Bedrettin KELEŞTEMUR


ERDEMLİ İNSAN (DÖRTLÜKLER)

FİKİR BAHÇESİ


ERDEMLİ İNSAN (DÖRTLÜKLER)

 

Erdemli insan kimlerdir, sorarım?

Adil yüzlü gönüllerde ararım!

Dürüst, güvenli hem de hamiyetli

Eli açık gönüllerde tararım

Varlıkta, yoklukta da haysiyetli

Sabır yüklü gönüllerde görürüm

Her haliyle de vakarlı nazarlar

Huzur verir, içimizde gezerler

 

İZZET’İN YERİ

Eskiden kalan bir hatıra, bir resim;

Bir demli çayda, bir deruni sohbet

Dostlar bilirler, İzzet’in yerini…

Yetmişli yılların hatırasını,

Çekeriz içimize için için…

Her nefes sanki koskoca yürekti!

Yürekler meydanlara sığmazdı

Gözler ufukta, bir büyük ülküde!

O günler, o günler hasret kokardı!

 

ŞİİRDE

Şiir de, uhrevi bir esinti var

Nefisle gönül arasında duvar!

Kalbin ritminde yürür bir şehsüvar

Sır gibi saklı bütün hülyalarım

 

HEY GİDİ GÜNLER

Hey gidi günler, “ölümlü yalan”

Şu fani dünyada bizlere kalan,

Güzel söz, gönül alıcı tebessüm

Keder üstüne dolan, dünya dolan 

İnleyen nağmeler ruhumda nalan

Efkârlı dünyama savrulur resim

 

EYLÜL

Sıcak bakışların hüzne boyandı!

Yeşil yapraklar hasretinde yandı!

Serin rüzgârlar çarpar göğsüme hey!

Eylül, yine gözyaşına uyandı!

 

İNCİNMESİN VATANIM

Yeşil libaslar sana yakışı, can

Helaldir, damarımda akışır kan;

Şehadet eder vatan sevgisine

Ateş düşerse, ciğerimdir yanan!

Seninle hemhal oldum, imanım hey

Acınla, tasam büyür, amanım hey

Afetlerle kavrulmasın vatanım

İncinmesin toprağında yatanım!

 

BEKLE BİZİ

Bekle bizi, şafağın söküşüyle

Kurumuş yaprağını döküşüyle

Filiz versin kökünden gür haliyle

Vatan bizim inişi, yokuşuyla

 

NİYAZİ YILDIRIM’A

Destanların Efendisine rahmet

Gördü hayatında bin türlü zahmet!

Son nefesine kadar, “VATAN” dedi

Ülkü davasında canlara hürmet

Şiirin, sanatın piri üstadı

Destanlarda yiğitleşen Kürşad’ı

 

NİYAZİ YILDIRIM’A

(Akrostiş)

Nil, Tuna, Fırat’ı Türk’ün suyolu

İçinde Oğuz’un yirmi dört boyu

Yürür meydanlarda Horasan gülü

Adım, ‘Niyazi’ destanlar burcunda;

Zafere adanmış, Genç Osman Soyu

İfadem, bir nesli ihya harcında

 

DİK DUR

Dik dur, eğilme

Sözün söyle ercesine

Kahramanlar, ‘yalnız kurttur’

Hak birdir, sevda bizim yolumuz

Yol çetin, aşılmaz olsa da;

Dağları delecek feryadın olsun!

Çileye tebessüm eder, geçeriz

“Zayıf bizim gönlümüzde güçlüdür”

Ezcümle, Yâ Hâk deiz…

 

İHANET EDENE

İhanet edene insan diyemem!

Aldığı nefese bile, ihanet

Doğa bizimdir, bütün insanlığın

Doğaya dost olan yaşama da dost

Doğaya düşman olan bizden değil!

Gaflet, ilk basamağı ihanetin

İhanetin üstüne düşer, lanetin!

 

NERESİNE BAKSAN HÜZÜN

Dünyanın neresine baksan hüzün

Sevdasında ayrılık kokar, yüzün!

Deryalar, ‘gözyaşı destanı’ yazar

Hayatın en haşin mevsimi, güzün!

 

KAMPÜS YÜRÜYÜŞÜ

Sessiz, ıssız, sükûta ermiş vaktin,

Serin bir rüzgâr okşar sıcağını

Yer ehli, gök ehli ile muhabbetin;

Marifet ehli koparmaz bağını