GÖNÜL BAHÇEMDEN
İncecikten bir yağmur gün üstüne
Bahar kokuyor toprak gül üstüne
Gökyüzünün çelengi; ışık raksı
Gönülden gelen sevda, göz üstüne
En güzel beste, ruhumdaki saksı
GEÇER ÖNÜMDEN
Dost yüzleri gelir geçer önümden
Fani dünya döner kelebek gibi
Gün, yağız atlarla göçer önümden
Kartallarla yüksekten uçar gibi
AĞIN’A
Ak topraklar üstünde kanat çırpar
Haksızlık yine gelir sana çarpar
Nedir bu, sorgu-sual eden var mı?
Ağın’a kimlerin nazarı çarpar!
Sevdası gurbette çiçek açar
Heyhat! Baharda güz rüzgârı eser
AĞIN’I ÇİZMİŞLER!
Ağın ismini nasıl çizmişler!
Boğazında kalsın nohut tanesi
Yalan yordam böyle çözmüşler
Ağın, ilçeler içinde bir tanesi!
Bir sağına, bir de nalına vurun
Erdemli insanla gönül hanesi!
Belki de, “Sehven” Ağın’ı üzmüşler
UYKUN KAÇAR
Dünyayla derdin varsa, uykun kaçar!
Dertle dertlenir, zihnin yorgun düşer
Menfaat kilidini nefis açar
Nefis, heveslerin peşinde koşar
NE GARİP YARIŞTIR
Ne garip yarıştır, uzlaşı olmaz!
İkilik düşer dostlar arasına
Gönüllerin orada işi olmaz!
Kaygan zeminde düşene yâr olmaz
Düşene yâr olmayan meydanlarda;
Fetih ruhu, fütüvvet dili olmaz!
MERHABA
Merhaba! Gün doğumuna, ışığa
Sabırla yürüyen hak yolcusuna
Vakti, yudum yudum içen ışığa
Işıkla gönüllerin koşusuna!
ÜMİTLER
Ümitler suya düşer, su kabarmaz!
Bu hesap kitabı, akıllar sormaz!
Akıl ötesi gizemi içinde;
Dışına ne renk, ne de bir sır vermez!
TERAZİDEN KAÇAR
Nasıl bir seçim, teraziden kaçar!
Sözü başka, özü başka bir dilde;
Yürür ileriye, maziden kaçar
Halden hale döner farklı şekilde!
YORGUNLUĞUMU GİDERSİN
Geceler, yorgunluğumu gidersin
Gündoğumu, gönüllere aydınlık
Adaletle, zorlukları gidersin!
Bir bahar gibi yürüsün aydınlık
Hayatın akışında saklı ahenk
Dağlar gibi temel taşıdır, mihenk!
GAMI DAĞITSIN
Doldur çayı dert gamını dağıtsın
Hüzünle karşımda, sanki ağıtsın!
Önce selâm, sonra kelâm sofrası
Bereket olsun, canları öğütsün
Durma! Öyle mahzun, ölü gözlerle
Ariflerin sözü gamı dağıtsın
ŞÜKRÜN EDASI
Kadir Mevlam fırsat vermiş bizlere
Kâinat hayatın sermiş cüzlere
Oku der, sana sunulan nimeti!
Şükrün edası esermiş yüzlere
BÜYÜK KIYAMETİ ÇÖZMEK
Asrın afetiyle nasıl sarsıldık?
Hey! Ne garip sebeplere sarıldık
Hala hırs, öfke denizinde yüzmek
Vebalimizle birlikte asıldık!
Asıl iş, büyük kıyameti çözmek
SÖZDEN SAKININ
Mü’minin basiretinden çekinin
Başakları doldurmayan ekinin
Hali, sevdasız gönüllere benzer
Kalbe hükmetmeyen sözden sakının