Bedrettin KELEŞTEMUR


TEKLİF BİZLERDEN

FİKİR BAHÇESİ


TEKLİF BİZLERDEN

Bedrettin KELEŞTİMUR

Teklifimiz kimedir, Muş Valimizedir... 

Bu makamın şahsında, Muş İlimizin, resmi-sivil kurum ve kuruluşlarınadır.

Bu kadim şehri, bu şehrin insanını merkeze alarak, “Uluslararası Malazgirt-1071 Şiir Akşamlarına...” candan ve yürekten, “Bismillâh...” diyelim. 

Muş İlimiz, Malazgirt-1071 ile Gazi Alparslan ile bütünleşmiş bir şehrimizdir. 

Özellikle de, Muş İlimizin en nezih zaman dilimi olarak da bilinen, “Hızır ile İlyas (as.) buluştuğu 6-8 Mayıs 2026 ayı...” tarihi bir özlemin de müjdesi olsun. 

Şiir, Sanat, Edebiyat, Musiki deyip de geçmeyiniz efendim... 

Bizlere, “Çanakkale’yi yaşatan...” dünü, bugünlere taşıyan şairlerimiz, ediplerimiz, mütefekkirlerimizdir. 

İstiklal Mücadelesi Tarihimize bizler, hakeza şairlerimizle dokunabiliyoruz.

Malazgirt-1071 farklıdır... Malazgirt-1071’de, bu millete “ebedi vatan kapılarını açan tarihimizin en kutlu zaferidir. Bir bakıma, zaferlerinde anasıdır/ tacıdır...”

Allah’a hamd olsun, Malazgirt Zaferi artık her yıl en üst düzeyde kutlanmaktadır. Malazgirt’ten Türk Dünyasına; ‘bir ve beraber olma şuuru taze bir kan misali depolanır!” 

Muş İlimiz de, kendi şehrindeki şairler, edipler, mütefekkirlerle birlikte Türkiye’mize, Türk Dünyasına muhabbet dolu selamlarını, kelamlarını niye taşımasınlar. 

Artık günümüzde Muş İlimizde, “Alparslan Üniversitesi...” bir ilim ve irfan merkezimiz bulunuyor. Tarihi birikimleriyle de bilinen ve “Alparslan...” eserini de kaleme alan, ‘tarih şuuru güçlü’ bir Rektörümüz var.

Bu ülke insanını, gönül coğrafyamızı buluşturan, “ses ve söz iklimidir!” Fırat’ın en güçlü kolu olan Murat Nehrinin, ‘hoyrat esintilerini...’ onun esenliğini yüreklerimde hisseder ve ferahlanırım...

21.nci asırda bizleri buluşturan, “ilim, hikmet, marifet dünyamızdır!” O dünyamızla birlikte, Muş İlimizden, ‘şiirle, sanatla, edebiyatla, musikiyle tarihi ve kültürel köprülerimizi daha da güçlendirelim...’ Gelecek nesillere, bu tarihi zarafeti, nezaketi, inceliği ve bütünüyle şiiriyatı taşıyalım. 

Yahya Kemal Beyatlı, Malazgirt’i nakış ve bakış işler;

"İklîm-i Rûm’u tuttu cihangîr savleti

Târîh o işde gördü nedir şîr savleti

 

Titretti arş ü ferşi Malazgird önündeki

Cûş ü hurûş-ı rahş ile şemşîr savleti

 

On yılda vardı sâhil-i Kostantaniyye’ye

Yer yer vatan diyârını teshîr savleti

 

Ey şanlı cedd-i ekberimiz âb-ı tîginin

Bî-hadd imiş güneş gibi tenvîr savleti

 

Tasvîr eder mi böyle şehinşâhı ey Kemâl

Şimşekten olsa şi’rde ta’bîr savleti”

Malazgirt Destanıyla birlikte ilk hafızalara gelen isim şüphesiz ki, Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu ’dur;"

Önde yalın kılıç Türkmen Başbuğu,

Ardında Oğuz’un elli bin tuğu…

Andırır Altay’dan kopan bir çığı,

Budur, peygamberin övdüğü Türkler

Ya Allah… Bismillah… Allahûekber!”

Bayrak Şairimizin, Malazgirt Şiirini kaçımız biliyoruz? Arif Nihat Asya’nın, Malazgirt Şiirinden;

“Bir Cuma sabahı, semaya karşı,

Malazgirt’te elli dört bin er.

Bestelediler en güzel marşı;

Allah-u Ekber, Allah-u Ekber.”

Yazılarını yıllarca okuduğumuz Ömer Öztürkmen, Malazgirt Şiirinde şöyle diyecekler;

“Geliyor ışıktan kopmuş askerler

Allah’a uzanmış eller geliyor

Kalk ayağa kubbe ol ey yer

Göklerce minareler geliyor”

Bütünüyle, ‘tevhit boyası...’ sizleri asırlara taşıyor. 

Şairimiz Halil Gökkaya’yı da bu vesileyle yâd edelim;

“Böyle bir Ağustos, böyle bir Cuma, 

Selçuklu bahtına konar Malazgirt...

Alparslan önünde diz çöker Roma,

Küfrü kıymık kıymık yonar Malazgirt...”

Bizler, bu tarihi coğrafyada, “Malazgirt’e, Şehit ve Gazilerimize selam duruyoruz;

Heybeti, şehit ve gazilerimle abideleşen dağlar!

İlham; şairin gönlünde, dağlar o gönlün şafağında! 

Dağlar eğiliyor yol boyu alınlarından öpelim diye! 

Eğilen dağlarla, çağları selamlıyoruz bir bir!”

Malazgirt’i, 83 milyon insanıma bir aşk, bir vecd, bir iman ve aksiyon içerisinde ‘nasıl anlatırım’ tartışmak isterim. Tarih, sadece okunmak için değil, ‘yaşanmak’ için de vardır. 

Malazgirt -1071 Şiir Akşamlarıyla birlikte, Muş İlimizde, Türkiye genelinde;/ Gönül Coğrafyamızı da içerisine alan; “Malazgirt konulu ödüllü roman, hikâye, araştırma ve inceleme, makale, şiir yarışmaları düzenlenmeli!”

Bunun adı nedir?

Çok güçlü ve netice itibariyle de verimliliğine inandığımız, Atölye Çalışmaları...” Bu şehir kendi bağrından, “bilinen ve tanınan şairlerini, ediplerini, mütefekkirlerini çıkarmalıdır!” Bizler, Uluslararası Malazgirt-1071 Şiir Akşamlarını, “Türk Dünyası Kültür Şenliği...” olarak da her yıl geleneksel olarak kutlamak isteriz... 

Teklif Ediyoruz, “Altaylardan Malazgirt’e...” Sultan Alparslan Anısına, “Vatan Temalı...” Uluslararası Malazgirt-1071 Şiir Akşamları...” 

Böyle bir Şiir Akşamları, “Ecdada Sıla-ı Rahimdir...” Milletçe, “Tarihi Tefekkürdür...” 

Muş İlimize yakışanı yapalım... Kendi kimliğimiz, tarihimiz, kültürümüzle buluşalım...

Teklifimize inşallah hayırlı bir cevap bekliyoruz...

26 Ağustos 1071 Malazgirt’ten 26 Ağustos 1922 Kocatepe’ye Büyük Taarruza; “Vatan Oluşun… Bayrak Oluşun… Millet Oluşun… Devlet Oluşun ruh iklimiyle tarihin Zafer Meydanlarına bir daha merhaba diyoruz. Gazilerimizi, Şehitlerimizi rahmetle, minnetle, şükranla anıyoruz. 

Selam ve Muhabbetle...