Abdulhak Akpolat

Tarih: 08.02.2023 17:38

VEREN DE ALLAH’TIR ALAN DA

Facebook Twitter Linked-in

VEREN DE ALLAH’TIR ALAN DA

Yüce Allah, insanoğlunu bu dünyada çeşitli vesilelerle imtihan eder. Emirlerini yerine getirmek, yasaklarından sakınmakla imtihan ettiği gibi; bela ve musibetlerle, sıkıntı ve zorluklarla da imtihan eder. Mü’minlerin imtihanı ise, daha çetindir. “İnsanlar, imtihandan geçirilmeden, sadece "İman ettik" demeleriyle bırakılıvereceklerini mi sandılar? Andolsun ki, biz onlardan öncekileri de imtihandan geçirmişizdir. Elbette Allah, doğruları ortaya çıkaracak, yalancıları da mutlaka ortaya koyacaktır. (Ankebut, 29/2-3) ayeti, mü’minlerin hayatta meşakkat ve sıkıntılara her an hazırlıklı olmaları gerektiğine vurgu yapmaktadır.

İnanan insanların başına bir imtihan vesilesi olarak gelen bela ve musibetler, günahlarının affedilmesine bir sebep, sabır gösterilebilirlerse dünya ve ahiret hayatında mutluluğa ulaşmaları konusunda bir fırsattır. Bu nedenle mü’min, başına gelenlere şer gözüyle bakmamalıdır. Çünkü gaybı bilen yalnız Allah’tır. Başımıza gelenlerin bizim için hayır mı, şer mi olduğunu ancak Allah bilir. Bununla beraber Allah’ın her işinde pek çok hayırlar, güzellikler ve hikmetler vardır. Mesela; deprem, zahiren şer ve çirkin görünen bir hadisedir. Halbuki nihayetsiz rahmet ve hikmet sahibi olan Rabbimiz, depremde vefat eden mü’minlere manevi şehitlik rütbesini bahşeder, zarar gören mallarını sadaka olarak kabul eder, ahirette onlara pek çok sevap ihsan eder, en önemlisi onlardan razı olur. Hayatta kalan yakınlarına da sabretmelerine karşılık hesapsız bir surette mükafat verir, günahlarını afveder. 

Başa gelen sıkıntıyı feryatlarla, ağıtlarla karşılamak yerine sabır göstermek, Allah’tan gelenin hoş olduğunu kabul etmek, zorda olsa en doğru davranış şeklidir. Sabır, belayı nimete dönüştürür. Nimet, sabırla şükre dönüşür. Bir hadislerinde alemlere rahmet olarak gönderilen Sevgililer Sevgilisi şöyle bir müjde vermektedir: “Yorgunluk, hastalık, tasa, keder, sıkıntı ve gamdan, ayağına batan dikene varıncaya kadar Müslüman’ın başına gelen her şeyi, Allah, onun hatalarını bağışlamaya vesile kılar.” (Müslim, Birr, 49.)

Peygamber Efendimiz’in “İmanın yarısı” diye tavsif buyurduğu sabır, mü’minin bütün hayatını bahara çeviren, onu dünya ve ahirette saadete ulaştıran bir haslettir. Mü’minin hayatı sabırdan ibarettir. İbadetleri eda ederken sabır imtihanı verdiği gibi, yasaklardan sakınırken de sabır imtihanı verir. Bela ve musibete giriftar olduğu zaman da sabır imtihanı verir. Her üzüntünün, her sıkıntının bir imtihan ve hayır vesilesi olduğunu bilen ve sabreden kişiyi Cenab-ı Allah, cennetiyle, rızasıyla mükâfatlandırır.

Sabır, nurdur; kişiyi karanlıklar içerisinde aydınlatır. Sabır, göz aydınlığıdır. Sabır, hayatı hayat yapar; belaları savar. Sabır sayesinde zorlukların üstesinden gelinir. Sabır, kalpte bulunan hüznü hafifletir, yaratanı unutturmaz. Sabır, “Veren de Allah’tır, alan da.”   deyip metanet göstermektir. Sabır Cennet’e götürür. Sabır, kişiyi Rabbine götürür. Sabır, dünya ve ahiret huzuruna, mutluluğuna götürür. Sabrın sonu selamettir. Selamet yurdu ise Cennet’tir.

Bizim için mutlaka hayırlı olduğuna inandığımız sabır, bütün peygamberlerin ortak sıfatıdır. Çünkü onlar, bütün güçlükleri sabırla karşılamışlardır. Kuran-ı Kerim’de peygamberlerin sabrını dile getiren pek çok ayet-i kerime vardır. Resulullah (sav)’in hayatı ise baştan sona en güzel sabır örnekleri ile doludur. Bu sebeple her Müslümana düşen görev, peygamberleri örnek almak, kurtuluşun sabırda olduğunu düşünerek, Allah’tan sabır dilemek ve sabırlı olmaktır.

Felâketler karşısında gösterilecek sabır, pek büyük bir meziyet olmasaydı, Allah Teâlâ sabredenlere hesapsız mükâfat vadetmezdi. Böyle bir mükâfattan mahrum kalmamak için “Ya Sabur!” deyip Allah’ın Sabur ismine dayanalım, Ondan sabır isteyelim! Cenab-ı Hak, bizlere sabır ihsan eylesin. Bela ve musibetlere karşı dayanma gücü ihsan eylesin. Yüce Rabbim, sabretmeyi, sabırla geçen bir hayatın sonunda, Darus’s-selam olan yani içinde hastalık, bela, musibet, dert, elem, keder, yorgunluk, ihtiyarlık, ölüm, kısaca insanı üzecek ve korkutacak hiçbir halin bulunmadığı Cennet’e ulaşmayı, rızasına nail olmayı bizlere nasip eylesin. Yüce Rabbim, depremde hayatını kaybedenlere rahmet eylesin. Yakınlarına sabr-ı cemil, yaralı kardeşlerimize acil şifalar ihsan eylesin. Göçük altında kalanlara yardım eylesin. Kurtarma ekiplerine güç ve kuvvet ihsan eylesin.

Abdulhak AKPOLAT

İl Başvaizi 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —