Bedrettin KELEŞTEMUR


SÖZÜN ÖZÜ ŞİİRDİR

FİKİR BAHÇESİ


 

KIRMIZI ÇİZGİ

Kırmızı çizgi nedir, neyin nesi?

Şehitlerimin vatan kokan hanesi

O anı, gönül gözüyle görenler

Bir aşk, yürek selinin ifadesi

Haddi aşanlar; sağırlar, dilsizler

Kalbi katılaşanlar, asıl vatansızlar!

Ardında batan ah, güneşler sızlar

 

AF DİLE

Ruhumdan yükselir gizemli seda!

“Af dilemek!” hakka yönelen eda

Huzur bulmak ister elbet her gönül

Duadır bizlere, en kutlu nida

 

NASIL YAŞARSANIZ!

“Nasıl yaşarsanız öyle haşrolursunuz!”

Gölgeler; “secde eden gölgeler!”

Kalbinizi size okur, gölgeler

Gün uzar, kâh kısalır gölgeler

Işığın raksında döner gölgeler

 

DİRİLİŞİN HUZURU

Gündüzü, karanlıktan süzülürken

Hele bir gör, ufkumu seyre dalar.

Karanlık, yorgan gibi dürülürken!

İçime dirilişin huzuru doğar

 

HAKKI ARARSA

Kalbinde zikrin aşk ile çarparsa

Dert edinmezsin; ne makam, ne parsa

Vasıl olur gaye, seninle yürür

Bilumum amelin Hakkı ararsa…

 

BÜYÜK VATAN

Büyük vatan için biz, TURAN deriz

Kalbimizde zikir biz, KUR’AN deriz

Bir büyük nimete erişmek için

Kutlu nefere biz, ALPEREN deriz.

 

SULHA ÇAĞRI

Sulh, sükûnet huzurla gelen nimet

Bil ki, savaşın içinde hezimet!

Yıkılmasın şehirler; tarih, kültür…

Bir belâ gibi inmesin husumet!

 

VUSLATIN TAŞIR

İmsakla iftar arası serüven

Gün ışır yüreğim, vuslatın taşır

Aşk nağmesinde dönerim gayri ben;

Ben, ‘ben de değilim’ hasletin taşır!

 

ORUÇ

Oruç, insanın kendine dönmesi

Resul izinde arınması

Ulu gayeler içinde boyanması

Çarpar yürekler; Mevla’ya, Mevla’ya…

 

EY NEFİS

Ey nefis sürme atını içime!

Dünya hevesleri batar dişime

Kuru kavga, zehir döker aşıma;

Gönül kalmaz, fesat sokar içime!

 

GÜN YÜZÜNE

Gün yine puslu doğar

Işığı mahkûm eder!

Zihnim, ışığa çağrı;

Ruhumu teskin eder

Gül kokulu gün ister

Gül yüzüne bahtım der

 

ÇOCUK NE BİLİR?

Bakar çocuk; anne-baba eline

Ne aldın diye hükmeder diline

Yürek yangını, “YOK” diyen yüzlerde!

Masum ne bilir, gam düşer beline

Çocuk gönlüne girmeyi dilerim

Tebessümle gözyaşını silerim