Bedrettin KELEŞTEMUR

Tarih: 02.08.2023 20:25

DÖNÜŞ VAR

Facebook Twitter Linked-in

DÖNÜŞ VAR

Köye, toprağa, sılaya dönüş var

Şehirden, kâbustan, dertten kaçış var

Dünya dönüyor, doğudan batıya;

Halden hale eskiye dönüş var

Uygarlık, edeple insan olma da;

İnsanlık aslına rücu etmede!

 

İSTERİM

Kalbi sükûn, kalbi huzur isterim

En darda yoldaşım, ‘Hızır’ isterim

Gönül gibi bir dost, vezir isterim!

Söz ile özüme nazir(e) isterim

Hasbi niyet, duadır her talebim

 

İNDİK AT SIRTINDAN

İndik at sırtından, arabaya bindik

Çıktık çadırdan, taş, beton evlere…

Aşınarak, yozlaşarak taşındık!

Cenk meydanında fetihlerle şendik;

Ne fetih, meydan; anılarda andık!

 

İTİRAZIM VAR

İtirazım var, bin türlü bahaneye

İlkelerini tek-i diyar edenlere

Korkak, ürkek, mıymıntı, pısırık

Aydın diye geçinen yüreksize

Yüksek bir ahlak, moral isterim

Hasbihal içinde sual isterim

Titreyen bir vicdan gönül isterim

Sevgiye el açacak gül isterim

 

DERT İLE DERMAN

Bir yanda acı, bir yanda sevinci

Dert ile dermanı düşünür insan!

Bir yanda ihlas, bir yanda kazancı

Halk ile helâli arzular insan

Hak ile imanı düşünür insan

 

ŞİİR NEDİR?

Şiir nedir, sırrını bilen var mı?

İhlas ile gönlüne dönen var mı?

İlim, Hikmet, İhsan, Marifet Yolu;

Resul Yolunda, “Hasan” olan var mı?

 

YOLCULUK

Ankara Başkent’ten, vuslat şehrine

Kızılırmak’tan Fırat’a yolculuk

Fırat’ın koynunda, cennet bahçesi

Gönül şehri Elâzığ’a yolculuk

Hacı Bayram Veli’nin selâmıyla

Belek Gazi diyarına yolculuk

Bu yollardan kim bilir kimler geçti?

Her menzilde konar-göçer yolculuk

İnsan fıtratıyla yaşar yolculuk

 

RENKLER

Yeşil, mavi, hâki renklerin anası

Sarı boyun eğmiş, buğday başağı

Beyaz bir kartopu, barış sancağı

Deniz mavi, gök mavi ben ordayım

Ufkun birleştiği yerde, Turan’da…

 

AYRILIK YARAMDIR

Dışıma bakma, içim yanar benim

Dert elinden yüreğim kanar benim

Gözlerim yaşlı, gönlüm pınar benim

Ayrılık yaramdır, halim yamandır

 

SİYASET

Siyaset mi, maşeri vicdanı delik deşik etti!

Mazlumun hevesini, kaprislerine esir etti

“Her gurup kendi çevresiyle hoşnut olmakta”

Sözüm altın diyerek, çevresine beşik etti

 

KÂİNAT

Bir kitaptır kâinat, her ayette hakikat

“İlimsiz hayat” İslâm’a kurulan barikat

Gönül gözü peygamber, nuru arayan nesil;

Asrımız sana muhtaç, seninle ebed kalır!

 

İLİM

İlim, “Müslüman’ın yitik malı” denildi

Akılsız baş, bedenin hamalı” denildi

İbret almayana şu dünya zelil- rüsva;

Amelsiz ilim hiç olmamalı denildi

 

DEĞİŞMEYEN TAASSUP

Babanın mirasını, kendi varisleri yer

Siyaset ikbalini, ilham perileri yer

Bir devri daim dünya, sahneler değişmekte;

Değişmeyen taassup kendi kendisini yer

 

ULU FETHİN SURLARI

Şehir şehir dolaştım, yollar aştım!

Soluklandım manevi ikliminde

Ulu Fethin surlarını dolaştım;

Dokunmuş nakış nakış kiliminde

Yüreğini gözyaşına taşımış!

 

BÜTÜN YÜZLER

Gençlere gün uzun, bizlere kısa

Zaman, soğuk bir esintiye döner

Ölüm haktır, budur ilahi yasa;

Bütün yüzler döner, Mevla’ya döner

 

KİMİN FERMANI

Kimin fermanı ıslahat

 Yüz elli yıllık maslahat

Yakarışımız Huda’dan,

 Bizi hayırla islah et

 

SÖZ YERE DÜŞERSE

Söz, özünden gelmezse yere düşer!

Gönül kırılır hale, dara düşer

Söz yere düşerse, dost acı söyler

 Misakını bozanlar, nara düşer!

 

EYÜP’TE OLMAK

Eyüp’te bin dört yüz yılı yaşamak

Fethi sırlarıyla güne taşımak

Misafiriyiz, Eyüp’te Ensar’ın!

Resul’ü misafir eden Sahabe

Fethi Mübin’i eylemiş gülzarın

Kokusunu alır; Bedri’n, Uhut’un

İstanbul’un vatan yapan ahitin

 

BİRAZ TEBESSÜM

Biraz tebessüm, birkaç yudum kahve

Soğuk duvar gibi durana, vah be!

Dosdoğru bir yolda, ahde vefa

Gönüller muhabbetle bulsun sefa…


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —