TÜRKİYE NELERİ KONUŞUYOR?
Türkiye’nin gündeminde, “deprem ilk sırada…’
Deprem bilimci Prof. Dr. Naci Görür ’ün, “Kimileri de çıkıyor, Kayseri’de 7 büyüklüğünde deprem olmaz diyor. Kayseri hâlbuki canlı bir fayın üzerinde oturuyor” gerçekten insanı ürkütüyor.
Acaba diyoruz, “Türkiye’de güvenli il sayısı ne kadar?”
Uzmanlar ne diyorlar; “İstanbul’da milyonlarca ev risk altında…”
İnsanlık tarihinin gönüllerinde yeşerttiği hayal şehri İstanbul, ‘iki heceli deprem sözcüğü boğazımızda düğümleniyor’
Sadi Şirazi insanı nasıl tarif ediyorlar;
“yek katre-i hûnest, sâd hezâran endişe”
Mealen, “insan üç beş damla kan ve bin bir endişe!”
Günümüzde hayatımızın her cephesinde, ‘felaket senaryoları…’ çiziliyor.
Şu mualla vatan coğrafyamızda insanımızın artık, “huzuru, güveni, istikrarı, sağlığı, esenliği vesaire moral kaynaklarını konuşmasını arzu ederim!”
“Her gün doğumu bize seferberlik
Yol bilir, gönül bilir serden geçtik!
Millet için andımız, gayret birlik
Hal bilir, ahval bilir hardan geçtik!”
Bu milletin, “ateşten gömlek giydiği…” milli mücadele yıllarını biliriz!
Mücadele azmindeki, ‘sabrı da şehadeti kadar büyüktü’
Bir irade ortaya koyacaksınız, o iradeyi azami gayretinizle bütünleştireceksiniz!
Şu minvalde, hislerimle olduğu kadar, ‘vicdanımın sesini dinleyerek…’ yazıyorum!
Türkiye geçtiğimiz günlerde, “Kıbrıs’ta BM Barış Gücü askerlerinin infial meydana getiren müdahalesini…” konuştu. Konuşulmaya da devam edecek!
Yunan basını, ‘haddi aşan haberler üretmekten…’ kendisini alamıyor.
Bu senaryolar çok iyi biliniyor ki, o haddi aşan haberler bizler biliyoruz ki, dikte ediliyor!
Şurası artık iyi bilinmelidir, “artık eski dünya değişti!”
Boşuna çabalamayınız! Sizler en büyük dersinizi, Çanakkale’de aldınız!
İstiklal Savaşı, ‘yedi düvele karşı yapıldı’
Mondros ve Sevr paçavraları yüzlerine savruldu!
Akif’in dediği gibi, “Allah bir daha bu millete İstiklal Savaşı yazdırmasın!”
Savaşın büyük bir felaket olduğunu, ama son çare olduğunu da bu millet çok iyi biliyor!
Ve hele Ortadoğu’da çıkacak küçük bir kıvılcım, ‘insanlığın felaketi olur’
Bakara Suresi 251nci ayette şöyle buyrulur;
“Allah’ın insanları birbiriyle savması olmasaydı yeryüzünün düzeni bozulurdu.
Fakat Allah âlemlere lütufkârdır!”
Bu millet, Ortadoğu Coğrafyasında; müthiş bir denge, istikrar ve sigorta görevini yapmaktadır.
Artık Üniversiteler ve kayıtlar öncelikli olarak konuşuluyor.
Aileler artık maddi olarak zorlanıyorlar… Üniversite Öğrencisi, “yurt, barınma ve ulaşımı!” konuşuyor. Ekonomik zorluklar sebebiyle birçok aile çocuklarını kendi ilinde bulunduğu Üniversiteye yönlendirmeye çalışıyor.
Bir önceki yılın resmi istatistiklerini verdiğimizde; “2022-2023 eğitim- öğretim yılında üniversitelerde toplam “bir milyon 846 bin 654 kişi yeni kayır yaptırdı…”
2022-2023 eğitim öğretim yılı verilerine göre toplam 208 yükseköğretim kurumunda; “6 milyon 950 bin 142 öğrenci, 184 bin 566 öğretim elemanı bulunuyor!”
Bu fotoğraf bizim, ‘geleceğimizdir’
Hiç kimse geleceğinden, ‘fedakârlık etmez!’
O halde, bütün gayretimiz, Üniversitelerimizin üzerinde olacak!
Öyle bir seferberlik ki, ‘imkân seferberliği…’
Üniversitelerimizi daha çok konuşalım…
Vakıf zihniyetiyle büyük bir yardımlaşma ağı oluşturalım!
Öncelikle yeler yönetimler… Siviller, aydınlar sizlere büyük görevler düşüyor.
Ülkem insanı neleri konuşuyor?
13 milyon emeklinin çilesini… Yüksek sesle, “emeklimiz geçinemiyorum!” diyor, feryat ediyor.
Ekim-2022 verilerine göre Türkiye’de, “13 milyon 100 bin emekli bulunuyor!”
EYT’lileri de bu rakama ilave edersek, “emekli sayısı 15 milyonu aşıyor!”
Türkiye’de, emeklilerin sayısı, Türkiye’nin toplam nüfusunun, “yüzde 15’lerini aşıyor!”
Temmuz 2023 ayı, dört kişilik bir ailenin yoksulluk sınırı, “39 bin 886 lira!”
Açlık Sınırı ise, “11 bin 525 lira…”
Söylerim sizlere, ‘emekliler için zamanı daha ne kadar erteleyeceğiz?’
Sadece, ‘yazık ve günahtır’ diyorum.
Türkiye’de gündem o kadar yoğun ki, bu gündemle yarış için hızınızı kesmeyecek/ özelliklede artıracaksınız…
Bir adım ötede, “Eylül Ayı…” Bu ay içerisinde, ‘eğitimi daha sıklıkla konuşacağız’
Özelliklede, ‘eğitimi bütün yönleriyle değerlendirelim’
Bu bağlamda, ‘endişelerimizi de paylaşalım’
Tekrar ifade etmeliyim, ‘dürüst ve de samimi olalım’