıbet hayır

Gül derelim birlikte deste, deste…

Bedri, güç nişanı âlamet iste”

Bir diğer şiirimizde de şöyle deriz;

“Helâl- Haram bilmeyen hak ne bilir?

Mazlumun bir ahı, arş-ı titretir

Nefis duvarının harcında kibir

Kibir, âlem-i yok sayar sırıtır”

Birlikte; “Barış, huzur, güven, istikrar…” olduğunu düşüneceğiz.

Bir ve beraber olunca; ‘nefis duvarları yıkılır’

Bir ve beraber olunca; “asrın fitnelerine, tuzaklarına, kin ve nefret hislerine karşı…” daha sağlıklı, daha ihlaslı bir duruşunuz olur, şüphesiz…

Bilge Kaan, “Ülkede birliği koruyabilirseniz, yaşayabilirsiniz!”

Bu milletin vefalı dostu, yaşadığı asrın önemli mütefekkirlerinden Muhammed İkbal şöyle der;

“Harekette birlik olmazsa, fikirdeki birlik faydasızdır!”

Bizim en büyük gayretimiz ve azmimiz, “milli birlik ve beraberlik şuurunu yaşatmaktır!”

Malazgirt’ten Çanakkale’ye,  Çanakkale’den Milli Mücadele yıllarına gelişimiz;

“9 asrın insanlık âlemine belki de en büyük dersidir!”

Günümüzde de, ‘tarihi şuura bilgiyle, hikmetle, marifetle, yüksek bir ahlak ve adaletle sahip olacağız.’ Her zaman için ifade edelim; ‘sözün ötesinde…’ olacağız. 

Birleştirici, kaynaştırıcı, uzlaştırıcı olacağız… Tarihi yapmak kadar, ‘tefekkür edeceğiz’