Bedrettin KELEŞTEMUR

Tarih: 13.07.2023 19:58

SUYA VE YEŞİLE DOKUNMAK

Facebook Twitter Linked-in

SUYA VE YEŞİLE DOKUNMAK

 “Su Vatandır!” sözü yüreğimize işler. 

“Seyreyle aşk nehrini bozkırlara can verir!” 

Vatan toprağına aşkla sarılacaksınız!

Mevlana, “Cömertlikte ve yardım etmede akarsu gibi ol!”

“Su akarsa nehir, düşerse şelale, durursa göl olur!”

Su, bizim düşünce dünyamızda; “barış, huzur, rahmet, bereket, ferahlık, temizlik…” demektir.

Enbiya Suresi 30.ncu ayette şöyle buyrulur;

“inkâr edenler, göklerle yer bitişik bir halde iken bizim, onları birbirinden kopardığımızı ve her canlı şeyi sudan yarattığımızı görüp düşünmediler mi?  Yine de inanmazlar mı?”

Bir söz vardır, “suyu kirletmek hayatı kirletmektir!”

Bir insan için en ideal söz nedir?

“Su vatandır!”

Nahl Suresi 4.ncü ayette şöyle buyrulur, 

“insanı bir damla sudan yarattı!”

Öncelikle, ‘özümüze’ dönelim!

Özümüzle bütünleşerek söz dünyasına adımlarımızı atalım.

Fıtratımız olan, “suya ve yeşile dokunacağız!”

Suyu en sağlıklı, esenlikli, israftan uzak bir mantık çerçevesinde kullanmalıyız.

“Bir damla su boşa akmasın!” diyoruz!

Bizim gayretimizle bütünleşecek ölçümüz/ veya adaletli bir şekilde tartımız burada…

Geçtiğimiz hafta içerisinde Ali Canpolat, Şener Bulut ile birlikte, “Kırk Gözelere!” gittik.

Hicret Mahallesinin hemen yanı başında, “geçmişte üzerinde harkları ve taş olukları bulunduran…” kaynak sularımız!

O suların üzerinde daha yakın geçmişimizde yer alan, ‘değirmenler…’

Bir an şöyle tarihi düşündüm;

“1834 tarihinde Şehir Merkezi dönemin Valisi tarafından Harput’tan şimdiki Aksaray Mahallesine taşınacaktı!” 

Günümüzden 189 yıl önce Elâzığ Şehrinin Hükümet Merkezi, Aksaray Mahallemizdir. 

Valiliğe bağlı devlet kurumları Aksaray/ Yığinki mahallesinde kurularak hizmet vermeye başlayacaktır.

Elâzığ Şehrinin Aksaray Mahallesine, ‘daha farklı bir gözle bakmaktayım!’

Bu mahalle Ankara Dikmen Vadisi, Ankara Hamamönü misali Elâzığ Şehrinin, “cazibe merkezi haline getirilebilir!”

Kırk Gözlerin bulunduğu alan, Elâzığ Şehrinin; “İkinci Kültür Parkı/ veya Elâzığ Şehrinin kendine has/ özgü Dikmen Vadisi…” olabilir. 

Diğer yazılarımızda da ifade etmeye çalıştık, Efsanevi tarihin kadim şehri Harput’ta, Artuklu Beyliğinin mimari izleri ile birlikte o dönemlerin ‘yerleşim kültürü’ vardır. 

O kültürü ne kadar yaşatabiliyoruz?

Tarihe/ tarihi mirasa ne kadar dokunabiliyoruz?

İşte önümüzde büyük bir imkân/ veya doğasıyla birlikte temiz su yatakları!

Başta Şehit İlhanlarda olmak üzere kullanılamayan temiz sularımıza sahip çıkma zamanı geldi!

 “Suya ve Yeşile dokunurken…” elbette ki amacımız/ veya gayretimiz, Elâzığ Şehrinin her bakımdan ayağa kaldırmaktır.

Şehrin hâlihazırda, ‘su kayıpları minimum seviyelere…’ düşürülsün!

Bu konularda, “su çalıştayı da…’ yapılabilir.

Kazakistan eski Devlet Başkanı Nur Sultan Nazarbayev ne yapmışlardı?

“Doğu ve Batı Dünyasının mimari anlayışını bütünleştirerek; “Astana Şehrini…” kuracaklardı.

Şöyle bir düşündüm, bizler ne yaptık! Köklerimize ne kadar dönebildik/ veya yürüyebildik?

Bir yazımızda; Ankara ve İstanbul örneklerini vererek; “Munzur Suyunu kendi cazibesinde şehrin musluklarından niye akıtamadık?”

Elâzığ Şehrinin su ihtiyacını karşılayan, “derin kuyular…” yakın bir gelecekte; ‘obrukların oluşmasında etkili olabilir mi?’

Olacaklar karşısında tedirgin olalım ki, sağlıklı tedbirleri de birlikte almış/ veya anmış olalım!

Bir an önce derin kuyulardan, ‘cazibesiyle akan sulara yönelelim!”

Şorşor Dersini islah ederken, şehrin tarihi dokusunu da dönüştürerek muhafaza edelim.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —