ERDEMLİ İNSAN (DÖRTLÜKLER)
Erdemli insan kimlerdir, sorarım?
Adil yüzlü gönüllerde ararım!
Dürüst, güvenli hem de hamiyetli
Eli açık gönüllerde tararım
Varlıkta, yoklukta da haysiyetli
Sabır yüklü gönüllerde görürüm
Her haliyle de vakarlı nazarlar
Huzur verir, içimizde gezerler
İZZET’İN YERİ
Eskiden kalan bir hatıra, bir resim;
Bir demli çayda, bir deruni sohbet
Dostlar bilirler, İzzet’in yerini…
Yetmişli yılların hatırasını,
Çekeriz içimize için için…
Her nefes sanki koskoca yürekti!
Yürekler meydanlara sığmazdı
Gözler ufukta, bir büyük ülküde!
O günler, o günler hasret kokardı!
ŞİİRDE
Şiir de, uhrevi bir esinti var
Nefisle gönül arasında duvar!
Kalbin ritminde yürür bir şehsüvar
Sır gibi saklı bütün hülyalarım
HEY GİDİ GÜNLER
Hey gidi günler, “ölümlü yalan”
Şu fani dünyada bizlere kalan,
Güzel söz, gönül alıcı tebessüm
Keder üstüne dolan, dünya dolan
İnleyen nağmeler ruhumda nalan
Efkârlı dünyama savrulur resim
EYLÜL
Sıcak bakışların hüzne boyandı!
Yeşil yapraklar hasretinde yandı!
Serin rüzgârlar çarpar göğsüme hey!
Eylül, yine gözyaşına uyandı!
İNCİNMESİN VATANIM
Yeşil libaslar sana yakışı, can
Helaldir, damarımda akışır kan;
Şehadet eder vatan sevgisine
Ateş düşerse, ciğerimdir yanan!
Seninle hemhal oldum, imanım hey
Acınla, tasam büyür, amanım hey
Afetlerle kavrulmasın vatanım
İncinmesin toprağında yatanım!
BEKLE BİZİ
Bekle bizi, şafağın söküşüyle
Kurumuş yaprağını döküşüyle
Filiz versin kökünden gür haliyle
Vatan bizim inişi, yokuşuyla
NİYAZİ YILDIRIM’A
Destanların Efendisine rahmet
Gördü hayatında bin türlü zahmet!
Son nefesine kadar, “VATAN” dedi
Ülkü davasında canlara hürmet
Şiirin, sanatın piri üstadı
Destanlarda yiğitleşen Kürşad’ı
NİYAZİ YILDIRIM’A
(Akrostiş)
Nil, Tuna, Fırat’ı Türk’ün suyolu
İçinde Oğuz’un yirmi dört boyu
Yürür meydanlarda Horasan gülü
Adım, ‘Niyazi’ destanlar burcunda;
Zafere adanmış, Genç Osman Soyu
İfadem, bir nesli ihya harcında
DİK DUR
Dik dur, eğilme
Sözün söyle ercesine
Kahramanlar, ‘yalnız kurttur’
Hak birdir, sevda bizim yolumuz
Yol çetin, aşılmaz olsa da;
Dağları delecek feryadın olsun!
Çileye tebessüm eder, geçeriz
“Zayıf bizim gönlümüzde güçlüdür”
Ezcümle, Yâ Hâk deiz…
İHANET EDENE
İhanet edene insan diyemem!
Aldığı nefese bile, ihanet
Doğa bizimdir, bütün insanlığın
Doğaya dost olan yaşama da dost
Doğaya düşman olan bizden değil!
Gaflet, ilk basamağı ihanetin
İhanetin üstüne düşer, lanetin!
NERESİNE BAKSAN HÜZÜN
Dünyanın neresine baksan hüzün
Sevdasında ayrılık kokar, yüzün!
Deryalar, ‘gözyaşı destanı’ yazar
Hayatın en haşin mevsimi, güzün!
KAMPÜS YÜRÜYÜŞÜ
Sessiz, ıssız, sükûta ermiş vaktin,
Serin bir rüzgâr okşar sıcağını
Yer ehli, gök ehli ile muhabbetin;
Marifet ehli koparmaz bağını