Bedrettin KELEŞTEMUR

Tarih: 05.10.2023 20:33

ANADOLU (DÖRTLÜKLER)

Facebook Twitter Linked-in

ANADOLU (DÖRTLÜKLER)

Bedrettin KELEŞTİMUR

Yeşil kilim gibi uzanır baktım,

Anadolu, bozkır yolunda bahtım

Gönül dünyasında çağlayan tahtım

Düşlerim sevgiyle yoğrula dursun

Gök mavisi serinliğinde adım

 

GANİRE PAŞAYEVA’YA…

Kahramanlar gölgesi uzun olur

İkindi güneşine benzer yüzü

Göçleri yüreklerde hüzün olur

Vatan gibi sevdaya benzer gözü

Yıldızlar kayarsa gün hazin olur

Yesevi ırmağına benzer sözü

 

YÜREĞE DOKUN

Yazdın mı hakikat, yüreğe dokun

Dokun hele ağlayan nağmelerle

Türküler, sineye saplanan okun,

Yarasını dağlayan nağmelerle

 

TÜRK ASRINA

Bir nesil geliyor, sessiz sedasız

Yirmi birinci asra, Türk Asrına;

Ufka, dolunayın doğuşuna bak;

Sağduyu yürüyor, vuslat yolunda

Yürekten yüreğe muştular bizi

Karanlığın çekilmesi yakındır

Gönül kanat çırpar, Türk Asrına

 

İKİLİK AZAPTIR

Birlik haktır, eliftir, yüceliktir

İkilik, ruha azap cüceliktir

Birlikten güç doğar, hayat doğar

İnsan olmaya murat, haceliktir

 

MÜSLÜMAN’IN VELİSİDİR

“Müslüman, Müslüman’ın velisidir”

Bu sevda, aşk yolunun delisidir

Gönlü irfan, marifet meclisidir

Her güzellik hakkın tecellisidir

Gönülden gönüle yoldur varana

 

YÜRÜMEK

Yalnız yürümek, yalnızlığa doğru

İz bırakmadan, sessizce yürümek

Ölüme yürümek, kadere yürümek!

Söz bırakmadan vuslata yürümek

Ne keder, ne korku halvete yürümek

Gözyaşı döker, deryaya yürümek!

 

HAFIZA

Kökünde kâh ‘hafız’ kâh ‘hafeze’

Her ikisi de kutlu kavram bize

Âdem, kâinatın sırrı, özeti

Akıl, beyin maveradan yol bize

 

GELSİN MUNZUR SUYU

Sevdanız Ferhat olsun, gelsin Munzur!

Sudan yana şehrimiz bulsun huzur

Bozkır Anadolu çöle dönmesin;

Derin kuyularda kalmasın mahsur

 

ŞİİR

Şiire, ‘nutku ilahi’ deriz biz

Kalbe ilham doğar, mutmain olur

Sözün sanatı, zarifi deriz biz,

Gönül çağlayanında emin olur

 

TURAN DEDİ

Doksan üç yıldır, Elâzığ ‘TURAN’ dedi

Dört nesil, idealim; ‘TURAN’ dedi

Sağduyunun sabırla sesi oldu;

Şehrin aksaçlıları, ‘TURAN’ dedi

Limana yaklaşan, “amiral gemisi”

Bir tatlı esintiyle, ‘TURAN’ dedi

 

OMUZLAR

Gün olur, kâinatı omuzlar

Gün olur, şehadeti omuzlar

Başlar, omuzlar üstünde;

Bir büyük vebali omuzlar

 

DUY BENİ HAKİKAT

Duy beni hakikat, dinle ey gönül

Kerem et, Aslı’na dön de gel gayri

Hani gül ikram eden dervişlerin

Ferhat yüreğini al da gel gayri

 

RESUL OKULU

Gökteki yıldızlar, Sahabe yolu

Yoldaki ışıklar, Kur’an’dan kelâm

Nur halkası onlar, Resul Okulu

Dert tebessümde, çileye selâm

 

EDİRNE’DEN ÜSKÜP’E

Edirne’den Üsküp’e, Kosova’dan Varna’ya

Türk’ün yüceliğini sorun uçan turnaya

Bir asma dalındaki akçeyle bakın Bosna’ya;

Yaraya merhem adlin gür sesinde duyulur.

 

İSİMLER

İsimler, biçilmiş elbise gibi

İnsan, o ismin özü, kimliği

Her iki âlemin bestesi gibi

Hafızalarda yerleşir kimliği


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —