EMEKLİLER ARTIŞ İSTİYOR
İktidara en yakın isim Hürriyet Gazetesi Yazarı Abdulkadir Selvi köşesindeki “emekliler destek bekliyor” makalesinde şu ifadeleri kullanıyorlardı;
“En düşük memur maaşı 22 bin liraya çıkarılarak yapılan yüze 85 oranındaki artış ve asgari ücretin ikinci dönemde yüzde 34 oranında artırılması nedeniyle yüzde 25’lik zam emekliyi memnun etmedi. Emekli maaşı çalışana göre birkaç kademe geriledi. Emeklilerimiz zaten zor koşullarda yaşıyorlar. En büyük sıkıntıyı çeken kesim olmasına rağmen Erdoğan’a en büyük desteği de emeklilerimiz veriyor. Emeklilere zam oranı önümüzdeki hafta Meclis Genel Kurulu’nda görüşülerek kesinleşecek. Emeklilerin gözü Erdoğan’da!”
Şöyle düşünelim, Ocak-2023 tarihinde en düşük memur maaşı, “11 bin 848 lira!” olmuştu.
Seçimlerde/ meydanlarda bir söz vardı, “en düşük memur maaşı 22 bin lira olacak…”
Temmuz 2023 zammıyla en düşük devlet memurunun maaşına “yüzde 86’lık bir artış…” öngörülüyor… Elbette ki, çalışanlarımızı, ‘enflasyon baskısında ezdirmemek…’ siyasi iktidarların tabii görevleri…
2023 Yılı Temmuz- Ağustos Dönemi Asgari Ücret, “11 bin 402,32 TL…” olarak belirleniyordu.
Asgari Ücrette ‘yüzde 34’lük bir artışı…’ gözlemliyoruz.
En düşük SSK, Bağ-Kur emekli ücretleri 7 bin 500 liraya, En düşük memur emekli ücreti 9 bin 876 liraya yükseliyordu.
Ücretlerdeki asıl makas nerede daralacaktı; “7 bin 500 liranın üzerinde emekli maaşı alan emeklilerde…”
Her zaman için ifade ederiz, ‘ücretlerde adaletin korunması…’ Diğer bir ifadeyle, ‘hak ve hukukun korunması…’
Elbette ki bizim istediğimiz/ gönülden arzu ettiğimiz ücret politikalarında, ‘yoksullukta’ değil, çalışanıyla ve emeklisiyle ülke insanımızın, “refahta buluşmasıdır!”
Kamuoyu ne yazık/ ne hazindir ki, “TUİK verilerini inandırıcı bulmuyor!”
TUİK verilerine göre Haziran-23 enflasyon oranı aylık bazda, ‘yüzde 3.92’ yıllık bazda ise, ‘yüzde 38.21’ oluyordu.
Çalışanı da, emeklisi de, ‘zihnen huzur ve güven içerisinde…’ olmalı.
Şüphe ve endişe bizim inancımızda da, ‘en vahim bir durumu ifade eder…’
TÜRK-İŞ’in Haziran-2023’e ilişkin açlık ve yoksulluk sınırları üzerinde de durmalıyız.
Haziran 23 ayında, 4 kişilik bir ailenin, “açlık sınırı, 10 bin 373’lira…”
Haziran 23 ayında, 4 kişilik bir ailenin, “yoksulluk sınırı, 33 bin 788 lira…”
Çalışma Bakanlığı Türkiye’de asgari ücretle çalışanların oranının, “yüzde 37’ler civarında olduğunu açıkladılar”
SGK verilerine bakıyoruz!
2009 yılında emekli sayısı, 8.49 milyon…
2021 yılında, 12.85 milyonu aşan bir rakam…
Artık EYT’lilerde birlikte toplam emekli sayısı, “15.34 milyona ulaşacak…”
Öyle bir tablo ile karşılaşıyoruz ki, “toplam nüfusumuzun yüzde 18’leri…” emekli aylığı alıyor.
Buradaki rakamlar üzerinde belli bir yorum yapmayacağım!
O yorumu siz okuyuculara bırakıyorum.
Türkiye gerçeğini iyi gözlemlemeliyiz…
Bu ülkenin önündeki en büyük canavar şüphesiz ki, ‘enflasyon canavarıdır’
Ve özellikle de, ‘piyasalardaki istikrardır’
Bu konularda toplumun bütün kesimlerinin büyük bir mücadele vermesi gerektiğine de inanıyorum.
Dürüst, samimi ve erdemli toplum anlayışına o kadar çok ihtiyacımız var ki
Selam ve muhabbetle