Bedrettin KELEŞTEMUR


ELÂZIĞ’DAN BAKÜ’YE KÖPRÜ

FİKİR BAHÇESİ


ELÂZIĞ’DAN BAKÜ’YE KÖPRÜ

Bu şehirden,  “Dil’de, İş’te, Fikir ’de Bir” düşüncesinin mimarı münevver insan Gaspıralı İsmailler çıkmalı. Gaspıralı ne diyorlardı; “Türklüğün düşmanı çoktur ama Türklüğü savunanın düşmanı daha çoktur!” 

Düşmanlarımızı, büyük bir sabırla eğitimde, bilimde, kültürde, sanatta önemli yollar alarak etkisiz hale getirebiliriz. Bu bağlamda yüzümüzü tarihe döneceğiz! Bir yanda Kafkaslar, bir yanda Çanakkale iyi okunmalı… 

Bahtiyar Vahapzade, derin bir tefekküre sığdırdığı şiirinde ne diyorlar;

“Keder düşüncedir, gam düşüncedir,

Gamın pençesinde düşünürüz biz.

Fikirler fikrimde gonca goncadır,

Meçhule bir yoldur her düşüncemiz.” 

Bir büyük kahraman, Ahmet Cevat ise bizlere ders verircesine aydınları sorgular;

 “Soranlara ben bu yurdun,/Anlatayım Nesiyem;

Ben çeynenen bir ülkenin/ “Hak!” kışkıran sesiyem” 

Gazi Atatürk’ten Recep Tayyip Erdoğan’a; Türkiye ile Azerbaycan arasında tarihi bir köprü vardır. 

Allah’a hamdolsun bir güçlü ittifak vardır;

Gazi Atatürk TBMM kürsüsünde ne diyorlardı;  

“Dil bir köprüdür... İnanç bir köprüdür... Tarih bir köprüdür...  Köklerimize inmeli ve olayların böldüğü tarihimiz içinde bütünleşmeliyiz.”

Artık köklerimizle bütünleşiyoruz. “Bir millet, iki devlet!” olmanın şuuru içerisinde, bu milletin; “Turan Yürüyüşü…” devam ediyor.

Erdoğan ve Aliyev’in eşleriyle birlikte Gülistan Sarayındaki; “Çırpınırdın Karadeniz Türküsünün!” o muhteşem ezgisinde buluşmaları tarihi bir dönümdür.

Bahtiyar Vahapzade’nin o nezih şiirinden; 

 “Bir ananın iki oğlu,  Bir âmâlın iki kolu. 

O da ulu, bu da ulu Azerbaycan-Türkiye…” 

28 Mayıs 1918 Tarihi, “Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti!” Tiflis şehrinde ilan edilecektir.

Azerbaycan’ın ilk Cumhurbaşkanı, Mehmet Emin Resulzade’nin tarihe iz düşen sözleri;

 “Yükselen bir bayrak bir daha yere inmez!” 

Bir yanda, “Çırpınırdın Karadeniz…” türküsünü söylerken, Elmas Yıldırım’ın; “Kara Destan Şiirini!” yüreğinizde okumaya çalışınız. Ne diyor şairimiz;

“Azerbaycan dert içinde boğulmuş

Sevenleri diyar diyar kovulmuş

Ağla şair ağla, yurdun dağılmış

Nerde kopuz, nerde kırık keman hey!

Nerde büyük vatan nerde Turan hey!”

Son bir asrı birlikte, ‘birbirinin kederini de, sevincini de duyarak, dokunarak yaşayan ‘bir millet, iki devletiz…’ Tarihi Çanakkale de de, Kafkaslarda da birlikte yaşamışız…

Elmas Yıldırım’a ithaf ettiğimiz bir şiirimizde şöyle sesleniriz;

“Gala’dan Gala ’ya köprü kurmuşum

Her iki Gala; yüreğim, can evim

Vatan sevgisi, imanım demişim

Tutuşturur tüm cihanı alevim”

Elmas Yıldırım’ın en büyük sevdası, “Türk Birliğidir!” 

Şairimiz, “Kara Destan” isimli şiirinde, ‘yaşadığı asrı’ mısralara serpiştirir. 

Büyük ideali/ yani bugünleri bizlere işaret ederler.

Günümüzde, “Türk Konseyi (Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyi”  tarihi bir kararla; “Türk Devletleri Teşkilatı” ismini almıştır. Gelinen nokta önemlidir. Bundan sonra atılacak adımlarda, “Türk Birliğine Doğru…” atılacak adımlar daha da emin adımlarla hızlanır inşallah

 Elâzığ Şehri son 30 yılında gerçekten hayata geçirdiği faaliyetlerle tarih yazdı… 

“Türk dünyası Hizmet Ödülleri…” Türk Dünyasında ses getirdi, yankılandı…

“Uluslararası Hazar Şiir Akşamları…”  Her yıl, Türk Dünyasının bir bakıma, “fikri ve edebi kurultayına dönüştü…” Anadolu’nun diğer illerine rol model oldu…

Elâzığ Şehri ile Bakü arasında, ‘köprüler kuruldu’ 

Onlarca faaliyet hayata geçirildi… Her faaliyet ruhumuzdan yükselen bir sesti, yürekli bir sedaydı…

Elâzığ Şehrinde, “Elmas Yıldırım Sokağı, Bahtiyar Vahapzade Bulvarı, Azerbaycan Şehitler Anıtı ve Parkı…” bulunuyor. 

Elâzığ Şehrinin her münevver aydını, kardeş Azerbaycan’ı kendilerine; “Ata Yurdu!” bilir.

Artık Elâzığ’dan Bakü’ye kurulacak köprülerin, “Türkiye- Azerbaycan Uluslararası Üniversitesinin Türkiye’deki ayağının Elâzığ/ Harput’ta hayata geçirilmesi…” stratejik önemi açısından da hayati bir öneme sahip olacağını ifade etmek isterim.

Özellikle de, Elazığ Şehrimizdeki Kamu ve Sivil Toplum Örgülerine büyük sorumluluklar düşmektedir. Bu şehirde yaşayan hiçbir kimse bu sorumluluklardan kaçamaz. Allah indinde de mesulüz… 400’ün üzerinde Sivil Toplum Örgüsü bir yürek olamıyorlar mı? 

Elâzığ Şehrinin her zaman için münevver bildiğim kadim dostlarımızdan oluşan basınımız… 

Ve özellikle de, “siyasi irade…”  Biliyoruz ki, ‘siyasi iradenin de kararlı, ilkeli, istikrarlı, netice alıcı hamlelerine şehrin her zaman için ihtiyacımız var.’

Sn. Valimiz Dr. Ömer Toraman Beyefendinin hassasiyetlerini biliyoruz. Gerçekte, Elâzığ Şehrini tarihi, kültürü, irfan cephesini en iyi tanıyan bir sima olması da şehrin kazanımı olmuştur. 

Elâzığ Şehrinde, “2.nci Üniversiteyi dillendiren bir isim de Fırat Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fahrettin Göktaş…” olduğunu da ifade etmek isterim.

Şehrin hâlihazırda, ‘güzel bir iklimi…’ olduğunu söylemek isterim. 

Bu iklimi değerlendirelim… Birlikte bir akıl ve yürekle; “Elâzığ Şehrinde Türkiye- Azerbaycan Uluslararası Üniversite’nin…” hayatiyet kazanmasında; ‘dökülecek terlerin ibadet olduğunu söylemek isterim…” Selam ve Muhabbetle