VUSLATA EREMEDİNİZ
Para dediniz, pul dediniz, ne oldu?
Vatanadaşın gönlüne giremediniz!
Bahar oldu, garip; gönlünüz solsu!
Bir gül bahçesine giremediniz
Düz olan yolları yokuş sandınız
Kalbe dokunmayan söze kandınız
Vatan için yok mu vuslat andınız (şarkınız)
Gel gör ki, vuslata ermediniz!
BİR ÖMÜR BOYU
Evimin yolunda bir ömür boyu
Huzuru yudumlayarak yürüdüm
Söz orucunu aktimi bozmadım
Yüreğim titrer bir hoşsedaya…
Dünya fani, hayat kısa; hasretim,
Gözyaşıyla dolu dolu yürüdüm
HARPUT’TA
Harput’ta, gül bahçesine girenler
Şehitler, sadıklar, sıddıklar yolu
Hayatı cennet misali yoranlar
Tarikat, marifet, hakikat yolu…
Ehli kamil insan sırrı soranlar,
Âlimin ışığında yürür yolu
HARPUT’TA ANKUZU BABA
Bir Veli, bir şehit, fütüvvet ereni
Harput’ta, Ankuzu Tepesi’nde
Atının nal izleri toprağa akmış
Kanıyla asırları şahit tutmuş
“İnna fetahne leke fethen mübinen”
Ayetine mazhar olmuş bir Veli
Şehadetiyle asrın Alpereni
Selâm Allah’ın veli kullarına
YEŞİLE BOYAR MISIN?
Yeşile boyar mısın dağlarımı?
Dört yana sürgün veren dallarımı
Gaye-ufuk diyerek yürünmeli
Nesiller koparmasın bağlarımı!
Kızıl düşler sarmasın bağlarımı!
BU COĞRAFYAYA
Bu coğrafyaya vatan; vatandaş ol!
Şehadete erenlerle yandaş ol!
Tevazu kanatlarını indir
Sabırla, kızıl öfkeleri dindir
Bu ülkeye sadakatsiz geçilmez
İfsada düşenle yollar geçilmez
Tartıya al kendini, haddini bil!
Hak’ka verdiğin sözü, andını bil!
MANEVİ İHRAM
Harput, manevi ihramını giymiş!
Senin ihramın, Sıla-ı Rahimdir
İhtişamla değil, ihtiramla yaklaş
Gönül gözüyle Harput’u seyre dal
Gözyaşı dök ki deryalara aksın
KİBİR
Kibir, ademi kemiren zalim kurt!
İblis suretiyle dünyaya inmiş
Bilmem içi küf tutmuş köhne bir yurt
Resmiyle ademin ruhuna sinmiş!
MİLLETİN SEVDASIYLA
Er meydanında nasıl güreşilir?
Kafa, kol, künde nasıl kapışılır?
Milletin sevdasıyla yüreklere
Işık tutan gayretle ulaşılır!
DÜNYAYA HARÇ DÖKENLER
Kin, nefret, haset tohumu ekenler
Hikmete, marifete set çekenler
Gayreti dünyaya harç dökenler
Dizlerine vura vura gittiler
Bin ahla, savrula savrula gittiler
TÜRKÇE SES BAYRAĞIM
On üç Mayıs bin ikiyüz yetmiş yedi
Bir gür ses yükselecek Karaman’dan
Türk Diline sahip çıkan yürekler
“Türkçe ses bayrağım” dalgalanacak
Karamanoğlu Mehmet Bey’i yad eder
Türekçe duyan gönüllere selâm eser
BAHAR DAĞIT!
Âleme tebessümle sadaka dağıt
İçindeki tasayı bir bir dağıt!
Tevazuunla kanat aç gönüllere
Gönüller kapısından, ‘Bahar’ dağıt!
Bahar; yeşil, huzur, çiçek, uygarlık
Rüzgâr ol, âleme esenlik dağıt!
YÜREĞİMLE
Hoyratla dağlar, vadiler aşarım
Fırat misali bereket taşırım
Vatan; imandır, aşktır, yürektir
Yüreğimle coşa coşa yaşarım!