Bedrettin KELEŞTEMUR


ELÂZIĞ ÖĞRETMENEVİ

FİKİR BAHÇESİ


ELÂZIĞ ÖĞRETMENEVİ

Bedrettin KELEŞTİMUR

Elâzığ Öğretmen Evi’nin son elli yılını çok iyi bilmekteyim. 

Şehrin merkezinde bulunan öğretmenevi için şu bilgiler yer alıyor;

“1933 tarihinde Elâzığ Halk Evi Binası olarak yaptırılmıştır. İki katlı binanın duvarları kesme taşla örülü olup, üstü kiremit çatı ile örtülüdür!”

91 yılını dolduran bu tarihi hizmet binası, “1952 yılından 1972 yılına kadar Kız Öğretmen Okulu, 1972 yılından 1982 yılına kadar da Eğitim Enstitüsü ve Lise olarak kullanılmıştır. 1983 yılından günümüze kadar da Öğretmenevi olarak hizmet vermiştir.”

24 Ocak 2020 depremiyle birlikte, Elâzığ Şehrinin sembolü haline gelen bu tarihi binanın artık hizmetten uzak kaldığını görmekteyiz… 

1930 tarihinin 01 Mayıs Tarihinde yayın hayatına başlayan bir Turan Gazetesi’nin,  Elâzığ Basın Tarihinde yeri ne ise, Elâzığ Öğretmenevi Binasının da, “Eğitim Tarihimizde…” önemi bir o kadar önemlidir.

Elâzığ Öğretmenevi denildiğinde hafızalara; “Eski Halk Evi/ Gazi Caddesi/ Elâzığ Merkez/ 11 Pafta/ 43 Ada/ ve 2 Parselde yer alan, tarihi Öğretmenevi bütün hatıralarıyla birlikte gelecektir!”

Bizim asıl davamız nedir?

Bu şehrin tarihine, kültürüne, bilumum değerlerine ısrarla sahip çıkmaktır… 

Elâzığ Şehriyle, “sanat, edebiyat, kültür, musiki ve tarihi mekânlar…” birlikte düşünülür. 

O tarihi Öğretmen Evi’nde yıllarımız geçti… Kâh bahçesinde, kâh konferans/ veya toplantı salonunda nice hatıralarımız oldu. Bizlerle birlikte, “Öğretmen arkadaşlarımızda bu mekânları kendilerine dost ve sırdaş edinmişlerdi…” 

İnancımız ne diyor, “onların işleri kendi aralarında danışma iledir!” 

Şu şehirde, “9 binin üzerinde öğretmen hizmet veriyor…” Bu öğretmenlerimizin düşüncelerine veya genel kanaatlerine başvuruldu mu? 

Öğretmen Evi’nin hemen karşısında, “Elâzığ Şehrinin tarihi evlerini yansıtan 5 Kardeşler ne oldu?”

Rant hesabıyla yıkıldılar/ yok edildiler… 

Nail Bey Mahallesi’ni bütünüyle yok ettik! Geriye sadece,  “Kazım Baba Sokak” kaldı.

Bizler, ‘mekânlarında hatıralarıyla birlikte canlı birer varlık olduğunu düşünebilsek!’ 

Tarihi ve kültürü korumak için canla başla çalışırdık!

Elâzığ Şehrinde Gazi Caddesinde bulunan bir otel, “kiralanarak Öğretmenevi ’ne dönüştürülmüş!”

Öğretmenevi ‘ne dönüştürülen bu binada; “78 oda, 140 yatak, 150 kişilik restoran…” bulunuyor.

Dikkatimizi çeken nedir? 

Sosyal Medyada da sıklıkla yer alan, “Eski Öğretmenevi Binasıdır!” O binanın sıcaklığı, insanı kucaklayıcı oluşu, sohbet kültürüyle zevk ve estetiğini hafızalarda taşımış olmasıdır.

“Öğretmenevi Şiirimizde!” şöyle diyoruz;

“Can dostları artık göremez oldum!

Öğretmenevi arı kovanıydı,

Her sohbet tadında, birer anıydı!

Anıları artık soramaz oldum

Bu şehrin muallimine kıydılar(!)

Onların her biri yıldız, aydılar

Birer birer aramızdan kaydılar

Öğretmenevini göremez oldum

Gönül Bahçesini soramaz oldum

O öksüz mekânda duramaz oldum!”

Şahsen bir eğitimci- yazar olarak bizleri derinden etkiledi.

Her geçen gün, ‘geçmişe olan özlemimiz…’ daha da arttı!

“Muallim Odur!” şiirimizde şöyle sesleniriz

“Muallim odur; âlim, arif, zarif

İyiliklerle örülü bir tarif!

İlim, marifet limanına çağrı

Saklar içinde gizemi, maarif

Ey Muallim, gelecek eseriniz

Olurum şu cihanda neferiniz

Bitmesin canlar için seferiniz

Sevgi yolunun harcında, maarif!”

 

Bir daha/ veya binlerce defa dünyaya gelsem, “Öğretmen olmak isterim!”

İnsana, insanlığa, hayatın en soylu nazarlarına dokunmak isterim!

Değerlerimizi korumak için de, ‘sessiz bir çığlığın heybet dolu/ sarsıcı veya kuşatıcı vakarını…’ kuşanmak isterim. Bizdeki asıl hüzün nedir, ‘nesilden nesile ecdat hatıralarını taşıyan tarihi mekânlara…’ karşı gözlerimizin körlüğüdür. 

Elâzığ Öğretmenevi Binası/ veya tarihi mekânı, ‘eğitim tarihimizin efsanevi mekânı olması’ cihetiyle de büyük önem taşımaktadır.  40 yıl boyunca, dostlarla yaptığımız, ‘çay veya kahve sohbetleri’ hala damaklarımızda/ veya zihinlerimizde binlerce kıssayı hatırlatır. 

“Öğretmen Şiirlerimizle…” sizlere gönül selamlarımızı iletiyorum.

ÖĞRETMEN

Mecalim yetmez, Öğretmeni tarif!

İnsana muallim, büyük hidayet!

Yol kutsal, emek kutsal; hikayet et;

İlmi ile hikmeti ile zarif…

İhlas yolunu Rabbim himaye et

 

ÖĞRETMEN

Öğretmen âlimdir, irfan sahibi

Şefkati ile kucaklar hayatı

Hayat iksirinden alır nasibi

Helâl lokmayla düşünür nimeti

 

ÖĞRETMENLER GÜNÜNE

Muallim isminde bile heybet var

O heybette Allah korkusu, vicdan var

Toprak kokusu kadar huzur verir;

Yıllar geçse de aklımda İSMİ var.

 

ÖĞRETMEN

Her insanın başında bir öğretmen

İster Fatih, ister Mustafa Kemal

Her yüreğin harcında bir öğretmen

O ne kutlu, o ne mübarek hamal

Hamallık, ahde vefadır; Öğretmen

Erdemli bir nesil en büyük emel!