Bedrettin KELEŞTEMUR


YANSIN ŞAMDANLAR

FİKİR BAHÇESİ


YANSIN ŞAMDANLAR

 

Yansın şamdanlar, yansın dört yana

Gün doğumunda sıcaklık,

Günbatımında serinlik,

İçimizdeki esinti, 

Ufka düşer kızartısı

Çizilir, alımlı nazar…

Güneşin doğuşu ve de…

Uzanır bahtım, sabır yayı…

Gölgelere düşer tavrım;

Ben kıyamda, gölgem secde de,

Sessiz bir teşbihin ruh halinde

İnleyen ben miyim, gölgelerim mi?

Uzanır semaya ellerim,

Dillerim kanatlanır

Tevbe dolu hıçkırıklar…

Gözyaşına boğulur, Temmuz sıcağı

Dinle gök gürültüsünü (Ra’d Suresi)

Yıldırımların akışını…

Kâinat titrer, teşbih ederken!

Gören gözlerde mahzun yakarışlar

Çığlığım, uyanışa

Günahlarımı siler mi gözyaşı?

Şüphelerden korkularıma kaçarım

Korkular, acılarıma gem vurur

Dert kervanı yürür

Hayallerimi kasıp kavurur

Niyetim, amelime ayna…

Kaynar içimde kâinat;

Dünya tarlası, vebalim

Vebalimi omuzlar gezerim

Bir ömrü gözyaşında süzerim

Şairin imlasında gözyaşı…

DOKTOR SADIK AHMET’E

(Akrostiş Şiir)

Sadakat nedir? Ahmet’ime sorun

Adalet, hukuk istedi, Türk için

Dedeağaç, Gümülcine, İskeçe

Istırabında, kanayan yaranın!

Kalbinde hasreti, Türk Yurdunun

Alnı açık, adımları hak için

Hürriyet, insanı yaşatan ruh da…

Memleket isterim, gözleri aydın

Erdemli yolda yürürken de rahat

Ta ki, kahramanlar şahadet eder.

BASIN BAYRAMI

Kalem fikri hür, vicdanların sesi

Zıtlar içinde ahenk ifadesi

İnsanla anılır, hürriyet kalesi

Devlet olmaya, millet olmaya hey!

Fazilet mücadelesinde, Basın

Ülkemde, erdemli insan yaşasın

HAYATIN HER ANI

Hayatın her anını ibadet bil

Güzel hasleti kendine adet bil

İhlasla bak, kâinat sarayına;

Her zor anını Rabbinden medet bil

Huzura doğan günü saadet bil

İyilik ile ihsanı Cevdet bil

Gök kubbeni kandillerle donatmış;

Her kıyamda miracını avdet bil

ANADOLU’M

Anadolu’m şefkat dilim, dost dilim

Sakarya ecdadın şahadet dili

Destanlar, masallar, efsanelerle;

Yüreğimin çağrısı, Yunus Dili

Taptuk, Hacı Bektaş, Ahi Evranla;

İl tutmuş, yurt tutmuş gaziler;

Gazi Erenler, Alplar, Alperenler

Manevi harcında, vatanın dili

DAĞLARI AŞMAK

Bugün, dünden daha iyi olmalı

Düne özlem, sıla-i rahim için

Yarına emin yürekler olmalı,

Yüreklerle dağları aşmak için

SEHER VAKTİ

Seher vakti uyanık, daha diri

Esen seher yeli, bir dua gibi

Her yer karanlık, sükûtun alevi

Ellerle yüzler semaya açılmış

Rahmet kapısına gözyaşı döker

Vuslat Köprüsünde çığlık çığlığa

Bin ah çekeriz derinden derine

Kader ağına attığı zamandan

GÜNEŞ DOĞUDAN DOĞAR

Güneş doğudan doğar, doğuda sır

Kâinat, batıdan doğuya doğru döner

Uygarlığı yaşayan nice asır

Tevhit dilinin ışıkları yanar

O ışıklarda, nur üstüne nur yağar

Üç kıtanın birleştiği yerdeyiz

Bu yerler, tarihin doğduğu yerler

BAYRAM GÜNEŞİNİ

Bağrıma bastım bayram güneşini

Hasretle yudumlarım sevincini

Bugünlerde barışın güvercini

Uçurtmalıyım söz muhabbetinde

Bir ömre bedel bayram sabahını

Çocuksu duygularla sevincini

Yaşamak isterim her gün doğuşunda…

İZ OLSUN

Bir söz söyle, akıllarda iz olsun

İz olsun ki, yolunda yürüsünler

Kutlu günler baharımız, yaz olsun

Işık veren civanlar yürüsünler

HUZUR İSMİYLE

“Huzur” ismiyle çağrılmak isterdim

“Gönül Kervanına” katılmak isterdim

Coğrafyam, ‘vatanlaşsın’ bütün derdim

Bin asrı, ‘halde yaşamak’ isterdim!