Bedrettin KELEŞTEMUR

Tarih: 17.01.2023 18:25

ANKARA’NIN BAŞKENT OLUŞU VE MÜŞTAK BABA

Facebook Twitter Linked-in

ANKARA’NIN BAŞKENT OLUŞU VE MÜŞTAK BABA

Anadolu o kadar farklı ki, Anadolu’nun o ruhani iklimini iyi okumalıyız.

Şairimiz Ali Akbaş bir şiirlerine ne diyorlar;

“Gördüm ki, her şehrin bir sahibi var

Her sahibin bir naibi var

Hacı Bayram, Hacı Bektaş…

Adım adım, taş taş mülkü tapulamışlar

Ve bizi himmetlerine alıp bekleyedurmuşlar!”

Anadolu’nun, ‘manevi fethini’ iyi okuyalım.

Gönül erenlerini, Horasan Erenlerini iyi tanıyalım.

Onlar, “yetmiş iki millete bir gözle bakan…”

Mensubu bulunduğu toplumu, “hayra ve iyiliğe çağıran…” Allah dostlar, kâmil insanlar,

Veli insanlar, toplumun, ‘aksaçlı bilgeleri…’

Günümüzde, 21. Asırda; 'gönüllü kuruluşlar…''sivil toplum örgüleri…'  'edebi mahfiller…' bu olgunluğa erişmeliler! 

Kur'an'da ki, 'ayetin çağrısını…' yorumlayabilmeliler! 

“Yine onlar, Rablerinin davetine icabet ederler ve namazı kılarlar. Onların işleri, aralarında danışma iledir. Kendilerine verdiğimiz rızıktan da harcarlar” (Şura, 38)

Toplumda,  'ortak akıl…' oluşturma;  'şura- istişare!' iledir. Keyfilik yoktur;

 

Sözümüzü nereye getireceğim, Ankara’nın Başkent oluşu…

O, ‘oluşa’ bu milletin manevi rıhtımı da diyebiliriz…

Müştak Baba, 1759-1832 yıllarında yaşamış bir sufi şair. Aslen Bitlisli olan Müştak Baba kendilerine, Muş İlimizi yurt edinirler. Burada hayat sürerler.

Bu kutlu zat, Ankara’ya uğrar… Hacı Bayram Veli’nin türbesini ziyaret ettiği sırada,

Gönlünü dolduran ilhamla, ‘asırlara seslenir’

O seslenişte, Ankara’nın Başkent olacağı müjdesi vardır.

Müştak Baba şiirinde;

“Me’va-yı nâzeninde kim elf olursa efser

Lâ-büdd olur o me’vâ İslambol ile hem-ser

 

Nun vel kalem başından alınsa nun-ı Yunus

Aldıkça harf-i diğer olur bu remz azhar

 

Miftah-ı Sûre-i Kaf serhaddi kaf ta kaf

Munzam olunmak ister ra-yı Resûl Peygamber

 

Hay huy ile ahir maksud oldu zahir

Beyt-i veliyy-ül-ekrem el-hâc iyd-i ekber

 

Ey pâdişah-ı fahham sultan Hacı Bayram

Ruhan ister ikrâm Müştâk abd-i çâker”

 

Ebced Hesabında şöyle ifade edilir;

Efser’den, Türkçe “A” harfi karşılığı

Nun’dan,  Türkçe “N” harfi karşılığı

Kaf’dan,  Türkçe “K” harfi karşılığı

Resul’dan,  Türkçe “R” harfi karşılığı

Hay’dan,  (ismin “E, A” hali karşılığı

Ebcet hesabıyla, 1341 yılına işaret ederler. 

Bu konularda, ‘makaleler yazıldı…’ Eserler verildi… Bir şey var ki, Anadolu’nun manevi iklimi, o iklimin üzerimizdeki tesirleri… 

Müştak Baba, (1759-1832) tarihleri arasında yaşamışlar. 90 yıl öncesinden, Ankara’nın bu milletin, “Başkenti olacağı…”  müjdesini veriyorlar. 

Burada, İstanbul’un fethindeki o manevi havaya biraz dokunalım!

İstanbul’un fetih müjdesini, Sultan Murad’a Hacı Bayram Veli verecekler.

İstanbul’un fethini ne sizler ve ne de ben dahi görmeyeceğim…

Bu kutlu fethi, “şehzadeniz Mehmed ile bizim Akşemseddin’e nasip olacaktır!”

Hacı Bayram Veli’nin mürşidi Şeyh Hamidi Aksarayi (Somuncu Baba) dır.

Somuncu Baba’yı, Bursa Ulu Cami’nin açılışındaki, ‘ruhani iklimden’ biliyoruz.

Ulu Cami’de, ilk hutbeyi okuyacaklar. Bu hutbe de, Fatiha Suresini;

‘yedi manada tefsir edecekler’ Bu tefsirde herkes nasibine düşeni alacaklar.

“Samsun’dan Ankara’ya…”  o tarihi serüveni düşünmenizi isterim…

O serüvende, “bin yıl İslam’ın bayraktarlığını yapan bu milletin…”

Şehadet yolculuğudur, efendim…

Nisa Suresinin 69. Ayetinde ne buyruluyor;

“Kim Allah’a ve Resul’e itaat ederse işte onlar, Allah’ın kendilerine lütuflarda bulunduğu;

Peygamberler, sıddıklar, şehitler ve salih kişilerle beraberdir. Bunlar en güzel arkadaştır”

Anadolu’nun manevi iklimi bizleri sürekli tefekkür ettirir… Aklımızdan, fikrimizden, zikrimizden o ruhani iklimi çıkarmayalım…

Ankara’nın Başkent Oluşu, 13 Ekim 1923 tarihi…  O oluşa bizler, Malazgirt-1071’lerden bakmalıyız… O oluşa, İstanbul’un fethiyle iz sürmeliyiz… O oluşa, Çanakkale’de, Dumlupınar’da merhaba demeliyiz…

 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —