SULH VE BARIŞ İSTERİM
Âlem barıştan yana durulmadı
Barış için öfkeler durulmadı!
Bizden sonraya sual sorulmadı
Hiç kimse huzur için yorulmadı
Haksız yere her savaş cinayettir
İnsan katletme nasıl bir niyettir?
Böyle bir romanın adı, ‘cinnettir’
SULH VE BARIŞ
Sakin bir ruhla baktın mı âleme?
Berrak su gibi aktın mı kâleme?
Yangına körükle giden Nemrutlar!
Mazlum üzerinde oyun dileme,,.
HAYRAN KALIRIM
Sure-i Yusuf’a hayran kalırım
Kıssa-ı ibretle seyran ederim
Güvenli her sözden reyhan alırım
Adil dağıtıma bayram ederim!
İnsanım, makam-ı Yusuf bekler
Gönüller irşada edep bekler
SİTEM DÜŞTÜ
Mısralar dizi dizi feryadımsın!
Kırağı düşer gibi ilham düştü
Şiirim, sanatım, ufkum, nedimsin
Iraklarda gönlüme sitem düştü
İSTİMDAT OLUR
Niyetin, âmelin feryada düştü
Karun gibi gözler hüsrana düştü
Belâ deryasında imdada düştü
Dertlen, hak katında istimdat olur
MARİFET OLUR
Acı derttir, kederdir, seldir, afettir
Bütün bunlar nasıl bir hal, davettir?
Hüsnüniyet üzerine savlettir
Gönül yangınları marifet olur
FERASET OLUR
Alın teri, gözyaşına karışsın,
Yol, yordam bil; kul hakkıyla barışsın
İyilikler, sevdanla bir yarışsın,
İşte, derde derman feraset olur
NEDAMET OLUR
Aczin gafletle birleştiği yerde
Mazlumun yanan yüreği de orda
Bir düşün meydan kalır mı namerde?
Nasihat alana nedamet olur
PARA DENEN MERET
Para denen meret, ipsizi bey eder
Şatafatı seyret, soysuza kul eder
Alımlı, çalımlı yürüyen biçare
Şu dünya lanet (!) gözleri kör eder
DERMANIM GİTTİ
Gök boşluğuna gözlerim dalıp gitti
Sonsuz azametine dermanım gitti
Örümcek yuvasını yapmaktan aciz
İdrakim ilahi vecdi tadıp gitti
İKİ KAVRAM
İki kavram; öğrenmek ve kıskanmak
Birinde güzeli hayırla anmak
Dağlar gibi sabit, içinde ahenk
Diğerinde nefsini sultan sanmak!
BU SEVDA
Bazen yol bekler, bazen yolcu bekler
Gurbette düşler bazen sıla bekler
Hasretin gözyaşı hüzünle akar
Toprağın kokusu yağmuru bekler
Ne gönül, ne toprak çorak kalmasın!
Bu sevda rüzgârsız, bitap kalmasın
SEVGİ DERTLERE HEKİM
“Dışı içine esir, içi dışına hâkim”
Korku vicdana tesir, sevgi illete hekim
Şiirden taşan nesir, mısralar asıl rakım
Payda da ortak kesir, ortak gayeye hâkim
Gölgeler mi bize sır, aynaya düşmüş resim
YÜKSELMEK
Yükselmek, ne dalsız ne budaksız olur!
Yükselmek, ne kolsuz ne kanatsız olur
Ümitler fışkırır, dalgalar kadar sert;
Yükselmek, ne alsız ne yüreksiz olur
HAZAR BULURUZ
Her gün duayla yıkanır, arınır
Takva boyasıyla huzur buluruz!
İman, islâm atlasında barınır
Şükür niyazında huzur buluruz!
İhlasla, hak menziline sarınır
Gönüller seferde hazar buluruz!