Bedrettin KELEŞTEMUR

Tarih: 03.02.2026 19:25

DOĞU TÜRKİSTAN’A AĞITIMDIR

Facebook Twitter Linked-in

DOĞU TÜRKİSTAN’A AĞITIMDIR

Bedrettin KELEŞTİMUR

Ata yurdunda, okunur hamiyetim

Hunları, Göktürkleri, Uygurları...

Dokuz Oğuzları, On Uygurları...

Bir ulu mazim, köklü, soylu milletim

Kürşadları, Osman Baturları...

Kan ağlar şimdi, ulu yatırları...

 

Türkistan, tarihim, medeniyetim;

İçindedir, Kırgız, Özbek, Kazak’ı...

Turan’dır, en asil, soylu niyetim;

Sindiremem asla puslu tuzağı...

Kanar içinde, esaret azığı...

 

Yüreğim kâh Ötüken, kâh Urumçi...

Gözyaşlarım dökülür İli nehrine...

Kaşgar’da ezan, ‘sükûtun isyanı’

Öz kardeşin dayanamaz zehrine...

Diyar diyar, zebun düşer kahrına

 

Altaylarda soğuk, beni üşütür

Bunca zulüm, işkence korkutur!

Turfan, Kumul, Aksu, Hoten canımdır;

Can içre yaralarım ürkütür...

 

Ay yıldızlı, Gök Bayrağın altında;

Hesap sorulacak, Hakkın katında...

İbni Sina, Farabi, Yakup Hanı;

Narçiçeği, Türkistan’ın bahtında...

Satuk Buğra, Bilge Kağan tahtında...

Düşündükçe düşlerim alev alev...

 

Bir ufka bakarım, nerdesin yârim?

İnim inim inler, “ata mezarım!”

Âleme nizam götüren mahşerim

Veyl Nehri, Kürşat’ça yürür çerim!

Yıldırımlar gibi düşen nazarım

İnşallah, “baht güneşini!” yazarım

 

DÜNYA BİR HANDIR...

Dünya bir handır,

Dolar, dolar boşalır

Solar, solar savrulur

Yanar, yanar kavrulur

İçinde, ateşi, yakıtı, mahşeri

İçinde, kemal vakti, zeval vakti

İçinde cennet, cehennem hasatı

 

AĞAÇ OL...

Gölgesi, meyvesi olan bir ağaç!

Diyar diyar ilme, marifete aç

Zarafete ışık yayan bir fanus!

Söz deryasında gönüllere ilaç

Yürek adımında, gölgesi uzun...

" Eşrefü'l mahlûkat sırrına mazhar"

 

DÜNYANIN FERYADI

Dünyanın feryadı, âlameti

Bekler dört gözle selâmeti

Ümitler, içinde bahar çelengi

O renklerdedir gönlümün ahengi

Dünya semazen, mevsimden mevsime

Dönüşüyle, ağıt düşer nefsime!

Merhamet derim, günün beş vaktine

Bağlı kalırım, Resul'ün akdine

 

NİYET, AMEL...

Niyet, amel, istikâmet

Ömür yolu sana zimmet

Tevfik, Yaratandan derim

Gayretin sırrında himmet

Taşır yüreğinde hasret

Hasretin öznesinde nusret

Girmesin içine kasvet

Ya sabır, ya medet derim

 

GECE

Gece, sessiz çığlığın girdabında

Ölüm uykusunda sanki kâinat

Aklım, iradem bir şuur kabında

Hikmeti saklar, zamaneye inat

Geceler, sabrın dolunayı gibi

Ruhuna ışınlı bir mehtap doğar

 

YER BEYAZ...

Yer beyaz, gök beyaz

Gözlerde, kalplerde niyaz

Ruhumun sıcaklığı yaz!

Severim kışı, örtüsüyle

Yürürüm, adımlarımda kar beyazı

Tertemiz, beyaz bir sayfadır bize...

 

Ezan vaktidir, bize sükût düşer

Sükûtun serancamı ihlas düşer

 

KUŞLAR YORGUN DÜŞER

Kuşlar yorgun düşer kış soğuğuna

Kanat çırpar soluya soluya

Yüreğim kanar, kanat çırpan kuşa!

Ayaklarımız dayanmaz yokuşa

Yokuş çıkmak kışa soğuğa inat

Merhamet kanadı serin doğaya

Şefkatle nice can hayat soluya

 

MUŞ... MALAZGİRT

Muş, Malazgirt yetmiş bir, Alparslan’dır

Muş, ufkumuzu kaplayan ovadır,

Murat, derin vadilerin soluğu;

Cazibesiyle göz dolduran lale!

Malazgirt’te başlar, vatan sevdası!

O sevdayla yürür, Anadolu'ya...

Vatan... ahan da, kalbimin şurası

 

DERİN UYKU...

Derin uyku yok bize

Uyku ile uyanıklık arasında

Gecenin örtüsüne bürünür

Rüyalar âleminde gezinir

Bir seyyahı fakir gibi...

Kâh şiirin mısralarına dokunur

 

KATLANIR

Bülbül, niye aşina bu kadar güle

Sevdasıyla dikenine katlanır!

Verem eden aşk nasıl bir heyula

Öyle bir hal ki, çileye katlanır

Sabır yahu, edep yahu dedirtir;

Dedirtir de, demiri aşk eritir

Aşkı, Ferhat'a sor, Mecnun'a sor

Sanki âlemi seyrederiz

 

SAATLER...

Saatler, hıncınız mı var, söyleyin!

Yaşlılıkta, fırtına gibi eser

Şu yorgun düşlerim önümü keser

Zamanla yürümek, o kadar zor ki?

Gölgelerim bile önüme düşer

 

AKIL...

Akıl, koskoca kâinatı taşır

Yüreği, vicdanıyla birlikte

Her insan âlem, kâinattan özne

İnsanın kadri bilinir dirlikte


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —