Bedrettin KELEŞTEMUR

Tarih: 22.09.2023 20:30

ELÂZIĞLIYIM

Facebook Twitter Linked-in

ELÂZIĞLIYIM

Bedrettin KELEŞTİMUR

 

Elazığlıyım, azığı bol ilden

Sesim ta Tuna’dan gelir ta Nil’den

Fuzuli'nin, Nedim’in konuştuğu,

Asırlar nefeslenir, bu dilden…

 

Fırat, dağları aşan bir atlıdır

Bilir misin katığı Murat’ladır

Temiz, berrak yüreği Ferhatlı dır

Gam kervanıdır yürür, bu ilden

 

Güneyim Yemen, inler Çanakkale’m

Sarıkamış’tır, özümdeki Kalem

Ağlar mısın hey, boynu bükük lalem

Gönül çağlar derdine bizim ilden

 

Öfkeni yuttun, sükûtu yar ettin

Yüreğinle âleme nazar ettin

Kendini olanca yıl göçer ettin

Artık gözyaşı süzülür bu dilden

 

Bedri, eskileri aradık durduk

O ne güzelim hülyalar kurduk

Vefalı dostlarla geçmişi yorduk

Sözün sohbetin bal aksın bu dilden

 

CUMA GÜNÜNE

Biliriz günlerin sultanı sensin

Sûre olup nûrun beyanı sensin

İbadet iman için bir kın değil mi?

İbadet vecd için akın değil mi?

Mescit zikre tanık kalbin aynası

RABBE niyaz yanık kalbin aynası

 Ey Cuma, mü ‘minin yankısı sensin

 

SEVDALARIMIZ YÜRÜR…

Sevdalarımız yürür Anadolu’dan

Alpler, Erenler, Veliler diyarından

Şecaat yürür, asrın bütün kalelerinden…

Vefa ve sadakat bayrağı dalgalanır,

Sıddıklar Ordusu’ndan…

Ey Sahabe meşrepli yüzler;

Ecdadın kutlu selamı ve salâtı üzerinize

Fırat’ta, Dicle’de abdestlerini aldılar

Kelam ettiler, kâmil bir ruha erdiler…

Şefkat dolu, “fetih yürekli” nazarlar;

Her biri yıldız olup aktılar Anadolu’ya…

 

GECENİN YARISI

Gecenin yarısı, sessiz bir n nağme

Ey hislerim var git, gönlüme değme

Sükûtumu ne talan et, ne yağma

Vuslata ersin derim yollarım

 

GÖÇ VAKTİ

Göç vakti yaklaştı

Saçımdaki bütün teller aklaştı!

Çığlıklar giderek sıklaştı

Zaman, ihtiyar halime inatlaştı

Hastalık kâh dizden kâh baştan vurdu

Dert ile sabrın amansız yarışı,

Dünyayla barışı/ kıyameti koptu, kopacak!

 

DOSTLA

Dost seninle dertlenir, hemhâl olur

Binanın taşları gibi hâl olur!

Dost dediğin bir gövdeye dal olur!

Bülbül diken bilmez, sözü bal olur

Bedri, kahır yükünü çeker dostla

Dost seninle demlenir, gülzar olur

 

SEVR MAĞARASINDA

Sevr mağarasında, yâr ile yâren

Aşk ilmeğinde, örümcek ağ ören

Her tecellide sebepleri düren

Eller semaya açılmış görürsün!

 

BİN DÖRT YÜZ YIL

Bin dört yüz yıl, kıl gibi çeker akıl

İnkâr cinnet koğuşundaki çakıl

Mahzun ol kavrul, ya da her dem yakıl

Yılları Hakk’a yakarmış görürsün!

 

RESUL HABERİ

Medine, hâl ile arzın minberi

Kuşatır âlemi Resul haberi

Her hac mevsimi andırır mahşeri

İzleri yerden koparmış görürsün

 

Gıybet olur, 

Her kem söz, gıybet olur 

Yalanın adı, iftira; 

Sızlatır gıybet olur. 

 

Çalmasın

Türküler, biz/siz çalmasın 

Taşında çınlar feryadım; 

Ülkemde, çanlar çalmasın!

 

Parça bütünde güzel 

Hakka esaret güzel 

Dertlere şifa veren; 

Hazreti Furkan güzel

 

SES DÜNYAMIZ

Türküler, şarkılar ses dünyamız

Türkülerle söyleşir, dertleşiriz

Şiir, Sanat, Edebiyat; söz dünyamız,

Sözümüzle halleşir, eyleşiriz


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —