GASPIRALI İSMAİL BEY’E
Bedrettin KELEŞTİMUR
GASPIRALI İSMAİL BEY'E
(Akrostiş Şiir)
Gördüm seni, kara tahta başında,
Aydınlık dünyaya açılan ışık
Seferdir ilme, ömrün her yaşında,
Pırıl pırıl gençlik yoluna âşık
İz bıraksın toprağında, taşında,
Ruhum senin irfanına bağışık
Âlimin sözü, sohbeti, aşında
Lezzeti, tadı dilime bulaşık
İhlasın ilmik ilmik nakışında
"Dil'de, İş'de, Fikir'de Birlik" şiarı
KADİM KUDÜS
Kadim Kudüs; ‘yürüyüşüm, Miraç’ım
Bilirim toprağını, Resul izini…
Gözlerim ruhunda, seni özlerim
Kalbidir, hasbidir, bütün sözlerim!
Sana olan yakınlık, ‘Takva Yolu’
Bu yol; imanın, ihlasın okulu
“Ayrışanlar” haset, hep uzak kaldı!
Muradın, “öksüz-yetim” sevgi aldı!
Sevgili mekânlar, nur kokulu semalar
Kudüs, ne kadar yakınsa size
Nefsinize o kadar ırak size
Düşünsene en büyük öfkenizi,
Göçerken kimler verir sâlanızı?
Ömer hevesleriyle fethetmedi!
Şükürden gayrisine vaz etmedi
Ne şan, ne şöhret bekler bu âlem
İki hecede, ‘tevhitte’ doğrulur dil
DUYULACAK
Sandıkta, özümden kopan bir feryat
Milletin feryadı elbet duyulacak
Vatanım hür nefes, en büyük servet
Nimetin kadrini bilen duyulacak
Özümden kopan gaflete bin hayret
Gayrete gelmeyen söz duyulacak
"Kendin ol" diyen, yürek duyulacak
BİR MUCİZE
Mekke'den İstanbul'a bir mucize
Kutlu "fetih müjdesi" asırlara
Malazgirt'te, Bizans gelecek dize
Hacı Bayram Veli'de saklı sırlara
NESLİMİZE DUA
Yârab! İlmiyle neslimize maruf
Âleme Sadıkâne zarif dost kıl
Canlar içinde hikmetiyle arif
Gönüller Sultanına lâtif dost kıl
FETİH MÜJDESİ
Allah Resul’ünün müjdesi fetih
Sekiz asır, İstanbul önlerinde
Fetih müjdesiyle dolu seferler
Bekler asırları kutlu haberler
Fetihle, fethi mübin yaşayacak
Resul nazarında kutlu neferler
CAN AZERBAYCAN
"Yükselen bayrak bir daha yere inmez
Bu sevda, bu aşk yüreklerde sinmez
"Türkleşmek, İslamlaşmak, muasırlaşmak"
Bayrağımız, boyamız asla solmaz
"Bir milletiz, iki devletiz" kader de
Tasamız, sevincimiz bir, asla dinmez
SEFERDİR BİZE
Seferdir bize, ‘hayatın cilvesi’
Erenler, sabrı yudum yudum içer
Feryadım, ‘dünyanın acı meyvesi’
Hüznüm, ‘sinemi yaralar da’ geçer!
Ey yolcu, şu limandan kalkan gemi;
Elbet, zulmün dalgalarını biçer
Cudi Dağı’na oturur sevdası!
BİRLİKTEN DOĞAR
Birlikten doğar, gönüllerde alkış
Barış, sevgiyle büyüyen kıvılcım
Ey rüzgâr, sevdamla birlikte yarış
Yeni ufuklara dökülen harcım,
Toprağını çimlesin karış karış
SOHBET
(Akrostiş Şiir)
Sohbet, sadık dostların sofrasıdır
“Olmak” hasbi değer, hikmet dersinde
Hüsnü zan besle, edep mirasıdır
Edeple yürürüz, ecdat harsında!
Tertip hâlde, muhabbet kürsüsüdür
OKUL SIRASINDA
Okul sırasında minik yavrular
Sabi yüzler beni, bende doğrular
Nesilden nesile bir nehir akar
Söz bulutunda dolaşır çağrılar
Bizde, ‘adam ufağıydık’ o günler
Sımsıcak hatıralarla ünler
Çocuklar gibi şen, şakrak koşanlar
Söz bulutunda dolaşır çağrılar
CUMA GÜNÜNE
Bütün gönüllerin cem olduğu yer
Saf tutar vahdette, omuz omuza
Canların halvet ile dolduğu yer
Cuma bayram bize, haydi namaza
Haydi Sâlaha... Haydi fâlaha...