ELİNDEN ÖPÜLESİ ÖĞRETMEN
Sözümün hemen başında ne alaka diyebilirsiniz!
Bizim Cumhuriyet Tarihimizde, (29 Ekim 1923- … Kasım 2022) yani 99 yıl içerisinde 63 (Altmış üç) Milli Eğitim Bakanı… Her 1,5 yılda/ yani 18 ayda bir, Milli Eğitim Bakanı Değiştirmişiz…
Cumhuriyetten önce, 04 Mayıs 1920- 27 Ekim 1923 tarihleri arasında da, 4 Milli Eğitim Bakanına Şahit olmaktayız… İlk Milli Eğitim Bakanı (04Mayıs 1920- 13 Aralık 1920) Dr. Rıza Nur’dur. Dr. Rıza Nur'dan sonra Milli Eğitim Bakanı (14 Aralık 1920- 20 Kasım 1921) aynı zamanda Türk Ocakları Genel Başkanı da olan Hamdullah Suphi Tanrıöver olacaktır. Hamdullah Suphi, İstiklal Marşını ilk defa Meclis Kürsüsünden okuyan büyük bir hatiptir.
Cumhuriyet Tarihimizde en uzun soluklu Milli Eğitim Bakanlığını ismi, “Köy Enstitüleri” ile de anılan, Hasan Ali Yücel (28. 12. 1938- 05.08.1946) “yedi yıl 8 ay…” Milli Eğitim Bakanlığı yapmışlardır. Hasan Ali Yücel’i, Hüseyin Çelik (17.03.2003- 03.05.2009) 6 Yıl 45 gün Milli
Eğitim Bakanlığı ile takip etmiştir…
Son yirmi yıl içerisinde, isimleri hafızalarımızda yer alan Hüseyin Çelik (17.03.2003- 03.05.2009), Nimet Çubukçu (03.05. 2009- 07.07. 2011), Ömer Dinçer (07.007. 2011- 25.01. 2013), Nabi Avcı (25.1.2013- 23.5.2016), İsmet Yılmaz (24.5.2016-10.07.2018), Ziya Selçuk (10.07.2018- 05.08.2021), Ve Dr. Mahmut Özer (05.08.2021…)
Bilgi için bir anekdot daha düşelim; Cumhuriyet Döneminde Milli Eğitim Bakanlığı’nın ismi; “1935- 1941 yılları arasında Kültür Bakanlığı; 1983- 1989 yılları arasında “Milli Eğitim Gençlik ve Spor Bakanlığı” olarak geçmiştir.
“Türkçe Benim Ses Bayrağım” sözü ile gönüllerde kıvılcım yakan Fazıl Hüsnü Dağlarca, “Öğretmen” şiirinde şöyle seslenir;
“A’dan başlar aydınlık,
Bir taş koyar bütün yapılarda temele öğretmen.
Soluğudur düşüncenin buğdaydan yalaza dek
Yeryüzünde ne varsa ondan gelmedir,
Yeryüzü ile el ele öğretmen”
Hiç unutamadığım bir fotoğraf karesi…
Eğitimci- Yazar ve ‘Öğretmen’ Ahmet Kabaklı ’ya 14 Aralık 1996 tarihinde Aydınlar Ocağı ve 55 gönüllü kuruluşun desteğiyle düzenlenen törende, “Şeyhü’l Muharririn” ünvanı verilir. Bu ünvanı dönemin Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Mehmet Sağlam, ‘tarihi bir duruş…’ öğretmene karşı bir anlayışı dillendirecekler; “Öğretmenlerin Elinden Öpülür!” diyerek, Ahmet Kabaklı’nın elinden
öpecekler. Mevki veya makam ne olursa olsun, bu milletin Öğretmenine karşı, “son nefesine kadar taşıdığı saygı!” Bizler böyle bir milletiz!
Allah Resul’ü şöyle buyururlar; “Beni Rabbim terbiye etti, ne güzel terbiye etti!”
Öğretmenlik sanatı, ‘muhterem bir sanattır’ İlk insanla birlikte, ‘eğitim…’ başlar.
Bakara Suresi 31 ayette şöyle buyrulur; “Allah, Âdem’e bütün
varlıkların isimlerini öğretti!”
Hz. Ali (kv.), “Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum!”
Öğretmenlik, ‘kutsaldır’ O kadar ağır bir vebali var ki, ‘sınıfta ders anlatırken titrediğimi…’ hatırlarım. Öğretmen, ‘öğrencinin nazarında…’ Rol- Model’dir. Öğretmen, ‘yalan söylemez’ Öğretmen, ‘yanlış bilgi vermez’ Öğretmen, bir öğrencinin nazarında, ‘bütün güzelliklerin, iyiliklerin,
güzel ahlakın resmidir’
Her birimizin bildiği bir söz vardır; “Öğretmen doğan güneşe benzer. Etrafını aydınlatarak karanlıklara meydan okur!”
Hz. Mevlana ne diyorlar; “Güneş gibi adil, toprak gibi mütevazı ol!”
“Cahit Külebi’yi bilirsiniz. Onun, Cumhuriyet Dönemini anlatan güzel bir şiiri var;
“Çemişgezek’te, Patnos’ta, Malazgirt’te doğanlar,
Bütün bunları düşünmelisiniz.
Yüce ırmaklar gibi sessiz, sürekli
Kağnılarla, arabalarla, kamyonlarla
Akıp köylere gitmelisiniz!
Yurdumuza ışık iletmelisiniz.”
Öğretmen, “Geçmişin öğreticisi geleceğin kurucusudur!”
“Öğretmenler yeni nesil sizin eseriniz olacaktır.”
24 Kasım Öğretmenler Günü…
Soracağım soru geneldir; “Neler Hissediyorsunuz?”
Şüphesiz ki, ‘geleceği…’ Ufuk Ötesini…
21. Asır, şahsen benim için umut asrıdır!
Bu milletin tekrar, ‘diriliş asrıdır’
İlhan Geçer, “Işık Dalı” şiirinde ne diyorlar;
“Ellerin vardır öğretmenim,
Memleketin alın yazısını yazar.
Dağıtır kopkoyu karanlıkları,
Ellerin yüreklerimizde bahar
Yüreğin vardır öğretmenim,
İçinde ne kötülük, ne karanlık, ne de kin
Sevgiyle, iyilikle, bilimle dolu,
Hep vatan için çarpan yüreğin.”
Bu 24 Kasım’ı bütün yüreğimizle ihya edelim.
Dahası, “Öğretmene Saygı…”
“Eli Öpülesi Öğretmenim…” diyerek, her zaman/ her yerde/ her alanda;
‘onurlandıralım’
Nelere ihtiyacımız var;
“Yüksek bir ahlak, moral, İlim ve adalet!”
Öğretmenim, ‘bulunduğu makamı ve sorumluluğun ağırlığını bilecek’
Selam ve Muhabbetle