Bedrettin KELEŞTEMUR


SULH VE BARIŞ İSTERİM

FİKİR BAHÇESİ


SULH VE BARIŞ İSTERİM

 

Âlem barıştan yana durulmadı

Barış için öfkeler durulmadı!

Bizden sonraya sual sorulmadı

Hiç kimse huzur için yorulmadı

Haksız yere her savaş cinayettir

İnsan katletme nasıl bir niyettir?

Böyle bir romanın adı, ‘cinnettir’

 

SULH VE BARIŞ

Sakin bir ruhla baktın mı âleme?

Berrak su gibi aktın mı kâleme?

Yangına körükle giden Nemrutlar!

Mazlum üzerinde oyun dileme,,.

 

HAYRAN KALIRIM

Sure-i Yusuf’a hayran kalırım

Kıssa-ı ibretle seyran ederim

Güvenli her sözden reyhan alırım

Adil dağıtıma bayram ederim!

İnsanım, makam-ı Yusuf bekler

Gönüller irşada edep bekler

 

SİTEM DÜŞTÜ

Mısralar dizi dizi feryadımsın!

Kırağı düşer gibi ilham düştü

Şiirim, sanatım, ufkum, nedimsin

Iraklarda gönlüme sitem düştü

 

İSTİMDAT OLUR

Niyetin, âmelin feryada düştü

Karun gibi gözler hüsrana düştü

Belâ deryasında imdada düştü

Dertlen, hak katında istimdat olur

 

MARİFET OLUR

Acı derttir, kederdir, seldir, afettir

Bütün bunlar nasıl bir hal, davettir?

Hüsnüniyet üzerine savlettir

Gönül yangınları marifet olur

 

FERASET OLUR

Alın teri, gözyaşına karışsın,

Yol, yordam bil; kul hakkıyla barışsın

İyilikler, sevdanla bir yarışsın,

İşte, derde derman feraset olur

 

NEDAMET OLUR

Aczin gafletle birleştiği yerde

Mazlumun yanan yüreği de orda

Bir düşün meydan kalır mı namerde?

Nasihat alana nedamet olur

 

PARA DENEN MERET

Para denen meret, ipsizi bey eder

Şatafatı seyret, soysuza kul eder

Alımlı, çalımlı yürüyen biçare

Şu dünya lanet (!) gözleri kör eder

 

DERMANIM GİTTİ

Gök boşluğuna gözlerim dalıp gitti

Sonsuz azametine dermanım gitti

Örümcek yuvasını yapmaktan aciz

İdrakim ilahi vecdi tadıp gitti

 

İKİ KAVRAM

İki kavram; öğrenmek ve kıskanmak

Birinde güzeli hayırla anmak

Dağlar gibi sabit, içinde ahenk

Diğerinde nefsini sultan sanmak!

 

BU SEVDA

Bazen yol bekler, bazen yolcu bekler

Gurbette düşler bazen sıla bekler

Hasretin gözyaşı hüzünle akar

Toprağın kokusu yağmuru bekler

Ne gönül, ne toprak çorak kalmasın!

Bu sevda rüzgârsız, bitap kalmasın

 

SEVGİ DERTLERE HEKİM

“Dışı içine esir, içi dışına hâkim”

Korku vicdana tesir, sevgi illete hekim

Şiirden taşan nesir, mısralar asıl rakım

Payda da ortak kesir, ortak gayeye hâkim

Gölgeler mi bize sır, aynaya düşmüş resim

 

YÜKSELMEK

Yükselmek, ne dalsız ne budaksız olur!

Yükselmek, ne kolsuz ne kanatsız olur

Ümitler fışkırır, dalgalar kadar sert;

Yükselmek, ne alsız ne yüreksiz olur

 

HAZAR BULURUZ

Her gün duayla yıkanır, arınır

Takva boyasıyla huzur buluruz!

İman, islâm atlasında barınır

Şükür niyazında huzur buluruz!

İhlasla, hak menziline sarınır

Gönüller seferde hazar buluruz!