Bedrettin KELEŞTEMUR

Tarih: 25.01.2024 19:01

HOŞGÖRÜ YOK MU OLUYOR?

Facebook Twitter Linked-in

HOŞGÖRÜ YOK MU OLUYOR?

Bedrettin KELEŞTİMUR

Ah, her Allah’ın günü biraz daha, ‘Hoşgörü…’ 

Biraz daha, ‘yürek dolusu selâm ve de kelâm

Hoşgörü sözlükte, “müsamaha, tahammül, tesamuh…” anlamlarına geliyor.

Cumhuriyet, ‘hoşgörülü, erdemli insan yetiştirme sanatıdır’

Hadis, “Hoş gör ki, hoş görülesin…”

Yunus Emre, “Yaratılanı hoş gör, Yaradan’dan ötürü!”

Cemil Meriç’inde ifade ettikleri gibi günümüz insanının en büyük ihtiyacı,

“En büyük ihtiyacımız hoşgörü, en büyük düşmanımız önyargı!”

Hoşgörünün zıddı olan kelimeler / veya kavramlar nelerdir?

“Taassup, bağnazlık, nefret, kin, kıskançlık, tahammülsüzlük, kabalık, intikam!”

Birlik ve beraberliğin en büyük düşmanları…

Maalesef, o düşmanı bizler kendi içimizde bilerek veya bilmeyerek yaşatıyoruz…

Taassup, nefret, kin, kıskançlık, kabalık, intikam hisleriyle bazen dolar, bazen de taşarız!

İnancımız ne buyuruyor, “iman etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de (kâmil manada) iman etmiş olmazsınız.”

İnancımız bizlere, ‘kin gütmeyiniz, birbirinize sırtınızı dönmeyiniz’ diyor.

Gel görelim ki, ‘siyasi ihtiraslar, kaprisler, makam hırsları vesaire bizleri nerelere taşıyor?’

Bir yabancı W. Van Loon ne diyorlar; “İnsanlığın kurtuluşunu sağlayacak en büyük erdem, toleranstır/ veya hoşgörüdür!”

Hadis, “Sende Allah’ın sevdiği iki güzel özellik var; yumuşak huylu olmak ve teenni ile (düşünüp taşınarak) hareket etmek.”

Hicr Suresi 85nci ayette şöyle buyrulur;

“Biz gökleri, yeri ve aralarında bulunan her şeyi gerçek bir sebep ve hikmet ile yarattık. Kıyamet mutlaka kopacaktır. O halde sen, insanların eziyet ve sıkıntılarına karşı müsamaha ve güzellikle davranma yolunu seç.”

O sebepledir ki, bizim inancımız öncelikle, ‘hoşgörü…’ der. Tevazu sahibi olmayı, yüksek ahlak ve ilim sahibi olmayı emreder. 

Âl-i İmrân Suresi 159.ncu ayeti bizlere hayat yolumuzu çizer;

“Allah’ın rahmetinden dolayı, sen onlara karşı yumuşak davrandın. Eğer kaba ve katı kalbli olsaydın, şüphesiz etrafından dağılır giderlerdi. Onları affet, onlara mağfiret dile, iş hakkında onlara danış, fakat karar verdin mi Allah’a güven, doğrusu Allah güvenenleri sever.”

İnsanlara karşı yumuşak davranmak, kalp veya gönül kırmamak, güvenilir ve emin olmak, af yolunu seçmek, tebessüm etmek… İyilikler ve güzelliklerle hayatı bezemek gayreti bizim yolumuz, bizim çizgimiz, duruşumuzdur.

Allah Resul’ü (sav) buyuruyorlar; “Ey Âişe! Şüphesiz Allah Teâlâ Refiktir, rıfkı (yumuşak huyluluğu) sever. Yumuşaklıkla yapılan işlere, sertliğe ve diğer şeylere vermediği ecri verir”

Gazi ne diyor, “Uygarlık demek bağışlama ve hoşgörü demektir!”

Fetih şuuru nedir; ‘gönülleri fethetmektir’ 

Bu milletin en büyük vasıflarından birisi de, “doğruluğu, dürüstlüğü, erdemliği, adaletli davranmayı, hoşgörüyü kendisine şiar edinmesidir!”

Sadi Şirazi, “Ya gülden ayrı yaşamalı ya da dikenin acılarını hoş görmeli…”

Hoşgörü ve olgunluk bir insanın iki kanadı gibidir. Öyle bir kanat ki, ‘huzurun, güvenin, moral değerlerin ihya olması…’ yolunda sizleri deryalara doğru taşır.

Tahammül zordur. Sıkıntıları vardır. İnsana bir eza gibi gelir. Ama tahammülün neticeleri sizlere seher vaktinin ruhani esintilerine taşır.

Taassup nedir/ veya ne değildir. Bir şiirimizde, “Taassubu…” şöyle tasvir ederiz;

“Taassup, aklın üzerinde mengene

Gözü körlük, gönül karanlığı,

Zafiyet, güvensizlik, tomur tomur şüphe

Adli katleden hüküm,

İfratın galeyanı, benliğin azameti

Buz tutan, dertlenmeyen yürek

Vicdansızın kanaati, kopkoyu bir mazi,

Her şeyiyle fantezi bir ati, 

İnkârın bozuk nakaratı

Taassup, içi kof, dışı küf bağlamış fikir hokkabazı,

Kendi gölgesine kadar uzanan nefret!

Cehaletin kopardığı kasırga

İdraki yok sayan idraksizlik

Işıktan karanlığa kaçış, sevgisizlik ve seviyesizlik

Çoraklaşan gönül, çoraklaşan toprak, kanayan yaramız,

Aşksız, yarsız, sevdasız, sızılarla biten, suya düşmeyen izler”

Aman ha, her hâlükârda ‘hoşgörü için insani gayretlerimizi artıralım’

Bu ülkede, bu coğrafya da, ‘birlik ve beraberliğin yolu…’ imanla beslenen güzel ahlak, iyilikler ve hoşgörüden geçer. Selam ve Muhabbetle…


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —