ÖNCELİKLE TARIM DİYORUZ
Bedrettin KELEŞTİMUR
Geçtiğimiz gün Muş İlimizden, Van Gölünün çevresini de daha yakından görmek maksadıyla; “eşim, kayınbiraderim, kızım ve torunum ile birlikte serüvenimiz oldu!”
Muş İlimiz, Türkiye’nin üçüncü büyük, ‘Ovası’ ile biliniyor. Muş İlimizde toplam; “bir milyon üç yüz bin küçükbaş hayvan bulunuyor…” Muş Ovasının dört yanında yüksek dağlar/ ve yaylalar yer alıyor. Muş Ovasını bir baştan öte başa geçen, Fırat Nehrinin en büyük kolu Murat Nehri, şehir için/ veya coğrafya için bir can damarı…
Arabamızla Bitlis İlimize doğru yol alırken, hemen güneyimizde uzanan dağlar ve dağların eteklerinden itibaren başlayan uçsuz bucaksız yemyeşil örtüsüyle verimli topraklar… Sırtını dağlara yaslayan köyler…
Gönül alıcı gözlerle doğaya baktığınızda, ‘hayvan sürüleri…’ Hay maşallah diyorsunuz!
Düşünüyorum da, Meclis’te ‘çoban tartışması…’ bizlere farklı çağrışımları getiriyor.
Allah’ın Resul’ü (sav) buyuruyorlar; “Allah hiçbir peygamber göndermedi ki, koyun çobanlığı yapmamış olsun” Sahabe Allah Resulüne soruyorlar, “Sen de mi, Ey Allah’ın Resul’ü?”
Allah’ın Resul’ü buyuruyorlar; “Evet, ben de bir miktar kırat mukabili Mekke ehline koyun güttüm!”
“Çoban Kavramı!” üzerinde durulmalıdır. Hadis, “Hepiniz çobansınız; hepiniz güttüğünüz sürüden sorumlusunuz. Devlet Reisi de bir çobandır ve sürüsünden sorumludur. Erkek, ailesinin çobanıdır ve sürüsünden sorumludur!” Sorumluluktan kimseler kaçamaz… Her insan, ‘kendi çizgisinde/ veya sorumluluk alanında bir çobandır!’
Ne yazık ki, demagoji yapmanın ötesine gidemiyoruz. Eleştiri kültürünü de sabrımız kaldırmıyor.
Tarihi Bitlis Şehrinde otomobilimizle şöyle bir geziyoruz. Bitlis ilimizle ilk hafızalara gelen, “Bitlis’te Beş Minare…” şarkısı! Bu şarkıda da şüphesiz, ‘işgal acılarını yaşıyorsunuz’ Bu milletin tarihi hafızası ne kadar güçlü ve diri olursa, kendi içerisinde birlik ve beraberlik şuurunda o kadar direnci artar.
Günümüzde Bitlis İlimizle ilk hafızalara gelen, “Bitlis Eren Üniversitesi…” Ahmet Eren’in şahsında, “Eren Holding mensuplarını…” bu vesileyle, Eren Ailesini kalben tebrik ederim.
Âl-i İmrân Suresi 92 ayette şöyle buyruluyor; “Sevdiğiniz şeylerden Allah yolunda harcamadıkça iyiliğe asla erişemezsiniz. Her ne harcarsanız, Allah onu bilir!” Bitlis İlimizde gezerken, “Eren Ailesinin, Bitlis İlimizde Eğitime damga vurduğunu görüyoruz…” Bu zihniyeti bizler, gerek Muş İlimizde ve gerekse Elâzığ İlimizde de görmek isteriz… Bizim gönlümüzde taht kuran kahramanlar, ‘infakta/ veya hayırda birbirleriyle yarışanlardır!”
Bitlis İlimize bağlı, Tatvan İlçemiz, Bitlis İlimizin Van Gölü kıyısında yer alan en büyük İlçesi.. İlçenin toplam nüfusu, “83 bin 790…” Bu arada Bitlis Merkez, 65 bin 670, Adilcevaz 31 bin 746,
Ahlat 36 bin 577, Güroymak 45 bin 38, Hizan 39 bin 563, Mutki 34 bin 240 nüfusa sahip bulunuyor…
Bitlis İlimiz, İlçeleriyle birlikte ‘tarım ve hayvancılıkta önemli bir potansiyele sahip’
Bitlis İlinde 95 bin 112 büyük baş hayvan, 843 bin 443 küçükbaş hayvan, 100 bin civarında arı kovanı ile güçlü bir ekonomik potansiyeline sahiptir. Bu potansiyeli görmekle elbette mutlu oluyoruz.
Türkiye’miz için, ‘Tarım ve Hayvancılığın olmazsa olmaz…’ düşüncesinde bir araya gelmeliyiz.
Ahlat, 12.nci yüzyılın Belh ve Buhara Şehirleriyle birlikte Kubbet-ül İslâm Şehridir… Van Yolculuğumuzda, Ahlat Öğretmenevinde kalıyoruz. Denize nazır Öğretmenevinde, ‘sohbetlerimizle tarihi solukluyoruz’ Sultan Alparslan’ın Başkentinde neleri hayal etmiyoruz ki?
Bitlis İlimizde, “26 bin dekarlık alanda, 208 bin ton sofralık domates üretimiyle bölgenin ilk sırasında yerini alıyor. Tarihi Ahlat Tarım Havzasında üretilen ürünler, Türkiye’nin 81 iline ve yurt dışına gönderiliyor. Stratejik ürünlerden biri olan domates, Ahlat İline çok önemli katma değer kazandırıyor.
Ahlat’ta, Erciş’te bir şeye daha şahit oluyoruz; “Tarla içi damla sulama ve Tarla içi yağmurlama sistemlerinin kurulması…” Bölge hayvancılık kadar, tarımda da önemli fonksiyonlara sahip…
Ahlat’tan yolumuz, Adilcevaz’a ve Erciş’e uzanıyor… Erciş İlçemiz, ‘deprem sonrası yaralarını bütünüyle sarmış…’ Erciş’in, ‘sahil yolu muhteşem…’ Parklar, bahçeler ve özellikle de, ‘yeşil örtü’ gözlerinizi dinlendiriyor…
Yola revan oluyoruz… Muradiye Şelalesi… Bendimahi Çayı, Van Gölüne dökülen en büyük debili akarsudur. “İnci kefalinin üreme alanı olan çay üzerinde Muradiye Şelalesi yer alıyor!” Tabi ki, Bahar Mevsiminde, çok farklı, insanı kendisine cezbeden/ veya hayran bırakan bir güzelliği bulunuyor.
Turizm açısından da, Muradiye Şelalesi bölgede önemli bir merkez konumunda…
Van İlimiz, bir milyonu aşan nüfusuyla; “Edremit, İpekyolu, Tuşba, Bahçesaray, Başkale, Çatak, Erciş, Gevaş, Gürpınar, Muradiye, Özalp ve Saray İlçelerine sahip… “
Van İlimizde 2022 yılı istatistiklerine göre, “133 bin 137 büyük baş ve 3 milyon 413 bin 510 küçükbaş hayvan bulunuyor…” Şunu görüyoruz, Doğu Anadolu Bölgemiz, ‘hayvancılıkta Türkiye’nin can damarı…”
Van İlimizde, “Van Kalesini, Van Kedi Villasını ve yolumuz güzergâhında Akdamar Adasını geziyoruz…”
Bu gezimizde şunu gördük, Türkiye’miz, ‘her şeyiyle zengin bir ülke…’ Bu ülkenin taşı, toprağı, suyu, havası sizlere ‘sağduyu çağrısı’ yapıyor; “bir ve beraber olursak, gümrah oluruz!”
Bir akıl, bir yürek olursak, ‘ekonomide de huzura çıkan yol eserini…’ birlikte yazarız!
Bu ülkede, “Hal Yasası…” mutlaka çıkarılmalı. “Üretici Kooperatifleri…’ iktisadi hayatımızın kan damarları olmalı… Köylünün ürünü, ne tarlada ve nede bağda veya bahçede kalmamalı…
Özellikle de, İllerimizde, “Özel İdareler ve Belediyeler, üreticiyi desteklemelidir.!”
Anadolu Tarım Liseleri, mesleki anlamda Türkiye’nin dört bir yanında açılmalıdır.
İnsanımız, toprakla buluşmalıdır… Mümkünse, ‘hobi bahçelerini…’ geliştirmeliyiz. Evlatlarımız, ‘elleriyle tohumu toprağa atmalı ve ondan sonraki süreci takip edebilme fırsatını yakalamalıdır.
Günün üç vaktinde sofrayı düşünürüz değil mi?
Peki ya, ‘millet olarak toprağı/ veya toprağa atılan tohumu ne kadar düşünüyoruz?’
Bizim için Muş İlimizden, Van İlimize/ veya Van Gölünün dört bir yanını görerek, dokunarak ve neticede düşünerek yolculuk yapmak bizlere büyük bir huzur verdi. O huzur nedir? Her bakımdan, ‘zenginliğimizdir…’ Gün, birlikte çalışma günüdür… Selam ve muhabbetle…