Bedrettin KELEŞTEMUR


ÇANAKKALE GEÇİLMEZ DEDİK

FİKİR BAHÇESİ


ÇANAKKALE GEÇİLMEZ DEDİK

Bir asır önce, 

'Çanakkale geçilmez' dedik 

Toprağa adağımız, 

Kanlarımızdı! 
Etten duvar olmuş bedenlerimiz, 

Dağlar gibi geçit vermez, 

Canlarımızdı! 

 

Değişti, hal tercümesi... 

Mefhumlar değişti 

Değişti soluklar, 

Gönül fermanları değişti! 

Değişti, hayata bakışlar 

Çehreler değişti 

Değişti, aşkın tarifi 

Vuslatın yolu değişti! 

 

Toprağı işleyip sürmeye 

Altını üstünü sormaya, 

Kendi tacını, ikbalini sevmeye 

Geldiler birer birer 

Artık vatanımda, 

Yabancı ser, 

Yabancı sermaye!  

 

'Yerli Malı' 

Bir hicapsız, 

Çapsız şarkı oldu 

Dudaklardan dökülür,

Acı bir zemheri! 

Türkülerle,


Yollara talihim dökülür 

Yollardan tarihim sökülür! 

Öfkesine tutsak etmişler 

Kini, söz ile tartan; 

Simaya!  

 

Beynimde kusmuk, 

Dilim dilim doğranır 

Dilim, avare iklimlere, 

Himaye! 

Sırrım gitti, 

Sükûtumun, Göz nuru gitti! 

Vicdanım şerha şerha 

Ağlamakta surlar! 

Yaralar bağlamakta, 

Onca güller, karanfiller... 

 

Alın götürün evhamlarıyla 

Gömün bir cami avlusuna 

Gölge olsun, asırlık bir çınar 

Kabuk bağlasın, dert üstüne! 

Karanlıklar hıçkırsın, 

Bir garip sessizliğinde... 

Bir grup öksüzlüğünde!  

 

 

ÇANAKKALE’Yİ ANLAMAK

Sen Anadolu’ya türbe 

Arzın üzerinde seccade 

Bir hurma çubuğu gibi 

Kıvrılmış, başında duruyor, hilal… 

 

Çanakkale,
Yedi iklim sende mahşer 

Hesap vermekte bütün şer 

Ne güzel imtihan yerisin 

Mağrur dünya hala seninle melal

 

Çanakkale,
İki yüz elli bin şehit 

Vatan oluşuna, şu boğaz harbi şahit 

Bir kırık fay arasında, 

Şu siperler kim bilir kaç yaşında? 

Bataryalar, torpillerle; 

Gözleri çimlendiriyor zülal