GELİN YÜRÜYELİM
Bedrettin KELEŞTİMUR
Gelin şafak zamanı yürüyelim
Namazın mü’mine ikrâmı dua
Duada, Hakk’a olan rabıtamız;
Kalbi islah ile olur, tertemiz…
Gelin surelerle kalpler yürüsün
Ayetler, şah damarımıza yakın
Hakk’ın ikramı, ‘takva elbisesi’
Nefisten, hevesten halas, tertemiz…
HAZRETİ MEVLANA’YA
Mevlana çağrısında Karakoçan
Anadolu’m, gönlünü sana açan,
Sevgide, barışta harman olalım!
Toprağında konca gül gibi açan
Çelebi duruşlu gülzar olalım
Okçular dokuz asrın müjdesinde;
Bir bahar dirilişinde olalım!
“SİZ DÜZELMEDİKÇE”
“Siz düzelmedikçe” der bir ulu zat
Görmez misin tuzak içinde tuzak!
Ey milletim hayırlara el uzat;
Toplumda pekişsin, ‘ikram ve izzet’
GÜNÜ TARTIYA AL
Günü tartıya al, hesapla başla
Gözyaşını akıt, soylu bir yaşla
Adımların cümlesi akıl, vicdan;
Işığı düşsün, göz arası kaşla…
YOLDAŞIN
Sözümüzün ilk durağı adalet
Gönül bağına ahenkle asalet!
Ömür boyu iyiliği hayal et
Dağlar gibi vakarınla insaf et
Kutlu yolda yoldaşın, ‘güzel ahlak’
MALAZGİRT
Malazgirt, tarihin bir ulu kapısı
Türk’e, kan ile yazılır vatan tapusu
Cihan Sultanının o narin yapısı
Ebu’l Feth bizlere gönül tuğrası
Sultanu’l Adil üç kıtanın şanlı muştusu…
FARKINA VARDIM
Başımı beyaz yangınlar sardı,
Gönlüme ak düştü, farkına vardım!
Ölüm duvağında benzim sarardı,
Günahın, vebalin farkına vardım
Ne ben dünyaya yâr, ne dünya bana;
Bir garip dünyanın farkına vardım
KISSALARLA BÜYÜR
İnsan kıssalarla büyür, romanlaşır
Tarih, hisselerle büyür, destanlaşır
Gaye-Ufuk-İdeal insan hasreti;
Gönülde görür, ruhumda anlaşır!
SAF TUTMUŞLAR
Dağ, ova, vadi, nehir saf tutmuşlar
Gök kubbenin altında bir tebessüm
Renkler cıvıl cıvıl halay tutmuşlar
Sadece gönlüme çizilen resim
Nimete şükranla infak tutmuşlar
YERLİ MALI HAFTASINA
Toprağın kokusu siner içime
Üzümü, elması, narı, ayvası…
Bizim bağındır, bahçenin mahsulü
Yerli Malı ancak siner içime
Coğrafyamın işaretini taşır
Kars’tan Edirne’ye suyu, havası
Kâh markadır, kâh patentini taşır
Yerli Malında bir ülke davası…
SABIR MAKARASI
Hayatı, ‘sabır makarasına sar’
Gün olur, sükût sana en büyük yâr
Selâm ver, her zorluğa, her çileye
Acele işler cana, sineye dar!
BAKTIN MI?
Baktın mı gökyüzüne, yıldızlara
Yıldız be yıldız yürüyen izlere…
O izlerde, ‘sahabe nişanı düşer’
Nazar eder, hak aşığı yüzlere
Cepheden cepheye şahadet düşer!
GÜZEL GÖREN
“Güzel gören, güzel düşünür!”
Hayra yoran, hayra bürünür!
Dil her boğumda kalbe çarpar;
Kalbin sükûtu halde görünür!
EY MAĞRUR NEFİS
Ey mağrur nefis, âlimin elinde çaputsun
Kini, öfkeyi meşrebinde toplayan putsun
Zulüm bir ateş, kendi sarayını yakmada;
Vaveyla sende, hele masumun ahı!
HAKSIZLIK
Haksızlık, milletin başındaki ur
İnsanı çileden çıkarır gurur
Hadis, “kimin hakkı varsa gelsin alsın!”
Hak yiyen, azap içinde boğulur