Bedrettin KELEŞTEMUR

Tarih: 22.12.2023 17:14

TARİH İLMİ ÜZERİNE

Facebook Twitter Linked-in

TARİH İLMİ ÜZERİNE

Bedrettin KELEŞTİMUR

En çok neden korkarım, ‘bilgi kirliliğinden…’ 

Bir gazeteci olarak kullandığımız üslup nedir?

“Haberin kaynağına gitmek!” O kaynak üzerinde çalışırken, ‘bilgiyi belgelerle güçlendirmek…’

Hucurat Suresi 6.ncı ayette ne buyruluyor?

“Ey iman edenler! Eğer bir fasık size bir haber getirirse onun doğruluğunu araştırın. Yoksa bilmeden bir topluluğa kötülük edersiniz de sonra yaptığınıza pişman olursunuz!”

Tarih ilminde, ‘yer ve zaman…’ ile birlikte, ‘sebep sonuç ilişkileri üzerinde sağlıklı bağlar kurmalıyız…’ 

Tarih ilmi hiçbir zaman, ‘kahve veya sokak kültürü…’ değildir. 

Kendi ideolojik düşüncemize uyarlanmış bir fotoğraf da değildir.

İmam Şafi, “Tarih okuyanın aklı çoğalır!” 

İlber Ortaylı’nın her bakımdan uyarıcı bir sözü var; “Okullardaki tarih kitapları önemli; çünkü milletin fertlerinin büyük kısmı okullardan sonra tarih okumaz!” 

En büyük üzüntümüz de, ‘belli bir yaştan sonra okumuyoruz’

Okumadığımız için de, ‘bilgilerimizi yenilemiyoruz…’

Tarih şuuru gelişmediği zaman şunun veya bunun arkasına takılıp gidersiniz! 

1800’lü yıllardan sonra ki yıllar, ‘tarihimizin hüzün yıllarıdır’ 

Cumhurbaşkanlığı forsunda, 16 yıldız yer alır. Bu yıldızlar 16 Türk Devletini temsil eder. Ve bizlere tarihin devamlılığın anlatır. 

İşte o 16 Devletimiz; “Büyük Hun İmp (MÖ 220-MS 216), Batı Hun İmp. (MS 48- MS 216),

Avrupa Hun İmp. (375-469), Ak Hun İmp (420-552), Göktürk Kağanlığı (552-745),

Avar Kağanlığı (565-835), Hazar Kağanlığı (651-983), Uygur Kağanlığı (745-845),

Karahanlı Devleti (840-1212), Gazne Devleti (962-1183), 

Büyük Selçuklu Devleti (1040- 1157), Harzemşahlar Devleti (1097-1231), 

Altın Ordu Devleti (1236-1502), Timur İmp. (1368-1501), 

Babür İmp. (1526-1858), Osmanlı İmp. (1299-1922)

Milyonlarca km2’ye hükmeden insanlık tarihinin içerisinde en müstesna fotoğraf bu millete ait!

21.asır inşallah Anadolu’dan tekrar filizlenecek, “Türk Asrı…” olacaktır.

Ömer Hayyam, “Tarih, kâinatın vicdanıdır!” ne kadar doğru… Bizlerde o doğru zemin üzerinde yürüyerek, ‘kâinatın vicdanına sesleniyoruz’ Tarihimizin, ‘hüzün yıllarına…’

23 Aralık 1876 tarihi- 1.Meşrutiyet 11.Abdulhamit’in hattı hümayunuyla ilan edilir. 13 Şubat 1878 tarihinde (93 Harbi sebebiyle) sona erse de, ülkede parlamento düşüncesini doğurdu!”

Bizim tarihimizde; “2. Meşrutiyetin ilanına kadar (23 Temmuz 1908) geçen 30 yıllık dönemi, “İstibdat Dönemi” olarak isimlendiriyoruz.

19 Mart 1877 tarihinde padişah tarafından açılan meclis 141 üyeden oluşuyordu. 

Bu ilk parlamentonun ( Türk parlamentosu diyemeyeceğim) üyelerinin; “69’u Müslüman, 46’sı gayri Müslim’di… ” 115 mebus, 26 ayan üyesinden oluşan Meclis, “entrika sahnesine…” benziyordu!

93 Harbi bir faciadır… 03 Mart 1878 Rusya ile imzalanan Ayastefanos Antlaşması ve sonrasında imzalanan Berlin Antlaşması ile ortaya çıkan gerçek, “O dönem hariciyesinin zafiyetidir…”

Bir milletin, ‘hüzün yıllarıdır’ 

Kıbrıs’ın yönetimi İngiltere’ye (4 Haziran 1878) bırakılacak… 

Bosna-Hersek yönetimi Avusturya’ya bırakılacak…

1881 tarihinde Fransa Tunus’a, 1882’de İngiltere Mısır’a el koyacaklar…

1885’de Bulgarlar Doğu Rumeli eyaletini işgal edeceklerdi…

11. Abdülhamid’e hal kararını kimler tebliğ ediyor?

Ermeni Ayan (Senato Üyesi) Aram Efendi, Draç Mebusu Arnavut Esat Toptanî, Yahudi Selanik Mebusu Emanuel Karasso ve Arif Hikmet Paşa…” Böyle bir heyet!

Peyami Safa Tarih hakkında ne diyorlar; “Tarihinin sürekliliğini kaybeden bir millet, her şeyini kaybetmeye mahkûmdur. Hafızası parça parça kopmuş bir akıl hastası gibi geçmişiyle, hatıralarıyla ve benliğini terkip eden bütün varlık unsurlarıyla ilgisi kesilmiştir.”

Dünü bilmeyen bugünleri anlayamaz! Yarını görmemiz için de, tarihi bir ferasete o kadar çok ihtiyacımız var ki! 

Ahmet Hikmet Müftüoğlu, “Çağlayanlar” isimli eserinde ne diyorlar;

“Sen şarkın kınına girmeyen kılıcısın…

Dövüle dövüle tavlanır, vurula vurula kırılırsın

Gene her parçandan bir kıvılcım…

Her kıvılcımından bir şimşek çıkar…

Ne bitmez tükenmez bir feyzin var… Ey Türk…”

Çok derin acılar çekmiş bir milletiz! 

Yahya Kemal, “Galip et; çünkü bu son ordusudur İslam’ın” diyecekler!

Necip Fazıl, “Ayağa Kalk, Sakarya!” diyerek haykıracaklar!

Bu milletin hamiyetli aydınları, “saflarını sıklaştırarak karıncalar gibi çalışmanın ruhani zevkine erişmelidir!” Tarih okumak, ‘derin bir tefekkürü ifade eder’ 

Montaigne, “İnsanlar başaklara benzerler, içleri boşken başları havadadır, içleri doldukça eğilirler!”  Düşünelim, ‘kâmil ve bilge insanlar’ tevazu sahibidirler…

Gurur ve kibirlerini üzerinden atan insanlardır!

Gazi Atatürk, “Tarih yazmak, tarih yapmak kadar önemlidir. Yazan, yapana sadık kalmalıdır.”

Elbette, tarihimize sadık kalacağız. Tarihi değerlerimizle bizler tekrar geleceği inşa edeceğiz.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —