MUŞ’TA BİR YAYINEVİ
Garibime giden bir şey var, “Yaşanabilir Şehirler Arasında Muş İlinin Son Sırada Yer Alması…”
Muş İlimizi gördükten, insanlarını daha yakından tanıdıktan sonra bu değerlendirmelerde büyük bir hata/ büyük bir yanlışlık, Muş İlimize de büyük bir haksızlık olduğunu söyleyebilirim…
Muş İlimizde, gazetelerin birleşmesinden önce, Bülent Toplu ’nun sahibi bulunduğu Muş Ovası ve Muş 30 Nisan Gazetelerinde…” uzun süre yazılarım ve şiirlerin yayınlandı. Bu vesileyle şehri ve insanını daha tanıma fırsatı buldum.
Muş İlimizin şiir, sanat ve edebiyatta zengin bir iklime sahip olduğunu da görmüş oldum.
Özellikle de, 28 Mayıs 2007 tarihinde Muş Alparslan Üniversitesi’nin Kuruluşundan itibaren son 15 yıl içerisinde şehrin sosyal, kültürel ve iktisadi anlamda çehresinin değiştiğini/ değişmekte olduğunu söylemek isterim.
Şair ne kadar güzel söylemişler;
“Cihân-ârâ cihân içindedir ârâyı bilmezler
Ol mâhiler ki deryâ içredir deryâyı bilmezler”
İnsanlarda tıpkı denizdeki balıklar gibi/ âlemin veya içerisinde yaşadıkları deryanın farkında değiller.
İsra Suresi 72 ayeti okudukça sarsılırım;
“Kim bu dünyada körlük ettiyse ahirette de kördür, yolunu daha da şaşırmıştır!”
O sebepledir ki, ‘sağduyu’ derim. Basiretin açık olması o kadar önemlidir ki?
Muş İlimizde zaman içerisinde güzel insanlarla tanış olduk!
Bizlere karşı sağ olsunlar, “vefalı birer dost gibi…” davrandılar.
Yüzlerinden tebessümü hiçbir zaman eksik etmediler.
25-26 Ağustos 2008 Tarihinde, “Elâzığ’dan şair, yazar, akademisyen, Elâzığ Belediyesi Mehter Takımı ile birlikte Malazgirt Zaferinin 937. Yıldönümüne katıldık!”
20-21 Şubat 2009 Tarihinde, “Elâzığ’dan Muş Kar Festivaline Katıldık!”
08-09 Mayıs 2009 Tarihinde, “Elâzığ- Muş Buluşması…” her iki ilimiz tarafından en üst seviyede gerçekleştirildi…
25 Ağustos 2009 Tarihinde, “Muş- Elâzığ Buluşması…” her iki şehrimizin potansiyelini bir araya getiriyordu…
Malazgirt’ten/ veya Ahlat’tan Harput’a 9 asrı bulan tarihimizde bir manevi akımın olduğuna birlikte şahit olmaktayız. Kubbet-ül İslâm Şehri Ahlat’tan Tarihin Vuslat Şehri Harput’a bir gönül, bir muhabbet yolculuğu… O ihlas ve tarihi tefekkürle beslenen yolculuk manevi kıvamında devam ediyor.
Muş İlimiz her halükarda Şehrin dolunayı olarak gördüğüm Üniversitesine topyekûn sahip çıkacak! Gayet iyi biliyoruz ki, “İlim Müslüman’ın yitik malıdır!” Ve her hâlükârda, “İlim öğrenmek farzdır!” Bu şehir insanı, 7’den 70’ine kadar, Üniversitesine sahiplenecek!
Muş İlimiz insanının bu şuurda olduğunu da gayet iyi biliyorum!
Buradan nereye geleceğim, “Sanat ve Edebiyatı İlim Muhiti Besler!”
Muş İlimizde böyle bir muhitin oluştuğunu ifade etmek isterim. Özellikle de, Muş Alparslan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fethi Ahmet Polat Beylerin bu konuda, ‘gayretlerinin büyük olduğunu ilim, irfan, marifet sahibi her Muşlu da sıcak duygularla ifade etmektedirler.
Geçtiğimiz günlerde Muş Yazarlar ve Şairler Derneği Başkanı Mustafa Yıldız ile birlikte Şair Faruk Yiğit Araz, Şair Bülent Polat ile bir araya geldik.
Muş İlimizde bir yayınevi kurduklarını ifade ettiler.
Yayınevi’nin adı, “Arazgrup Yayıncılık Yapımcılık Reklamcılık ve Danışmanlık Kültür ve Sanat Şti…” Şu an masamın üstünde, Şair-Yazar Mustafa Yıldız’a ait, “Harcananlar” isimli şiir kitabı…
Kitabın arka kapağında güzel ve de çarpıcı bir söz, “ İnsanların iyi niyetlerini öldürmeyin; Sonra kendiniz gibi insanlara kalırsınız!”
Her yazımda ifade etmeye çalışmışımdır; “Erdemli İnsandan, Erdemli Şehre…”
Bu bir niyettir, bu bir gayrettir, bu bir ufuktur ve her birimizin yüreğinde taşıdığı hasrettir.
Doğru, dürüst, samimi, vicdani ve ahlaki bir atmosferde, ‘karanlığa ışık tutacağız’
Muş İlimizde, “bir ilim muhitinin oluştuğunu…” sevinerek ifade edebilirim ki, sağlıklı bir şekilde oluşmuştur. O ilim muhitinin, “güçlü bir edebiyat mahfiline de dönüşmesi…” şehrin kültür, sanat, edebiyat hayatında oldukça önemlidir.
Şiire, Sanata, Edebiyata, Musikiye velhasıl, sanatın yedi rengine MERHABA diyorum.
Sağlık ve esenlikle kalınız.