OKUL ÖNCESİ EĞİTİMİN ÖNEMİ
Yaratılmışların en şereflisi ve en mükemmeli insandır. Cenab-ı Hakk’ın akıl nimetiyle donattığı ve verilen bu akıl sayesinde iyiyi, güzeli, doğruyu bulabilecek yeteneğe sahip olan insan, bu dünyada başıboş bırakılmamış, Yüce Allah tarafından kendisine, birçok görev ve sorumluluklar yüklenmiştir. Bu görev ve sorumluluklardan birisi de çocukların eğitim ve öğretimidir.
Çocuklarımız, Yüce Rabbimizin bizlere en değerli bir nimeti olduğu gibi; biz anne ve babalar için önemli bir imtihan vesilesidir. Allahu Teala, “Biliniz ki, mallarınız ve çocuklarınız birer imtihan sebebidir ve büyük mükâfat Allah'ın katındadır.” (Enfal, 8/28) ayet-i kerimesinin açık ifadesiyle, çocuklarımıza karşı da imtihana tabi olduğumuzu bildirmektedir.
Kur’an-ı Kerim’de ve Allah Resulü’nün sünnetinde her anne ve baba, çocukların maddi ve manevi alanlarda eğitim ve öğretimlerinden sorumlu tutulmuşlardır. Bu görevlerin ihmali, toplum için büyük zararlar meydana getirir. Küçük yaşta çocuklarımıza muhtaç oldukları eğitim ve öğretimi vermez, bunu ihmal edersek, büyük yaşlarda isyan ettiklerinde, bir felaketle karşı karşıya geldiklerinde şikâyete hakkımız olamaz.
Çocuklarımız, hayatımızın süsü, gözümüzün nûru, kalbimizin meyvesi, milletlerin en büyük ümidi ve geleceklerinin teminatıdır. Çocuklarına iyi bir eğitim vermeyen, onları yeterli bilgiyle donatmayan milletlerin yarınlarına güvenle bakmaları mümkün değildir. Bu nedenle Yüce Dinimiz İslam, çocukların eğitim ve öğretimlerine büyük önem vermiş, çocukların ruhen ve bedenen sağlıklı yetişmeleri için gerekli prensipleri ortaya koymuş, anne ve babalara bir takım sorumluluklar yüklemiştir. Anne ve babalar, bir taraftan çocuklarının beden sağlıklarını en iyi şekilde takip ederken, diğer taraftan da ruh yapılarını inanç ve ibadetlerle, İslam’ın temel ahlak prensipleriyle beslemelidirler.
Yüce Rabbimiz, çocuklarımıza karşı sorumluluğumuzu Kur’an’da şöyle ifade etmektedir: “Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi, yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyunuz.” (Tahrim, 66/6.) Peygamberimiz (sav) de “Çocuklarınıza iyilikte ve ikramda bulununuz. Onları en güzel şekilde terbiye ediniz” (İbn Mâce, Edeb, 368.) “Hiçbir anne-baba evladına iyi bir terbiyeden daha güzel bir miras bırakamaz.” (Tirmizi, Birr, H. No:1953.) anlamındaki hadisleriyle de çocuk eğitiminin önemine işaret etmiştir.
Bu hadis-i şeriflerin ifadesiyle; çocuklarımıza iyi bir eğitim verip onları hayata hazırlamak, güzel bir ahlâk kazandırmak, Kur’an-ı Kerim ve temel dinî bilgileri öğrenmesini sağlamak, anne ve babanın öncelikli görevleri arasındadır. Ayrıca bu, çocuğun ebeveyn üzerindeki haklarındandır. Küçük yaşlarda çocuklara verilen eğitimin kalıcı ve etkili olduğunu, çocuğun bütün hayatını şekillendirdiğini artık bilmeyenimiz yoktur. Bu açıdan yetişen nesillerimizi Kur’an-ı Kerim ile tanıştırmak büyük önem arzeder. Çünkü Kur’an, insanlar için bir hidayet kaynağı, gönüllere şifa ve Allah’tan bir rahmettir.
Hayırlı nesiller yetiştirmemize katkı sağlamak, gözümüzün nuru evlatlarımızı Kur’an’la ve Peygamber Efendimiz’in örnek hayatıyla buluşturmak amacıyla İl Müftülüğümüze bağlı Zafer, Babusselam, Tuba ve Muratpaşa Kur’an Kurslarında yarım gün, Ayşe Memiş Kur’an Kursunda ise tam gün olarak 4-6 yaş gurubuna yönelik okul öncesi ve değerler eğitimi verilmektedir. Kayıtlarımız devam etmektedir. Bu fırsatı değerlendirelim.
Çocuklarımız, bu eğitim ve öğretim kurumlarımızda kelime-i şehadeti, kelime-i tevhidi, inanç esaslarını, Allah ve Peygamber sevgisini, Peygamberimizin örnek hayatını, insanî ve ahlâkî erdemleri, sevgiyi, saygıyı, doğruluğu, dürüstlüğü öğrenecek, ibadet alışkanlığını kazanacaklar. Dualar öğrenecek, Kur’an-ı Kerim’i yüzünden okuma imkânına kavuşacaklar. Paylaşmayı, yardımlaşmayı, dayanışmayı, merhameti, kardeşliği, birlik ve beraberliği, büyüklere saygıyı, manevî değerlerimize bağlılığı, kısaca iyi bir Müslüman olmayı öğrenecekler.
Geleceği görmek için gözün nura ihtiyacı vardır. Gözlerimizin nuru, kalplerimizin süruru olan çocuklarımıza maddî ve manevi alanlarda en güzel eğitimi vermemiz, onların güzel yüreklerinde zaten var olan sevgi, saygı, adalet, merhamet, paylaşma gibi insani erdemleri daha da perçinlememiz gerekir. Unutmayalım ki, iyi yetişmiş bireyler, sadece bir toplum için değil, insanlık için en önemli zenginliktir. Çocuklarımızı iyi birer insan olarak yetiştirmezsek, toplum olarak geleceğimizi göremeyiz.
Abdulhak AKPOLAT
İl Başvaizi