Bedrettin KELEŞTEMUR

Tarih: 05.09.2023 19:57

ENFLASYON VE EMEKLİ…

Facebook Twitter Linked-in

ENFLASYON VE EMEKLİ…

Bedrettin KELEŞTİMUR

“Ailenizle birlikte bir hafta sonu dışarıda yemek artık lüks hale geldi!”

Özellikle de, ‘emekliler için hayat daha da zorlaştı’

Ve hele bir de, ‘kiradaysanız’

İnanınız, ‘düşünemiyorum’

Türkiye İstatistik Kurumu (TUİK) Ağustos-2023 ayı enflasyon verilerini açıkladı;

Ağustos ayında enflasyon, “yüzde 9.09 arttı!”

Yıllık bazda enflasyon, “yüzde 58.94 oldu!”

Son iki ayın enflasyonu (Temmuz- Ağustos-2023); “18.58…” olmuş!

Ekonomistler yılsonu enflasyonunu, 2023 yılsonu enflasyon beklentisi, “yüzde 65.51…” oldu.

Anlaşılan şu ki, “tek haneli enflasyonu daha birkaç yıl özleyeceğiz!”

Dünden bugünlere siyasi iktidarlar ne der, “ben halkımı/ insanımı enflasyona ezdirmeyeceğim!”

Emekliler Temmuz-2023’te; ‘yüzde 25 artış almışlardı’

Sadece iki ayın enflasyonu; yüzde 18.58… 

Geçinemiyorum diyen vatandaşımıza/ veya insanımıza kulak vereceksiniz!

Dertleriyle/ veya sıkıntılarıyla daha fazla alakadar olacaksınız!

İnancımız, “komşusu aç iken tok yatan bizden değildir!” der.

Hadis, “Fakirlik neredeyse küfür olacaktı!”

Fakirlikten, yoksulluktan, cehaletten Allah’a sığınırız!

Bu ne anlama geliyor, “fakirlik, yoksulluk ve cehalet içerisinde her türlü kötülüğün ürediği/ barındığı bataklıktır!”

İnancımız o sebepledir ki, “ataletin/ veya tembelliğin, miskinliğin, ümitsizliğin, nemelazımcılığın, israfın şiddetle karşısındadır.

Bu ülkede, ‘verim ekonomisini…’ teşvik edeceğiz. 

Tüketim çılgınlığının da karşısında olacağız!

Bir farklı cepheden fotoğraf çekimini yaparsak;

Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu’nun (Türk- İş), Ağustos 2023 ilişkin açıkladığı Ağustos Ayına ait 4 kişilik bir ailenin, “açlık sınırı, 12 bin 198 lira, yoksulluk sınırı ise 39 bin 733 lira…”

Anadolu Coğrafyamda; ‘yoksul kavramını…’ inanınız kullanmak istemiyorum. 

Bu kavram karşısında, ‘sıkılıyorum’ İnanınız, ‘soğuk terler döküyorum’ 

Geceleri gözlerime uyku girmiyor… 

Yeraltı ve yerüstü kaynaklarıyla birlikte, ‘150 milyon insanı rahatlıkla doyuracak/ veya besleyecek bir mümbit vatan coğrafyasındayız…’ 

1980 sonrası politikalarla insanımız maalesef takip edilen politikalarla, ‘toprağından koparıldı…’

Bu ülkede, “Tarım Kentlerini inşa ve ihya edemedik…”

Eğitilmiş insan gücüyle birlikte, ‘tarım seferberliğini…’ gerçekleştiremedik!

Günün üç vaktinde aile bireyleriyle birlikte sofradasın!

Söylerim sizlere üretmeden nasıl tüketeceksiniz?

Gazi, “köylü milletin efendisidir!” diyor.

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Başkanı Şemsi Bayraktar; “kayıtlı çiftçi sayısının 1 milyondan 500 bine düştüğünü açıklıyorlar!” 

Yazımızın başlığına, “Enflasyon ve Emekli!” dedik ama gözlemimiz bizleri bekleyen belli başlı sıkıntılara doğru taşıdı! 

Sektör bütün ayrıntılarıyla birlikte masaya yatırılmalıdır…

Bizler, toprağa bağlı bir milletiz… 

Yaklaşık olarak 2000 yıl önce Türkler, “Turfan bölgesinde çölün altına su şebekesi kanalları sistemini kuruyorlar…”

Bu millet, zekidir, çalışkandır, istenildiği zaman büyük ufuklara yelken açabilir…

Bu köşemizde, “Anadolu Tarım Liselerinden…” sıklıkla söz ettik. Artık, ‘toprağa huzurla, esenlikle dokunma zamanı geldi…’ 

Büyükşehir Statüsünde en büyük ikilemimiz, “köylerimizin/ kırsal kesimlerin büyükşehirlere bağlı mahalle oluşları…” 

Büyükşehirler, ‘köylerin ekonomik olarak kalkınmasında ne yaptılar?’

Sözün özü, “Bir karış toprak boş kalmasın. Bir damla su boşa akmasın…”


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —