Bedrettin KELEŞTEMUR

Tarih: 17.09.2023 20:11

MUSİKİ İLE BULUŞTUK

Facebook Twitter Linked-in

MUSİKİ İLE BULUŞTUK

Bedrettin KELEŞTİMUR

Elâzığ Devlet Klasik Türk Müziği ve Kürsübaşı Topluluğu, “Sezon Açılış Konserini Topluluk Şefi Kenan Çimtay’ın Yönetiminde verdi!”

15 Eylül 2023 Cuma Günü akşamı Nurettin Ardıçoğlu Kültür Merkezi Konser Salonundayız…

Sezonun İlk Açılış Konseri “Karcığar Faslından…” oluşuyordu.

İslâm Ansiklopedisinden Karcığar Faslına bakıyoruz…

Karcığar Faslı, “Türk Musikisinin on üç makamından biri olup beş-beş buçuk asırlık bir geçmişi olduğu tahmin edilmektedir. Dizisi, dügâh perdesi üzerinde bir uşşak dörtlüsüne nevâ perdesinde bir hicaz beşlisinin eklenmesinden meydana gelir.”

Musikimizin ustalarından Urfalı Mehmet Özbek şöyle der, “Harput Musikimizin Kıblesidir!”

Burada mükemmel bir teşbih sanatı var. 

Elâzığ Devlet Klasik Türk Müziğinin isim olarak, “Kürsübaşı Topluluğu…” ile bütünleşmesi kayda değer bir realite ile taçlanmıştır. 

Bir saatlik program… Bu bir saat içerisinde 20 eser icra ediliyor…

Her eser üzerinde düşünüyorsunuz… Tarihi, Kültürü, Edebiyatı, Sanatı olmayan bir milletin, “musikisi olmaz!” Acıları, sevinçleri, dertleri, sıkıntıları ve bütün bunların ruh haleti ile oluşan hikâyesi, masalı, efsanesi, destanı olmayan bir milletin, “musikisi olmaz!”

Harput için bizler, ‘tarihi buluşturan vuslat şehri…’ deriz. 

Harput, bir deryadır… Sesin, sözün, sohbetin bir ahenge, zevke ve estetiğe, inceliğe ve sadeliğe, erdemli insan dokusuna dönüştüğü kadim bir şehir…

Elâzığ Devlet Klasik Türk Müziği ve Kürsübaşı Topluluğu’nun, “Sezon Açılış Konseri Repertuarına şöyle bir bakıyoruz; Karcığar Türküler, her biri kendi başına bir âlem…” 

“Mesti nâzım kim büyüttü böyle bir perva seni”

“Sabahın seher vaktinde”

“Kara erik çağala”

“Meşelidir bizim dağlar meşeli”

Ve birçok usta şairlerimizin kalemlerinden dökülen o nahif mısralar…

Fırat Nehrine, “Ses Nehri…” deriz! 

Fırat Havzasını bütünleştiren, ‘bizim zengin musikimizdir’

Sadi Somuncuoğlu ne derler, “Sadece türkülerimizle dünyayı fethedebiliriz!”

Bizim Musikimizi bir edebiyatçı kadar, sosyal bilimci kadar; bir sosyolog da, bir psikolog da, bir hekim de ve hatta öyle ki, bir mühendis de, kendisine dersler çıkarır… 

Musikimizin etki alanı çok geniştir. 

Gazi Atatürk, “Sanat güzelliğin ifadesidir. Bu bir söz ile olursa şiir, nağme ile olursa musiki, nakıs ile olursa ressamlık olur.” 

Musikimizin dehalarından Dede Efendi, “Musiki öyle bir denizdir ki, ben paçaları sıvadım; ama hala içinde giremedim.”

Musiki, evrenseldir… Musiki, birleştirici ve uzlaştırıcı bir ritme/ veya rollere sahiptir…

Elâzığ Şehrinin, ‘farkındalığı…’ kültür, sanat, edebiyat ve musiki alanındaki güçlü mazisinden gelir. 

Bir dönem olmuş bu şehrin insanına; “Harput Beyefendisi…” denmiştir. 

Bir dönem gelmiş, Elâzığ Şehri için kâh “Doğudaki Batı!” kâh “Doğunun Paris’i…” denmiştir.

Şiir, Sanatı, Edebiyat ve Musikiyi, ‘ilim muhiti besler’ 

1800’lü yıllardan günümüze Harput’ta, ‘yüzü aşkın divan şairi yetişmiştir’ Harput Musikisini besleyen en önemli halkadır… Bir eser icra edildiği zaman o eserin, “Güftesine ve Bestesine birlikte bakarız…” Karcığar Faslında o kadar güzel/ nesih/ insanı dinlendiren eserler icra edildi ki, İcra edilen eserlerin başarısında şüphesiz ki, sözlerinin güçlü oluşu da oldukça önemlidir.

Mozart, “Duygularımı şiirle anlatamam, çünkü şair değilim. Kendimi gölgeler ve ışıkla ifade edemem, çünkü ressam değilim. Düşüncelerimi hareketlerle açıklayamam, çünkü dansçı değilim. Ama bunların hepsini müzikle yapabilirim, çünkü ben bir müzisyenim.”

Altının dilinden kim anlar, “kuyumcu…” Musikinin de, evrensel bir dili vardır. 

O dil, ‘sulh ve barış dilidir…’ O dil, ‘zevk ve estetik dilidir…’ O dil bizlere, ‘huzuru, güveni, tefekkürü aşılar…’ Musikimizle dinlendik. 

 Sanatçı bizlerden, ‘gönül alkışları…’ bekler. Sanatçı, ‘sahiplenmeyi ister…’ 

Sözümüzün özü nedir, ‘kendi değerlerimiz veya ilkelerimiz etrafında buluşalım’ 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —