Bedrettin KELEŞTEMUR

Tarih: 16.11.2023 19:44

SEN İNSAN MISIN?

Facebook Twitter Linked-in

SEN İNSAN MISIN?

Bedrettin KELEŞTİMUR

Sen insan mısın, nerden bileceğim?

Yüzündeki karayı nasıl sileceğim?

Sevgi, saygı, acıma, şefkat, gözyaşı…

Hissize, çığlık çığlığa güleceğim(?)

Acı, acı gülmesem cinnet geçireceğim!

Bilerek, ‘soykırıma destek vermek’

Arsıza, “zalim bey” diyeceğim!

Firavun asrı, yeniden doğuyor mu?

Bileniniz, Gazze’ye bakarak söylesin!

 

İNSANLIK KAYIPLARDA

Ağlıyorsun değil mi, hem de içten

Doğu Türkistan, Kerkük, Filistin’e

Gözyaşına yüreğin uzanır mı?

Daha nice mazlum vatan iline…

Vur düşman vur, uyandır uyuyanı!

Eski yurt, yeni yurt dört bir yanı,

Huzurun adı yok; kan ve gözyaşı

Sileni de yok, dinleyeni de yol

Feryadını duyanı, anlayanı…

Kulak vereni de kayıplarda!

İnsanlık feryadıyla kayıplarda…

 

“KALKINMA” BU ŞEHRİN SEVDASI OLSUN!

“Kalkınma” bu şehrin sevdası olsun

Sevdamız, Ferhat kadar güçlü olsun

Işık; huzurun, bereketin adı…

Adımız, andımız; sevdamız olsun!

 

Biz bu şehre ne kadar sevdalıyız

Bir ağacın meyve veren dalıyız

Adil yüzlü gönüllerin diliyiz

Adımız, andımız; gönlümüz olsun!

 

Özümdeki feryat şehrin miladı

“Kalkınma” yeniden doğuşun adı!

550 bin insanın feryadı…

Andımız, ‘sessiz çığlığımız’ olsun!

‘Kalk’ kıyamda ol her zaman, her yerde

 

Kıyamete kadar, İş’te-seferde

Seferberliğimiz akılda, serde;

Huzurda, güvende, şükürde olsun!

Hakk’ın Esma’sından alır adını!

Sadece Hakk bilsin der imdadını!

Alın teri, helal lokma tadını;

Hep birlikte bilenler saf saf olsun!

 

CEMİYET DÖKÜLDÜ

İnsan, ‘âlemde bir sırdır’ sırrı döküldü!

Haya ve iffet kalkınca, âdem döküldü

Yerine bir garip yaratık çıktı da;

Yandı, yıkıldı cemiyet; tel tel döküldü!

 

PERTEK KÖPRÜSÜ

Harput’tan dalar gözlerim Pertek’e

Derin vadilerde sular yükselmiş

Gönülden dolar gözlerim Pertek’e

Pertek ’linin, “ahı arşa yükselmiş”

Yol verin der, ‘geçeyim karşı yakaya’

Köprüdür, derdim gelmez şakaya

 

SEVGİ

Sevgi güneş gibi adil olursa

Hakikat, vuslat yolunu bulursa

İşte ordadır, titreyen yüreğim!

İlk ışıkları kapımı çalarsa,

Sevgiye açılan yollar ordadır

 

SICAĞI ÇEKİLMİŞ

Hüzün mü çökmüş suya, dala, güle

Sıcağı çekilmiş yüze gülmüyor

Güneşin ahengi düşmüyor yola

Buz tutar yüreğim yaza gelmiyor

 

ISSIZ GCELER

Issız gecelerde heceler dilim

Dilim, dilim doğrar kalbimi sevdan!

Her düğümü gözyaşı döker kilim

Kilim dokur geceler, sükûtu neyden!

 

OKUNUR

Buğday başağında hüzün dokunur!

Kalbime hikmetli sözün dokunur

Dünya çelengi, yeşilden sarıya;

Sanki ruhumdaki âlem okunur!

 

KALBE ZİMMET

Sükûtum, ben de içimde muhabbet

Allah dostundan beklerim bir himmet

Sükûtun çığlığı ilham kaynağı;

Dilden süzülen her söz kalbe zimmet!

 

KİM DEMİŞ

Kim demiş Gazze’nin uzağındayım!

Maddi ve manevi azığındayım

Tuzak kuranların, tuzağındayım!

Kan ve gözyaşı boğacak zalimi

Yakındır Türk’ün mücerret talimi

 

DUA

Dua, gözyaşı döker, ağlar fani

İnsana güven veren çağlar hani?

Dokunur feryadın arş-ı âlâya

Rahmetiyle âlemi bağlar kâni

 

ŞÜKÜR MEVLAYA

Hangi nazarla bakarsan semaya

Şah damarından daha yakın Rabbim!

Vuslat yolcusu ilahi davette;

Şükür Mevla’ya gider hesabım


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —