Bedrettin KELEŞTEMUR


ŞİİR BAŞLIBAŞINA TEFEKKÜR

KONUK YAZAR


ŞİİR BAŞLIBAŞINA TEFEKKÜR

 

VATANIM

Vatanım, varlığım, var oluşum sen de

Sevinçlerim, acılarım, şerefim

Keleler, burçlar, fetihlerim sen de

İhya olur, vücut bulur eserim

Sen de ağlar, sen de güler yüreğim

Sen de, senin uğrunda gaza ederim

Yer, gök tanıktır, şehadetim sen de

 

BOYAR GÖZLER

Sarıdan kırmızıya kayar gözler

Güzün mor desenine doyar gözler

Gök kubbe, dağlar, nehirler tuval ’im;

Gönül kalemiyle boyar gözler

 

YORGUNA BENZER

Toprağımdan uzak kaldığım günler

Gözlerim ırakta sürgüne benzer!

Başımı yastığa koyduğum günler;

Düşlerim gurbette yorguna benzer

 

FELEK DÖNER

Felek döner eleye eleye

İçindekini bezeye bezeye

Öyle bir gönül kor ki, insanoğlu;

Yürümek ister fezaya fezaya…

 

AZI KALDI

Ömrümün çoğu gitti azı kaldı!

Mevsimlerin bilmem kaç yazı kaldı

Gençlikte yokuş tırmandık, bilmedik

Vücudun bize artık nazı kaldı!

 

KÖYE…

Köye yol, su, elektrik götürdük!

“Şehirde ne varsa köyde o olsun!”

Meğer köye ataleti götürdük

Demedik köyden kaçışa, ‘yuh’ olsun

Köyler nerede kaldı, taş konaklar;

Birbirine omuz veren konaklar!

 

KESTİLER…

Nasihat telkin edici kelamı kestiler 

Kalplere şifa verici selamı kestiler 

Kendi gönül doktorunu kaybetti cemiyet; 

Hak’tan rıza dileyici duamı kestiler! 

 

BAK ŞU MUSALLA TAŞINA

Bak şu musalla taşına, kimler geldi geçti?

Nice zalim kendi sarayını yaktı geçti 

Firavun kadar kapris, Nemrut kadar haris; 

Nice münkir, birer mesel olup geldi geçti!

YÜRÜMÜŞ!

Bugün yine sisli bir hava 

Dağları duman bürümüş!

Es rüzgâr serinliğin deva

Çiçeğe ferman yürümüş!

 

KAHRAMAN KİMDİR

Kahraman kimdir, sorarım kendime

Gönül yangını ile tutuşandır!

Feryadı ile çığlığı içinde;

Vakıf ruhuyla kendini aşandır!

 

BİZİ BEKLER

Uyan ey gönül, uyku bize haram!

Sohbet ehli civanlar bizi bekler

Gün doğdu, zaman dinler mi meram

Şûra için divanlar bizi bekler

 

PAZAR EYLEDİK

Hanemizi dua ile Pazar eyledik

Yolumuzu hak yoluna nazar eyledik

Gün doğumundan gün batımına her gün de;

Yürek teriyle vatanı hazar eyledik!

 

HAYAT

Hayat yürüyüş; sesli veya sessiz 

Bir rüzgâr beklerim yürek dolusu

Fetih türküsü çalınsın ezbersiz

Dünya sanki gurbete dönmüş hissiz

His dünyam esmelisin gürül gürül

Şafaklarda pırıl pırıl gözyaşı!

 

ADAM OLMAK

Gayretin gayretidir, ‘adam’ olmak

Hayretin hayretidir, ‘şifa’ bulmak

Hasretin hasretidir, ‘inam’ olmak

Şuurun lisanıdır, ‘vefa’ bulmak

 

SEHER VAKTİ

Seher vaktinin güzelliğine gel

Sessiz çığlıklar ne âlemde bir gör

Sükûtla vaktin erdemliğine gel

Rabbim neler yazmış âlemde gör

 

YAĞMUR

Yağmur sevincinde göğsüm genişler

Sanki her damlası ruhuma işler

Yağmur rahmettir, berekettir, sestir

Çorak toprak ebemkuşağı düşler 

Çorak gönül ebemkuşağı düşler 

 

 

 

 

 

İHANET

İhanet, cinnet, gaflet kolkola

Varın gidin yurdumdan derim size

Bilirim, cahille çıkılmaz yola

Dar gelir bu meydanlar yüreksize!

Bayrağa sarılırsa vermez mola

Bu milletin hışmı büyür haksıza!

 

FİNCANA SIĞMAZ

Fincana sığmaz türküler şarkılar

Bir yudum içimi aşkla garibin!

Efkârlı gözyaşını telve siler

Bir sohbet tadımı ehli zarifin

 

DÜŞÜMDÜR

Sevincin sevincim, acın acımdır!

Kederden ak düşen benim saçımdır

Güneş doğsun vatanımın her köşesi,

Hikmetin nuruyla bezensin, düşümdür!