Bedrettin KELEŞTEMUR


ŞİDDET ÜZERİNE

FİKİR BAHÇESİ


ŞİDDET ÜZERİNE

Bedrettin KELEŞTİMUR

 

Şiddetin tarifini isterseniz, ‘beş duyunuzla Gazze’ye gidiniz!’

Şiddetin ne kadar çirkin bir şey olduğunu görürsünüz!

Albert Einstein ne diyorlar, “Şiddet ahlak seviyesi düşük erkeklere her zaman çekici gelmiştir!”

Burada en göze batan ifade nedir, “ahlak seviyesi düşük!”

Burada hemen karşımıza, “Esfeli Safilin!” kavramı çıkacaktır.

O kavram nedir, “Bir kişinin düşebileceği en aşağılık mertebedir!”

Isaac Asimov, “Şiddet, yetersiz kimsenin son barınağıdır!”

Bu ne demektir, “aklın bittiği veya sustuğu yerde…” şiddet vardır.

Sıklıkla yazılarımızda, “akıl, idrak, izan, şuur, vicdan deriz!”

İnsani değerlerle yola çıkmalıyız… 

O değerlerle birlikte duruşumuzu/ veya tavrımızı ortaya koymalıyız!

“Kadına şiddet kadar…” zalimane bir şey var mı?

İnsan için düşünecek olursanız, ‘şiddet asla kabul edilemez vahim bir durumdur’

Allah’ın Resulü (sav) şöyle buyururlar; “insanları, şiddetten çok güzel sözle yönetmenin daha iyi olduğunu hep hatırda tutmalıyız!”

İbrahim Suresi 24.ncü ayette şöyle buyrulur;

“Görmedin mi, Allah güzel bir sözü nasıl misal getirdi? 

(Güzel bir söz) kökü sağlam, dalları göğe yükselen bir ağaç gibidir…”

Mahatma Gandhi, “Sevgi insanlığın şiddet hayvanlığın kanunudur!”

Hadis, “İman etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de (kâmil manada) iman etmiş olmazsınız!”

Hemen söyleyelim, sevginin zıddı nedir, “nefrettir!”

Şiddete giden yolda neler vardır, “kin, nefret, haset veya bilumum kötülükler…”

Bütün mesele nedir, “sevgi seli/ veya şelalesi ile karanlığa ışık yakmaktır!”

Hz. Ömer, “Şiddet göstermeden güçlü, kuvvetli; zayıflık belirtmeden yumuşak ol…”

Vakarlı/ veya onurlu bir duruş göstermek insanı yüceltir…

Fussilet Suresi 34.ncü ayette şöyle buyrulur;

“Hem iyilikle kötülük müsavi olmaz. Sen kötülüğü, en güzel olan iyi hareketle önle.

O vakit bakarsın ki, seninle arasında bir düşmanlık bulunan, yakın bir dost gibi olmuştur.”

Zor yani nefsimize ağır geleni başarmak (husumetten iyiliğe dönüştürmek), erdemli insanın en güzel tavrıdır. Yazımızın başında, Gazze’yi sizlere misal verdim…

A. Lincoin, “Güç her şeyi fetheder. Ama zaferleri kısa ömürlüdür!”

Bizim temel felsefemiz, “insanı, bütün değerleriyle birlikte yaşatmaktır!”

O halde bizim en büyük kavgamız, “şiddete/ veya onun her türlüsüne olacaktır!”

Şiddetin olduğu yerlerde, “nefret, kin, husumet vardır!”

Şiddetin olduğu yerlerde, “sevgisizlik ve merhametsizlik vardır!”

“İki Büyük Cani” şiirimizde şöyle diyoruz;

“Şiddet şeytani, hiddet nefsani

Vermiş el ele iki büyük cani

Hamiyetin yükselen sesi hani?

Akıl, idrak, izan, şuur isterim

Selamete taşıyacak bir gemi…”

Bu ülkede, bu coğrafyada, “fikre, hür iradeye, düşünceye önem vereceğiz!” 

Dünya Sağlık Örgütü Şiddeti şöyle tanımlar; “fiziksel güç veya başka türlü zorlamalarla bir kişinin yaralanmasına, ölümüne veya psikolojik yara almasına neden olabilecek eylemlerin gerçekleştirilmesi demektir.”

Bu tanım bizlere Şiddetin boyutlarını ve de çeşitlerini de önümüze sermektedir. Günümüzde uygulanan her türlü şiddet tipine göre, “Fiziksel, Cinsel, Duygusal, Ekonomik ve Siber Şiddet…” olarak tanımlanırlar. 

Bir dörtlüğümüzde de şöyle deriz;

“Siyasetin verdiği nimetten külfet çıkar

İhtirasın serdiği topraktan afet çıkar

Kâinatta raksıdır sebepler marifetin

Hamiyetin derdiği nebattan ülfet çıkar”