Bedrettin KELEŞTEMUR

Tarih: 24.07.2023 22:19

SU GÖZÜNDEN ÇIKAN BİR SES

Facebook Twitter Linked-in

SU GÖZÜNDEN ÇIKAN BİR SES

 

Masamın üzerinde Ahmet Bedrettin Sanaç’ın kaleme aldığı, “SUGÖZÜNDEN ÇIKAN BİR SES” isimli şiir kitabı…

Eserin ilk baskısı 2019 tarihinde yapılıyor. 116 sayfadan oluşan eserde birbirinden güzel 70 şiir yer alıyor.

Ahmet Bedrettin Sanaç, 1933 yılında Harput- Sugözünde dünyaya geliyorlar.  İnşallah şairimizin doğumunun 90.ncı yılında Sugözünde güzel bir program gerçekleştiririz.

Sn. Sanaç, bir Karayolcudur. 1974 yılında Karayollarından emekli olurlar. 

Şairimizin 90 yılı bulan hayat serüvenine baktığımızda aktif bir hayatı vardır; Yol-İş Sendikası Başkanlığı,  1974 yılında İşçi Emeklileri Derneği Kurucu Başkanı, 1977-1980 yılları arasında Harput Belediye Başkanlığı, 1988-2009 yılları arasında Sugözü Mahalle Muhtarlığı,

Yerel ve Ulusal birçok televizyonlarda tanıtım amaçlı onlarca sohbetler…

TRT Ankara Radyosu ve TRT Türk’ü kanalında “Ninniden Ağıta Anadolu’m” programına katılımı,

Ve bu arada, Bedrettin Sanaç’ın birçok gazete ve dergilerde şiirlerinin yayınlandığını görüyoruz.

Bedrettin Sanaç şiirlerinde; “Sugözünü bütün yönleriyle…” anlatır. Bu anlatım da şuna şahit olabilirsiniz, Sn. Sanaç, ‘coğrafyaya sevdalıdır’ 

Bir asra yaklaşan ömrü, ibadet aşkı içerisinde işinin/ eşinin/ aşının ve de, ‘sanatın minvalinde’ döndüğünü görmekteyiz. 

Eserin hemen ilk sayfalarında, “Vatanım ve Bayrağım!” şiirleri yer almaktadır;

“Göklerden aldın ay, yıldızı/ Rengin şehit kanı gibi kırmızı/ Sana selâm durur Türkoğlu ve Kızı/ Şanlı Bayrağımız, unutmayız atamızı!”

Harput/ Elâzığ ile ilk hafızalara gelen, “Şiir, Sanat, Edebiyat, Musiki ve bütün bunları besleyen edebi muhitlerdir.”  Bu muhitler tarih ve zaman içerisinde kâh gazeteler oluyor, kâh dergiler oluyor, kâh isimsiz kahramanların başını çektiği gönül evleri oluyor. Harput’ta, sanatı, edebiyatı ve musikiyi besleyen bir iklim sürekli var olmuştur/ olmaya da devam ediyor.

Sn. Sanaç’ın 70 şiirden oluşan eserinde farklı bir sayfa düzeni vardır. ‘resimlerle birlikte bizleri hatıralara götürür’ 

O hatıralarda tarih, kültür, folklor, gelenekler, görenekler, geçmişe duyulan ahde vefayı görebiliyoruz.

Mısralarda, ‘Sugözü dile gelecektir’ Sizlerle tatlı, tatlı konuşur. Bazen efkârlanır, bazen sizlere de biraz tevekkül der. Hayatın sırlarını sizlere açmak ister;

“Çevresinde yüze kayalar/ Kayada söylenir türlü mayalar/ Harput’a giderdi atlı yayalar/ Sugözü, Sugözü güzel Sugözü…”

O mısraların arasında, “Harput’u, Çamurgöl’ü, Ancuzun taşı, İhtiyar Çınar gibi isimlerle birlikte Sugözü’nün Harput’un yol güzergâhında önemli bir yere sahip olduğunu görmekteyiz.

Sugözü tarihi kervan yolu üzerindedir. Gönül Coğrafyamın esintisi vardır. Şairimiz, o tatlı esintiden etkilenirler.

Bedrettin Sanaç, bizlere Sugözünde yer alan “tarihi çınar ile Sara Hatun Camisi arasında bir bağ kurar!” Tarihi Çınar, ‘kervanların uğrak yeridir’ Nice bilginlerinde bu diyarda kâh mesken tuttuğunu, kâh sesini asırlara taşıdığını ifade ederler.

Şair, birçok televizyon kanalında yaptıkları sohbetlerde; “sofra kültürü ve o kültürün zenginliğini dile getirirler!”  O sofralardaki, zenginlikler, ‘bizim genelde doğal ürünlerimizdir.’ Ve de doğal zenginliklerimizdir. Sn. Sanaç’ ta, bir asrın hatıraları dile gelir. O hatıralarda bu şehrin kimliği saklıdır. 

Şair şiirlerinde; yaşadığı aile ortamına yönelir. O ortamın zenginliğini dile getirir. Saygının, sevginin, merhametin, şefkatin, özgüvenin hâkim olduğu bir atmosfer… O atmosfere günümüzde o kadar çok ihtiyaç var ki… O sebepledir ki, söz ehli, sohbet ehli, hâl ehli insanımızı dinlemek isterim. Geçmişi, bugünlere taşımak isterim. Geçmişten kendimize alacağımız çok dersler olduğunu bilmekteyiz.

Harput’la ilk hafızalara gelenler arasında; “Harput Kalesi, Belek Gazi, Harput Ulu Cami, türbeler, kümbetler,  hanlar, hamamlar, çarşılar, arastalar, bedestenler ve Harput’ta Kürsü Başı!

Harput’ta gelenekler, görenekler, aile ve komşuluk/ mahalleli kültürü bir ahenk içerisinde romanlarda, hikâyelerde, şiirin muhteviyatında anlatılır. 

Allah’ın Resul’ü, “Şiirde hikmet var!” buyuruyorlar. Şiir sizleri farklı bir âleme taşıyacaktır.

“Harput’un önü dağlar/ Çevresi yeşil bağlar/ Viraneyi göründe/ Gözlerim hep kan ağlar!”

Şairin zengin bir Harput bilgisi vardır. O bilgileri kelâma dönüştürür. 

Rahmetli Babamdan da dinlemişimdir. 2020 yılında, 96 yaşında Hakk’a yürüdüler. Bizlere Harput’tun hareketli olduğu günlerden, çarşılarından söz ederlerdi…

Harput bir açık hava müzesidir. 

Harput’la ilgili kaleme alınan esrerler mutlaka okunmalıdır. 

Harput denince de, ‘güçlü bir irade hafızalara gelecektir.’ 

Harput’la ilgili romanlar, hikâyeler, efsaneler, biyografiler ve özellikle de, ‘güçlü kalemlerin anlatımında şiirler yer aldı’

Uluslararası Hazar Şiir Akşamlarıyla birlikte Türk ve İslâm Coğrafyasında daha fazla bilinmeye/ konuşulmaya başlandı. Türkiye’den ve Türk Dünyasından birçok şairimiz tarafından Harput’la ilgili birçok şiir, makale, araştırma yazıları yer aldı. 

Harput, “tarihi buluşturan efsanevi kadim, aksiyoner bir Türk Şehri…” 

Anadolu Coğrafyası’nda, “kültür, sanat, edebiyat ve musikide zirvede olan bir şehir olarak bilinir.” 

Bedrettin Sanaç, eserinde sanatın zirve isimlerine merhaba demektedir. 

Rahmetli Ömer Faruk Sanaç için yazdığı destanımsı şiirlerinde şöyle seslenir;

“Dünya servetine kıymet vermedin/ Helali bırakıp haram yemedin/ Kapıyı çalana kimdir demedin/ Çok çile çektin bir gün gülmedin!”.

Ömer Faruk Sanaç, gerçekten Cumhuriyet tarihinde bizleri en fazla etkileyen milletvekilimiz, siyasi önemli hizmetleri hayata geçirecekler. Kıbrıs’ta, “garantör devlet yükünü yükleyen de!” Bu dönemin Dışişleri Bakanı, Fatih Rüştü Zorludur… o dönemlerin güçlü isimleridir. 

Bedrettin Sanaç Beyefendi, “Ömer Sanaç, Namık Çiftçi, Müfide Sanaç / Aydın, Hacı Salih Sanaç, Halil Dol, Türkan Sanaç, Merhum Şeref Tan, Âşık Veysel, Nurettin Ardıçoğlu anılarına şiirler yazdığını görüyoruz.

Şairimiz, “sana veda Sugözü” şiirinde şöyle der;

“Sugözü’nün göze taşı/ Durmaz akar gözüm yaşı/ Ne bacı var ne kardaşı/ Durmaz ağrır dertli başı// Çok hizmet yaptım yok dediler/ Yalanın tümünü yeminle yuttular/ Benden sana veda Sugözü/ Hakkım sana helal Sugözü”

Bizlere Muhterem insan Bedrettin Sanaç’ın şahsında, “Sugözüne merhaba”  diyoruz.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —