Bedrettin KELEŞTEMUR


GÖNÜL BAHÇEMDEN

FİKİR BAHÇESİ


GÖNÜL BAHÇEMDEN

İncecikten bir yağmur gün üstüne

Bahar kokuyor toprak gül üstüne

Gökyüzünün çelengi; ışık raksı

Gönülden gelen sevda, göz üstüne

En güzel beste, ruhumdaki saksı

 

GEÇER ÖNÜMDEN

Dost yüzleri gelir geçer önümden

Fani dünya döner kelebek gibi

Gün, yağız atlarla göçer önümden

Kartallarla yüksekten uçar gibi

 

AĞIN’A

Ak topraklar üstünde kanat çırpar

Haksızlık yine gelir sana çarpar

Nedir bu, sorgu-sual eden var mı?

Ağın’a kimlerin nazarı çarpar!

Sevdası gurbette çiçek açar

Heyhat! Baharda güz rüzgârı eser

 

AĞIN’I ÇİZMİŞLER!

Ağın ismini nasıl çizmişler!

Boğazında kalsın nohut tanesi

Yalan yordam böyle çözmüşler

Ağın, ilçeler içinde bir tanesi!

Bir sağına, bir de nalına vurun

Erdemli insanla gönül hanesi!

Belki de, “Sehven” Ağın’ı üzmüşler

 

UYKUN KAÇAR

Dünyayla derdin varsa, uykun kaçar!

Dertle dertlenir, zihnin yorgun düşer

Menfaat kilidini nefis açar

Nefis, heveslerin peşinde koşar

 

NE GARİP YARIŞTIR

Ne garip yarıştır, uzlaşı olmaz!

İkilik düşer dostlar arasına

Gönüllerin orada işi olmaz!

Kaygan zeminde düşene yâr olmaz

Düşene yâr olmayan meydanlarda;

Fetih ruhu, fütüvvet dili olmaz!

 

MERHABA

Merhaba! Gün doğumuna, ışığa

Sabırla yürüyen hak yolcusuna

Vakti, yudum yudum içen ışığa

Işıkla gönüllerin koşusuna!

 

ÜMİTLER

Ümitler suya düşer, su kabarmaz!

Bu hesap kitabı, akıllar sormaz!

Akıl ötesi gizemi içinde;

Dışına ne renk, ne de bir sır vermez!

 

TERAZİDEN KAÇAR

Nasıl bir seçim, teraziden kaçar!

Sözü başka, özü başka bir dilde;

Yürür ileriye, maziden kaçar

Halden hale döner farklı şekilde!

 

YORGUNLUĞUMU GİDERSİN

Geceler, yorgunluğumu gidersin

Gündoğumu, gönüllere aydınlık

Adaletle, zorlukları gidersin!

Bir bahar gibi yürüsün aydınlık

Hayatın akışında saklı ahenk

Dağlar gibi temel taşıdır, mihenk!

 

GAMI DAĞITSIN

Doldur çayı dert gamını dağıtsın

Hüzünle karşımda, sanki ağıtsın!

Önce selâm, sonra kelâm sofrası

Bereket olsun, canları öğütsün

Durma! Öyle mahzun, ölü gözlerle

Ariflerin sözü gamı dağıtsın

 

ŞÜKRÜN EDASI

Kadir Mevlam fırsat vermiş bizlere

Kâinat hayatın sermiş cüzlere

Oku der, sana sunulan nimeti!

Şükrün edası esermiş yüzlere

 

BÜYÜK KIYAMETİ ÇÖZMEK

Asrın afetiyle nasıl sarsıldık?

Hey! Ne garip sebeplere sarıldık

Hala hırs, öfke denizinde yüzmek

Vebalimizle birlikte asıldık!

Asıl iş, büyük kıyameti çözmek

 

SÖZDEN SAKININ

Mü’minin basiretinden çekinin

Başakları doldurmayan ekinin

Hali, sevdasız gönüllere benzer

Kalbe hükmetmeyen sözden sakının